9. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/772
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
İSTİNAF KARARININ
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği mallar nedeni ile davalıya 13/07/2018 tarih ve ... sayılı 20.990,81.TL miktarlı faturayı kestiğini, faturaya konu malları davalıya teslim edilmesine karşı davalının fatura bedelini ödemediğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptalini, müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap beyanında bulunmadığı görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; "davacının defter ve kayıtlarının kanuni süresi içerisinde ve usulüne uygun şekillerde tasdiklerinin yapıldığını bu nedenle delil teşkil ettiğini, davacının resmi defter kayıtlarında dava konusu faturaya ait KDV dahil 20.990,81-TLdavalıdan alacaklı olduğunu tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK madde 222/3 " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir" hükmünü içermektedir. Madde metninden de görüleceği davacının usulüne uygun tutulmuş kendi defterleri uyarınca davasını ispatladığına kanaat getrilmekle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Öte yandan her ne kadar hüküm fıkrasında "Davanın Kısmen Kabulü ile" şeklinde hüküm kurulsa da davacı vekilinin talebi ve kurulan hüküm nazara alınarak bu hususun sehven gerçekleştiği değerlendirilmekle 6100 sa. HMK madde 304 uyarınca hükmün " Davanın Kabulüne" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacıya borcunun olmadığını, sadece davacı defterlerine göre karar verilemeyeceğini, fatura kendi adına düzenlenmiş ise de, gerçek borçlunun ... olduğunu, bu fatura karşılığında 8.000,00.TL borcunun olduğunu, karşı tarafın haksız kazanç elde etmek için böyle bir dava açtığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalıya satılarak teslim edilen mallara ilişkin olarak düzenlenen 13/07/2018 tarih ve 01935 sayılı 20.990,81.TL miktarlı fatura bedelinin ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise cevap dilekçesi sunmamış, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın önce 20.990,81.TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, tashih şerhi ile davanın kabulüne şeklinde karar verilerek, hükümdeki fazlaya ilişkin talebinin reddine ilişkin bendin karardan çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... sayılı dosyada, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 20.990,81.TL asıl alacak ve 3.577,35.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.568,16.TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının fatura olarak belirtildiği, davalı borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, borca itirazın yanı sıra, Islahiye icra dairelerinin yetkili olduğu belirtilerek, icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği anlaşılmıştır.
1.Davacı tarafından dava dilekçesinde dava değerinin 20.990,81.TL olarak gösterildiği, takip talebinde talep edilen ve itiraza uğrayan alacak miktarının ise 24.568,16.TL olduğu ve davacı tarafından, icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, ancak mahkemece, davacının bu yönde beyanının alınıp, sonucuna göre harç ikmali yaptırılmaksızın, davanın kabulüne, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği bu nedenle, davaya konu olmayan alacak (işlemiş faiz) bakımından da itirazın iptaline karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik harç ikmal edilmeden uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmadığından, mahkemece davacıya, dava değeri üzerinden yatırılması gereken nispî ilâm harcını yatırmak üzere uygun süre verilip, yatırılması halinde bundan sonra yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması, aksi halde, harcı tamamlanmayan miktar yönünden Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine göre müteakip işlemler yapılamayacağı hükmünün dikkate alınması gerekmektedir.
2.İtirazın iptali davasında, icra dairesinin yetkisine itiraz bulunduğu takdirde mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi incelenip, yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı takdirde dava şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi, icra dairesinin yetkili olduğunun kabul edilmesi halinde ise, mahkemenin kendi yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 19 HD.'nin 2016/14181-2017/1907 EK sayılı kararı bu yöndedir).
İtirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması HMK'nun 114/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olup, mahkemece İİK'nun 50/2. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekirken, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadan esas hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3.Hükmün tavzihi ile tashihi şartları, 6100 Sayılı HMK'nun 304. ve 305. maddelerinde düzenlenmiş olup; tashih için karar içeriğinden anlaşılan ancak basit hesap ya da yazım hatası nedeniyle hükümde oluşan bir hatanın bulunması; tavzih için ise, açık olmayan ya da birbiriyle çelişkili olan hüküm kısımlarının bulunması gerekmektedir. Bu itibarla, ne tavzih ne de tashih yoluyla, mahkeme kararında yer almayan yeni bir yükümlülüğün taraflara yüklenmesi ya da bir hakkın taraflara sağlanması mümkün değildir.
Somut olayda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin 20.990,81.TL üzerinden devamı ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesinden sonra, tashih şerhi ile davanın kabulüne karar verildiği, ancak, kararda yapılan bu hatanın tashih yoluyla düzeltilmesi mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince yapılan tashih işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
4.Kabule göre ise; Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Faturada yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdadır.
Ticari defterlerin delil vasfını taşıyabilmesi için uyulması gereken kurallar 6100 sayılı HMK nun 222. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması, bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasının gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olacağı" belirtilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından takibin dayanağı olan faturada yazılı malın teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğinin savunulduğu, davalının ise cevap dilekçesi sunmadığı, faturada yazılı malın davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, akdi ilişkinin varlığını ve faturadaki malın teslimini ispat yükünün davacıda olduğu, faturanın davacı defterlerine kayıtlı olmasının, tek başına faturanın ve içeriğindeki malların davalıya teslim edildiğini kabule yeterli olmadığı gözetilip, tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesine yazı yazılıp, takibe konu faturanın taraflarca Vergi Dairesi'ne beyan edilip edilmediği (Ba/Bs formu) sorulup, beyan edildiğinin bildirilmesi halinde faturaya konu mal ve hizmetin verildiğinin karine olarak kabul edilmesi, faturanın davalı tarafça Vergi Dairesine beyan edilmemiş olması halinde davacının dayandığı delillerle alacaklı olduğunu ispat etmesi, ispat edilememesi halinde ise, davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığından, yemin hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi için, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.-Davalı tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2.-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2021 tarih ve ... Esas, ... karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3.-Dava dosyanın yeniden yargılama için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 359,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
5.-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6.-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
7.-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8.-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 26/02/2024 tarihinde karar verildi. ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)