4. Hukuk Dairesi

SAYISI : K-2021/113118 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.09.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 116.005,48 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahkim başvurusundan önce davacıya 14.11.2019 tarihinde 175.358,00 TL tazminatın ödendiğini, davalının sorumluluğu kalmadığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki %25 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 116.005,48 TL tazminatın 13.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, savunma haklarının kısıtlandığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun kanuna, ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 22.10.2019 tarihinde 175.358,00 TL tazminat ödediğini, davalının sorumluluğunun kalmadığını, davalının yeterli ödeme yaptığını, davacının ibraname imzaladığını, davacının bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize ve peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre yapılması gerektiğini, davalının ödemesinin eksik olup olmadığının tespiti için öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre tazminatın hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmadan doğrudan hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesaplandığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının bakıcı tuttuğuna dair belge bulunmadığını, malul kalan kişiye aile üyeleri bakmakta ise bakıcı giderinden indirim yapılmasını, davacının vekalet suret harcı talebinin reddini, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi itibariyle faize hükmedilmesini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki %25 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davalı vekilinin davacının dosyaya sunduğu ıslah dilekçesinden ... kararının kendisine tebliği ile haberdar olduğu, AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, savunma haklarının kısıtlandığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun kanuna, ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 22.10.2019 tarihinde 175.358,00 TL tazminat ödediğini, davalının sorumluluğunun kalmadığını, davalının yeterli ödeme yaptığını, davacının ibraname imzaladığını, davacının bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize ve peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre yapılması gerektiğini, davalının ödemesinin eksik olup olmadığının tespiti için öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre tazminatın hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmadan doğrudan hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesaplandığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının bakıcı tuttuğuna dair belge bulunmadığını, malul kalan kişiye aile üyeleri bakmakta ise bakıcı giderinden indirim yapılmasını, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi itibariyle faize hükmedilmesini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 177 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin bir şekilde katılımı ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda; ... yargılaması sırasında davacının sunduğu 28.06.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalı vekilinin ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasını da itiraz sebebi yaptığı; ... tarafından, davalının itiraz yargılaması aşamasında ıslahtan haberdar olup itiraz imkanı bulunduğundan ıslah dilekçesinin tebliğ edilmeyişinin sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle, bu yöne ilişkin itirazın reddine karar verildiği, ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliğin de tamamlanmadığı; davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve ... kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap