4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/12154 E. , 2011/11993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 11/03/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 21/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davalıların süresi içerisinde yetki itirazında bulunması üzerine mahkemece dava yetki yönünden reddedilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava haksız eylem nedeniyle manevi tazminata ilişkindir. Davacıların ikametgahının İstanbul, davalıların ikametgahının Samsun olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilaf mevcut yasal düzenlemelere göre yetkili mahkemenin belirlenmesi ile ilgilidir. Genel kural HUMK'nun 9. maddesinde ifade edildiği üzere davanın, davalının oturduğu yer mahkemesinde açılacağıdır. Ancak aynı yasanın 21. maddesi ile bu genel düzenlemeye yeni bir seçenek getirilmek suretiyle, haksız eylemden kaynaklanan davaların eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabileceği öngörülmüştür. Diğer taraftan 4721 Sayılı Kanun ile değişen Medeni Kanun'un 25/son maddesi hükmüne göre de kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse kendi oturduğu yer mahkemesinde de dava açabilir. Bu yetki kuralı kişilik haklarına yapılan her türlü saldırı halinde uygulanması gereken genel bir hukuk normudur. Şu durumda kişilik haklarının saldırıya uğraması durumunda zarar gören davayı kendisinin veya davalının oturduğu yer mahkemesinde ya da haksız eylemin gerçekleştiği yerde açabilir. Bu seçeneklerden birini kullanmak bu tür davalarda davacıya tanınmış bir haktır.
Somut olayda davacı bu seçimlik hakkını kullanarak kendi oturduğu yer mahkemesinde dava açmıştır. Bu hakkı kullanmasının yasal dayanakları yukarıda belirtilmiştir. Bu bakımdan işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken yasa hükümlerine aykırı olarak yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir