10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip talebinde ve ödeme emrinde borcun kaynağı ve sebebi olarak somut hiçbir bele ve bilgi gösterilmediğini, taraflar arasında 6102 Sayılı TTK 89 ve devamı maddelerine göre yapılmış olan geçerli herhangi bir yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığını, emsal yüksek yargı kararlarında da belirtildiği üzere itirazın iptali davalarının konusu olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduklarını, bu bağlılığın sadece meblağ yönünden değil takipte dayanak yapıp gösterilen borcun kaynağı ve sebepleri, belgeleriyle de olduğunu, davacının dava konusu takipte dayanmadığı ve göstermediği, sunmadığı herhangi bir borç kaynağını, sebebini, belgeyi başkaca alacak kalemlerini vs.bilgi açıklama, belgeyi takipten sonra açtığı itirazın iptali davasında kendi lehine ileri süremeyeceğini, sunamayacağını ve dayanak yapamayacağını, sunmuş olsa bile mahkemece bunların incelenip dikkate alınamayacağını, davacının icra takibinde dayanmadığı, sunmadığı 22/08/2019 tarihli sözleşmeyi sonradan itirazın iptali davası aşamasında kendi lehine ileri süremeyeceğini ve dayanamayacağını, davada yetkili mahkemenin ... mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, davacının bahsettiği 22/08/2019 tarihli Ticari Ortaklık Taahhüt Sözleşmesi başlıklı metnin zaten en baştan geçersiz, mutlak butlanla batıl ve yok hükmünde olup hukuka ve gerçeklere aykırı olduğunu, hukuken davalı şirketi bağlamadığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşme, faturalar, mutabakat mektupları ve diğer tüm belgelerin davalı şirketin o sıralardaki aşırı mali ekonomik finansal sıkıntılarından zor durumundan acziyet ve deneyimsizliklerinden de aşırı yararlanmak suretiyle evvela davalı ve dahi personellerinin iradesi fesada uğratılarak hile ve desiselerle kandırılmasıyla kendi lehine zorla imzalattırdığı, edindiği ve sağladığını, kişilik haklarına, kamu düzenine aykırı olup baştan itibaren hükümsüz olduğunu, Ticari Ortaklık Taahhüt Sözleşmesi başlıklı metnin gerçekte 13/09/2019 tarihinde davacı tarafından tanzim ve davalıya imzalattırıldığı halde gerçeği yerine gerçek dışı şekilde 22/08/2019 diye geçmiş bir tarih attıklarını, davacının tüm bu yaptıklarının sonradan anlaşılabilmiş olup bunun üzerine tüm bu hususlarda tüm ihtarlar, itiraz, iptal ve iade ve diğer talep ve bildirimlerinin davacıya ve diğer ilgililerine karşı defalarca sözlü, noter ihtarnamesi, e-posta vs.şeklinde yazılı olarak bildirildiğini, karşılığında hiçbir mal ve hizmet satın ve teslim alınmadığı halde ve böyle bir sipariş alım talebide olmadığı halde kesilen faturaların davacının tüm bu hukuksuz işlemleri sonradan ortaya çıkınca davalı tarafından iade faturası kesilmek suretiyle iptal ve davacıya iade edildiğini, davalının bu faturaları gider olarak kullanılmaksızın mal/hizmet teslim edilmeden önce erken kesilmiş fatura olarak kayıtlarına dahil ettiğini, davacının, davalıdan temin ettiğini belirttiği esasen geçersiz ve hukuka uymayan mutabakatların ise o dönem itibarı ile bir an için geçerli olsa dahi bu durumda ancak bu faturaların o tarihlerde davalıya gönderildiğine ve davalının bu şekilde kayıtlarına alındığına dair bir teyit ve mutabakat mahiyetinde olabileceğini, yoksa faturalardaki mal ve hizmetlerin davacıdan alındığına dair bir mutabakat ve teyit olarak verilmiş olamayacağını, işbu faturalara dair davalı tarafça imzalanmış bir sevk irsaliyesi yada başkaca bir teslim belgesi olmadığını, bu nedenlerle davacının tedbir taleplerinin reddine, davanın öncelikle usul ve esastan reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap