17. Hukuk Dairesi

Davalı davaya cevap dilekçesi vermemiş, duruşmadaki beyanında özetle; dava dilekçesinde ve bilirkişi raporunda aleyhine olan hususları kabul etmediğini, davacı tarafla sözleşme yaptığının doğru olduğunu ancak satış yada kapatma halinde cezalı duruma düşeceğini sandığını, dükkanı başka bir şahsa devretmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini bilmediğini, işlerinin kötü gitmesi ve dolandırılması nedeni ile söz konusu işyerini sözleşme bitim tarihinden önce ... isimli şahsa devrettiğini, bu kişinin bir süre işlettiğini hatta davacı ile diğer ... şirketinin devrettiği kişiye destek ödemesi yapmaması üzerine devrettiği kişinin erkek arkadaşının davacı taraf ve ... şirketinden destek almak için sanki yeni bir işletme açmış gibi kendi adına açılış yaparak bölge bayiinden ve ana distribütörden yardım parası talep ettiğini bunun üzerine davacının kendisine dava açtığını, davacı taraf ve sözleşmenin diğer tarafı dava dışı ... şirketinin kendisine nakdi olarak herhangi bir para vermediğini sadece mal olarak 12.000,00 TLye tekabül edecek miktarda ürün yani bira verdiklerini, davacının kendisine dükkanda ... reklamı ve dolabının olmaması gerektiğini, bunun dışında bu şartlar yerine getirilirse dükkanı işletmek üzere başka bir kişiye devredebileceğini şifaen söylediğini, maddi durumunun kötü olması nedeni ile şu anda bir otelde taze meyve suyu sıkarak geçimini sürdürdüğünü, herhangi bir sigorta ve destek aldığı bir kurumun olmadığını, çocuğuna da devletin baktığını, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Bakkalcılar Odasına kayıtlı olup Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olmayıp şirketi olmadığını, Kalekapı Vergi Dairesine kayıtlı olduğunu ancak şu anda ticari bir faaliyeti olmadığını beyan etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip tarihi itibarıyla davacanın alacaklı olup olmadığı, cezai şart talep edip edemeyeceği, alacağı varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yapılan araştırmada sözleşme tarihi itibarıyla davalının, Antalya Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odasında, bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret tanımlı ve 471101kodlu kaydının bulunduğu; ... Ticaret Sicili Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, ancak Antalya Kalekapı Vergi Dairesinin cevabi yazısından sözleşme tarihi itibarı ile bilanço esasına göre defter tuttuğu ve ticari faaliyetinin ticari işletme boyutunda olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin yapıldığı tarihte davalının vergi mükellefiyet durumu, bilanço esasına göre defter tutuyor olması, yapmış olduğu işler nedeniyle faaliyetinin ticari işletme boyutlarında olduğu ve tacir olarak kabul edilmesi gerektiği, TTK'nun 22. maddesine göre tacir sıfatını haiz bir borçlunun sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğundan bahisle indirim talep edemeyeceği yasa hükmü ile belirlenmiş olup, davalı tarafın da bu yönde bir talebinin olmadığı, diğer yandan davalının sözleşmenin yapıldığı tarihte basiretli tacir gibi sözleşme hükümlerine riayet etmemenin cezai şartın ödenmesini gerektireceğini öngörmesi gerektiği halde sözleşme süresinde işyerini sözleşmeye aykırı olarak başkasına devretmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshine tamamıyla kusurlu olarak neden olduğu, belirlenen cezanın günümüzün ekonomik koşullarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, tacirler arasındaki sözleşmelerde bu tutardan zorunlu olmadıkça indirim yapılmasının, sözleşmede cezai şart öngörülmesinin amacına göre tarafların edimlerini yerine getirmeye zorlama ve aksi durumda bunun cezalandırılması amacına yönelik öngörülen yasal düzenlemeden beklenen amacı engeller hale getireceği anlaşıldığından, taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılan cezai şarttan resen indirim yapılmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap