Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3028 E. , 2023/4123 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
2.... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, ... ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin kısmına istinaden düzenlenen … tarih ve … sayılı iki nolu ihbarnamenin tebliği üzerine 31/07/2019 tarihinde davalıya ödenen 21.134.531,91 TL' nin, iki nolu ihbarnamenin iptali istemiyle açılan davada ... ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın kabulüne dair verilen kararı sonrası, 17/06/2020 tarihinde aynen iade edilmesi ve iade edilen bu tutara tecil faizi işletilmemesi nedeniyle uğranılan 3.339.843,11 TL maddi zararın, 17/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda iki nolu ihbarnameye istinaden ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren davacıya iade edildiği tarihe kadar davalı idarenin uhdesinde kaldığı, iki nolu ihbarnamenin ... ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E… K:… sayılı kararıyla iptal edildiği açık olup, davacı tarafından 02/06/2020 tarihinde davalı idareye tahsil edilen bedelin tahsil tarihinden iadenin gerçekleştirildiği tarihe kadar işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi için yapılan başvurusuna istinaden 17/06/2020 tarihinde aynen iade edilen 21.134.531,91 TL'nin ödeme işleminde faiz bedelinin hesaplanmaması ve ödemenin faizsiz yapılmasında hukuka uyarlık görülmediği ve faiz niteliğinden sıyrılıp tazminat niteliğine bürünen 3.339.843,11 TL maddi zararın 17/06/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, Vergi Mahkemesi kararının faize ilişkin hüküm fıkrasına ilişkin olarak istinaf başvurusunda bulunmalarına karşın Vergi Dava Dairesi kararında bu konuda hüküm kurulmadığı, kararda kendilerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf olarak gösterilmediği, yalnızca davalı idarenin istinaf başvurusunun karara yazıldığı belirtilerek eksik ve hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Davaların Karara Bağlanması" başlığını taşıyan 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı; aynı Kanunun "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün kararda belirtileceği, "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması durumu, Mahkeme kararının bozulması nedeni olarak gösterilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından bölge idare mahkemesine sunulan istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesi kararının faize ilişkin verilen "3.339.843,11 TL maddi zararın 17/06/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine" kısmının kaldırılarak, "3.339.843,11 TL tutarındaki zararın 17/06/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte ödenmesine" hükmedilmesi gerektiği iddiası ile istinaf başvurusunda bulunulduğu halde, Bölge İdare Mahkemesince bu kısıma ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bölge İdare Mahkemesince davacının söz konusu istinaf istemi hakkında da hüküm kurulması gerektiğinden, eksik hüküm nedeniyle verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/06/2023 tarih ve E:2023/1563, K:2023/4090 ile E:2021/4820, K:2023/4111 sayılı kararları da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.