11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,43 üncü madesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine, Bedelsiz senedi kullanmak suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Davaya konu sahte senetlerde keşideci olarak gözüken katılan (...) 'ın 2011 yılında sanığın sahibi olduğu ... Mühendislik şirketine doğalgaz döşeme işlemi yaptırdığı, karşılığında 12 adet bono verdiği, bonoları vadelerinde ödeyerek 11 tanesini geri aldığı, alamadığı bir bono ise aralarındaki ilişkiye binaen sanıktan talep etmediği, sanık tarafından alacaklısı kendisi, katılan ... tarafından düzenlenmiş gözüken 27.08.2011 tanzim , 30.11.2011, 30.12.2011, 30.01.2012, 28.02.2012, 30.03.2012 ödeme tarihli 300,00'er TL bedelli sahte senetlerin ciro yoluyla temyiz dışı ...'a verildiği ve senetlerin Ahmet tarafından icra takibine koyulduğu,sanığın katılan adına 5 ayrı bono düzenleyerek icra takibine konu etmesi şeklindeki eylemi ile üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur. 2.04.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu 5 adet bononun ön yüzündeki yazıların ve borçlu imzalarının katılanın elinden çıkmadığı ve ''... Mühendislik..'' içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan 1. Ciro imzalarının da sanığın elinden çıkmadığı belirtilmiştir. 3.Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir. 4.Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamının taraf beyanları ve 04.02.2015 tarihli bilirkişi raporu kapsamı ile birlikte değerlendirilmesinde; katılanın sanık ile aralarındaki alış veriş sebebi ile sanığa verdiği 12 adet senetten bir adedini geri alamadığı beyanı karşısında, sanığın kendisinde kalan bonolardan bir adedinde katılana ait kimlik bilgilerinin ve adresinin kullanılmak suretiyle katılanı borçlu olarak gösterilmesi sonrasında oluşturulan davaya konu sahte senetleri düzenleyip, kullanmak şeklindeki eylemi ile sanık hakkında temyize konu hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Temyiz incelemesine konu hüküm yönünden zamanaşımı hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen; suç tarihinin kesin olarak tespiti açısından sanığın davaya konu sahte senetleri hangi tarihte düzenlediği veya sahte olarak düzenlediği sahte senetleri hangi tarihte temyiz dışı ...'a verdiği netleştirilmeden gerekçeli karar başlığında "02.06.2012" şeklinde gösterilmesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı; somut olayda, suça konu bonoların farklı tarihlerde düzenlendiği veya kullanıldığına dair açıklık bulunmadığı, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, sanığın suça konu bonoları düzenleyerek verdiği ......nın müşteki sıfatı ile dinlenilerek senetlerin hangi tarihte verildiği hususunun açıklattırılması, bonoların aynı anda verildiğinin tespiti halinde sanık hakkında tek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, ancak birden çok bono düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınacağı, farklı zamanlarda verildiğinin tespiti halinde ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek, bu hususlar tartışıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap