DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3741 E. , 2023/650 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2.… Bakanlığı
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2018/4831, K:2022/4095 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 14/05/2018 tarih ve 2018/11834 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenerek, 27/06/2018 tarih ve 30461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin; “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer alan "...yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen...” ibaresi ile (l) bendinde yer alan "...yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen..." ibaresinin; “Akademik teşvik faaliyet alanlarının değerlendirilmesi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Başvuru sahiplerinin sadece kendi alanı ile ilgili yapmış olduğu faaliyetler akademik teşvik kapsamında değerlendirilir.” ibaresi ile 2. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “...sadece bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte...” ibaresinin; “Akademik teşvik ödeneğinin hesaplanması” başlıklı 8. maddesinde, faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranlarının, akademik kadro unvanlarına göre farklı katsayılarla çarpılmasına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin; Yönetmeliğin ekinde yer alan “Faaliyet Hesaplama Tablosu (Tablo 4)”nun “Sergi” bölümünde, A1 (Eğitim Bilimleri, Fen Bilimleri ve Matematik, Mühendislik, Sağlık Bilimleri, Ziraat, Orman ve Su Ürünleri), A2 (Filoloji, Hukuk, İlahiyat, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler, Spor Bilimleri) ve A3 (Mimarlık, Planlama ve Tasarım) alanlarına puan verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2018/4831, K:2022/4095 sayılı kararıyla; 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun "Akademik teşvik ödeneği" başlıklı Ek 4. maddesine ve 14/05/2018 tarih ve 2018/11834 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenerek, 27/06/2018 tarih ve 30461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği'nin 1., 2., 3. maddeleri ile 7. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. fıkrasına, 8. maddesine yer verildikten sonra, Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin; “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) ve (ı) bentlerinde yer alan "...yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen...” ibareleri yönünden;
Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; ''Tanınmış ulusal yayınevi: En az beş yıldır ulusal düzeyde düzenli faaliyet yürüten, daha önce aynı alanda farklı yazarlara ait en az yirmi kitap yayımlamış ve yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevini"; (l) bendinde, "Tanınmış uluslararası yayınevi: En az beş yıldır uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürüten, aynı alanda farklı yazarlara ait en az yirmi kitap yayımlamış ve yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevini ifade eder" düzenlemesi yapıldığı,
İdarelerin, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmet etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahip olduğu; kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamanın her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunduğu hususunda kuşku bulunmadığı, İdareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği; takdir yetkisinin yargısal denetiminin, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlı olduğu,
Dava konusu edilen tanımda yer alan "yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen yayınevi" ibaresi incelendiğinde; söz konusu ibare ile objektif herhangi bir kriter belirtilmeksizin, her yükseköğretim kurumunca farklı belirlenecek kriterler doğrultusunda teşvik ödeneği verilmesine yol açacağı anlaşıldığından, yükseköğretim kurumu senatolarınca hangi ölçütler dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı hususuna yer verilmeden getirilen ibarenin; eşitlik, tarafsızlık, objektiflik ilkelerine aykırılık oluşturacağı sonucuna varılarak, söz konusu ibarelerin iptali gerektiği, Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "(1) Başvuru sahiplerinin sadece kendi alanı ile ilgili yapmış olduğu faaliyetler akademik teşvik kapsamında değerlendirilir." hükmü yönünden; Yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim üyelerinin asıl görevinin kendi alanları ile ilgili çalışma yapmak olduğu; söz konusu düzenleme ile herkesin kendi alanı ile ilgili yapmış olduğu çalışmaların teşvik kapsamında destekleneceğinin belirtildiği,
Akademik Teşvik Yönetmeliği'nin getirilme amaçlarından birinin akademik çalışmaları destekleyerek akademik faaliyetlerin niteliğini yükseltmek olduğu; yapılan düzenleme ile başvuru sahiplerince öncelikle kendi alanlarında akademik faaliyet yapılmasını sağlamanın amaçlandığı; ortak yapılan akademik faaliyetlerde de her başvurucu kendi alanıyla ilgili katkı sunacağından, sunulan katkı göz önüne alınarak ortak çalışmada bulunanlara ayrı ayrı teşvik verileceği ve düzenlemede ortak çalışma yapılmasını da engelleyecek şekilde herhangi bir ibare de getirilmediği göz önüne alındığında, dava konusu edilen Yönetmeliğin bu hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “...sadece bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte...” ibaresi yönünden; 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'na 05/11/2014 tarihinde eklenen "Akademik Teşvik Ödeneği" başlıklı Ek 4. maddede; "Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır. " düzenlemesinin yer aldığı,
Yukarıda alıntısına yer verilen ve dava konusu edilen Yönetmeliğin de dayanak kanun maddesi olan Ek 4. maddede; akademik teşvik ödeneğinin, üniversitelerde yapılan her bilimsel eser veya çalışmaya ödenmeyeceği, ancak bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte bulunan çalışmalar göz önüne alınarak hesaplanan puanlama üzerinden ödeme yapılacağının açıkça ifade edildiği,
Bu durumda, dava konusu edilen Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasındaki bu hüküm ile yeni bir düzenleme getirilmediği, Yönetmeliğin dayanak kanun maddesindeki ibarenin açıklanması ile yetinildiği görüldüğünden, tamamen kanun maddesi ile aynı içerikte yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, "Akademik teşvik ödeneğinin hesaplanması” başlıklı 8. maddesinde, faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranlarının, akademik kadro unvanlarına göre farklı katsayılarla çarpılmasına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme bulunduğu iddiası yönünden; 31/12/2016 tarihinde çıkarılan Akademik Teşvik Yönetmeliği’nin 8. maddesinde; “Faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranları profesör ve doçent kadrosunda bulunanlar için 1; yardımcı doçent kadrosunda bulunanlar için 1,5; araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve okutman kadrolarında bulunanlar için 2; uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarında bulunanlar için 1 ile çarpılır.” hükmünün yer aldığı; dava konusu edilen Yönetmeliğin 8. maddesinde ise bu yönde herhangi bir düzenleme yapılmadığı ve akademik teşvik ödeneğinin hesaplanmasında herhangi bir ayrıma gidilmeksizin tüm öğretim elemanları için aynı puanlama yapılacağının belirtildiği,
Dava konusu edilen düzenleme ile, akademik teşvik ödeneği puanın hesaplanmasında, yapılan çalışmaların, çalışmayı yapan öğretim elemanının unvanına ve bulunduğu kadroya bakılmaksızın eşit olarak puanlamanın yapılacağının belirtildiği; Yönetmeliğin dayanağı olan 2914 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinde, puanlamanın çalışmayı yapan öğretim elemanının unvanına ve bulunduğu kadro baz alınarak hesaplanacağına dair herhangi bir hükmün bulunmadığının görüldüğü; akademik teşvik ödeneği puanının hesaplanmasında; yapılan çalışmalar göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiğinden, yapılan çalışmanın salt düşük unvanlı öğretim elemanınca yapılması durumunda, benzeri çalışmayı yapan yüksek unvanlı öğretim elemanlarına daha düşük ücret ödenmesi anlamına geleceği ve bu durumun da eşitlik ilkesine aykırı olacağının açık olduğu,
Bu durumda; gerek Yönetmeliğin dayanak kanun maddesinde; akademik teşvik puanı hesaplanmasında; çalışmayı yapan öğretim elemanının ünvanına göre belirli katsayı ile çarpılacağı yönünde emredici bir düzenlemenın bulunmaması, gerekse de bu düzenlemenin Yönetmelik'te yer verilmesi sebebiyle yapılması durumunda, benzeri çalışmayı yapan farklı unvanlı öğretim üyeleri arasında eşitsizliğe sebep olacağından, bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Yönetmeliğin ekinde yer alan “Faaliyet Hesaplama Tablosu (Tablo 4)”nun “Sergi” bölümünde, A1 (Eğitim Bilimleri, Fen Bilimleri ve Matematik, Mühendislik, Sağlık Bilimleri, Ziraat, Orman ve Su Ürünleri), A2 (Filoloji, Hukuk, İlahiyat, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler, Spor Bilimleri) ve A3 (Mimarlık, Planlama ve Tasarım) alanlarına puan verilmemesine ilişkin eksik düzenleme bulunduğu iddiası yönünden;
Yönetmeliğin ekinde yer alan “Faaliyet Hesaplama Tablosu Tablo 4”ün “Sergi” bölümünde, "Özgün yurt dışı/yurt içi bireysel etkinlik (sergi, bienal, trienal, gösteri, dinleti, festival ve gösterim), Özgün yurt dışı/yurt içi grup/karma/toplu etkinlik (sergi, bienal, trienal, gösteri, dinleti, festival ve gösterim)" şeklindeki dört madde halinde düzenlenen faaliyetler için A4 (Güzel Sanatlar) alanı için puanlar belirlendiği ancak; "A1 (Eğitim Bilimleri, Fen Bilimleri ve Matematik, Mühendislik, Sağlık Bilimleri, Ziraat, Orman ve Su Ürünleri), A2 (Filoloji, Hukuk, İlahiyat, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler, Spor Bilimleri) ve A3 (Mimarlık, Planlama ve Tasarım) alanlarına puan verilmesi öngörülmediği,
Yönetmeliğin "Akademik teşvik faaliyet alanlarının değerlendirilmesi" başlıklı 7. maddesinin 6. fıkrasında, "(6) Sergi faaliyetinin değerlendirilmesinde sanata katkı sağlayıcı nitelikte olanlar dikkate alınır. ...Sergi kapsamındaki etkinliklerin değerlendirilmesinde, eğitim-öğretim faaliyetleri ve öğrenci kulüp faaliyetleri kapsamındaki sergiler dikkate alınmaz." hükmünün getirildiği,
Dava konusu edilen akademik teşvik puanlamasına esas tabloda; akademik faaliyet türünün 9 başlık altında düzenlendiği, A1, A2 ve A3 alanlarına "Sergi" başlığı dışındaki diğer 8 faaliyet türünde yer verildiği, güzel sanatlar disiplinine özel "sergi" faaliyetinin, yalnızca güzel sanatlar alanı için akademik teşvik sağlayacak bir faaliyet olarak belirlendiği,
Güzel sanatlar alanının faaliyet alanlarının daha çok sergi, bienal, trienal, gösteri, dinleti, festival, gösterim, vb. olduğu, akademik teşvik puanlamasına esas tablosunun Tablo 4 dışında diğer 8 alanda A1, A2 ve A3 alanlarına yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde; yalnızca güzel sanatlar alanı için akademik teşvik sağlayacak bir faaliyet olarak belirlenen "sergi" faaliyetinin, diğer çalışmalara nazaran daha kısıtlı bir alanı bulunan güzel sanatlar alanı ile diğer A1, A2 ve A3 alanları arasındaki akademik teşvik ödeneği dengesinin sağlanması amacıyla söz konusu düzenlemenin yapıldığının anlaşıldığı,
Bu bağlamda; gerek güzel sanatlar alanının diğer alanlara nazaran daha kısıtlı bir çalışma alanlarının olması, gerekse de "sergi" faaliyetinin güzel sanatlar disiplinine özgü bir faaliyet olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, yapılan düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından istemin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer alan "...yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen...” ibaresi ile (l) bendinde yer alan "...yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen..." ibarelerinin iptaline; dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, akademik faaliyetlerin her zaman belirli bir alan ile sınırlı kalmadığı, disiplinler arası ortak proje ve araştırmaları da gerekli kıldığı; bazen alanların sınırlarının net bir biçimde ortaya konulabilmesinin zor olabileceği; dava konusu edilen Yönetmelik ile projelerin faaliyetlerinin sadece bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte olarak sınırlandırıldığı; bu açıdan proje faaliyetlerinin kapsamının geniş tutulmasının ülkemiz milli menfaatleri açısından önem arz ettiği; mülga Akademik Teşvik Yönetmeliği’nin 8. maddesinde “Faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranları profesör ve doçent kadrosunda bulunanlar için 1; yardımcı doçent kadrosunda bulunanlar için 1,5; araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve okutman kadrolarında bulunanlar için 2; uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarında bulunanlar için 1 ile çarpılır.” düzenlemesi yapılarak akademik teşvik ödeneğinin hesaplanmasında, maaş ve özlük haklar bakımından daha kısıtlı imkanlara sahip unvanlara getirilen pozitif ayrımcılıkla bilimsel çalışma yapmaları teşvik edilmekteyken, benzer bir düzenlemenin dava konusu Yönetmelik'te bulunmamasının hukuka aykırı olduğu,nitekim Danıştay Savcısının görüşünün de bu yönde olduğu; Yönetmeliğin ekinde yer alan Faaliyet Hesaplama Tablosunun Tablo 4 kısmında yer alan SERGİ bölümünde puanlamanın sadece A4(Güzel Sanatlar) alanı için belirlenmiş olup, A1(Eğitim Bilimleri, Fen Bilimleri, Mühendislik, Sağlık Bilimleri vb.), A2(Sosyal ve beşeri Bilimleri vb.), ve A3(Mimarlık, Planlama ve Tasarım) alanları için herhangi bir puan öngörülmemesinin, sanatsal ve eser hüviyeti taşıyan eserleri üreten ve çeşitli yarışlara ve sergilere katılan mimari ve tasarım alanlarının göz ardı edilmesi anlamına geldiği, dolayısıyla bu düzenlemenin hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, Akademik Teşvik Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) ve (l) bendi yönünden verilen iptal kararının hukuka aykırı olduğu zira uygulamada, bilimsel çalışmalardan teşvik alınması için birçok yetersiz yayınevinden eserler çıkarılması sebebiyle, salt ticari kaygılarla dergi ve kitap yayımlayan basımevlerinin ortaya çıktığı, eserlerin göstermelik olarak çıkarılmasının önüne geçmek için Yönetmeliğin 3. maddesinde yer alan, “yükseköğretim kurumu senatosunun kararıyla alanında etkinliği ve saygınlığı kabul edilen” ibaresinin getirildiği; senatonun, alanında etkin ve saygınlığı kabul edilen yayınevlerine ilişkin yapacağı değerlendirmenin subjektif olacağından bahsedilemeyeceği; düzenleyici işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Dairece iptaline karar verilen düzenlemelerin hukuka uygun olduğu, Daire kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine yönelik kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinde; akademik teşvik ödeneğinin hesaplanmasında anılan faaliyete yapılan katkının ve emeğin dikkate alınması gerekirken bu hususlara dikkate edilmeden kadro unvana göre hesaplanmış oranların kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğu; maaş ve özlük hakları bakımından daha kısıtlı imkanlara sahip ve daha çok bölümün işlerini yüklenen öğretim elamanlarının daha düşük akademik teşvik ödeneği almasına yol açacağı; önceki düzenlemede olduğu gibi daha alt kadro unvana sahip kişilerin bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı faaliyetlere katılımlarını teşvik edebilmek için daha yüksek katsayı oranı ile çarpılmasının gerektiği; Yönetmeliğin amacının da bunu gerektirdiği düşünüldüğünden anılan maddede eksik düzenleme olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın anılan düzenleme yönden bozulması gerektiği; diğer kısımlar yönünden ise tarafların temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 14/06/2022 tarih ve E:2018/4831, K:2022/4095 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 05/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X- 31/12/ 2016 tarih ve (3. Mükerrer) 29935 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği'nin “Akademik teşvik ödeneğinin hesaplanması” başlıklı 8. maddesinin 8. fıkrası; “Faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranları profesör ve doçent kadrosunda bulunanlar için 1; yardımcı doçent kadrosunda bulunanlar için 1,5; araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve okutman kadrolarında bulunanlar için 2; uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarında bulunanlar için 1 ile çarpılır.” hükmünü içermektedir.
Dava konusu edilen 27/06/2018 tarih ve 30461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin 8. maddesinde ise, yukarıda aktarılan doğrultuda bir düzenlemeye yer verilmemiş olup; akademik teşvik ödeneği puanının hesaplanmasında, yapılan çalışmaların, çalışmayı yapan öğretim elemanının unvanına ve bulunduğu kadroya bakılmaksızın eşit olarak puanlamanın yapılacağı öngörülmüştür.
Davacı tarafından, "faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranlarının, akademik kadro unvanlarına göre farklı katsayılarla çarpılmasına yer verilmemesine ilişkin" eksik düzenlemeye yapıldığı ileri sürülmüş olup, Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda ise, "Yönetmeliğin dayanağı olan 2914 sayılı Kanunun Ek 4. maddesinde, puanlamanın çalışmayı yapan öğretim elemanının ünvanına ve bulunduğu kadro baz alınarak hesaplanacağına dair herhangi bir hükmün bulunmadığı görülmektedir. Akademik teşvik ödeneği puanının hesaplanmasında; yapılan çalışmalar göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiğinden, yapılan çalışmanın salt düşük ünvanlı öğretim elemanınca yapılması durumunda, benzeri çalışmayı yapan yüksek ünvanlı öğretim elemanlarına daha düşük ücret ödenmesi anlamına geleceği ve bu durumun da eşitlik ilkesine aykırı olacağı açıktır." denilerek dava konusu edilen Yönetmeliğin "Akademik teşvik ödeneğinin hesaplanması” başlıklı 8. maddesinde, faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranlarının, akademik kadro unvanlarına göre farklı katsayılarla çarpılmasına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öncelikle 2914 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinde, puanlamanın çalışmayı yapan öğretim elemanının unvanı ve bulunduğu kadro baz alınarak hesaplanacağına dair herhangi bir hükme yer verilmemiş olmakla birlikte aksi yönde düzenleme yapılamayacağına ilişkin de bir kısıtlama getirilmemiştir. Nitekim, 31/12/2016 tarih ve (3. Mükerrer) 29935 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği'nin “Akademik teşvik ödeneğinin hesaplanması” başlıklı 8. maddesinin 8. fıkrasında bu yönde bir düzenleme yer almaktayken dava konusu edilen Yönetmelik ile bu düzenleme kaldırıldığından davacı tarafından eksik düzenleme iddiası ileri sürülmektedir.
Öte yandan, Anayasa'nın "Kanun önünde eşitlik'' başlıklı 10. maddesinde; herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları hükmüne yer verilmiştir.
Bu kuralın, aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların oluşturulmasını engellediği, aynı durumda olanlar için farklı düzenleme yapılmasının eşitliğe aykırılık oluşturacağı, Anayasa'nın amaçladığı eşitliğin, mutlak ve eylemli eşitlik değil hukuksal eşitlik olduğu, bir diğer anlatımla aynı hukuki durumda olanlar için aynı, ayrı hukuki durumda olanlar için ayrı kurallar öngörülmesinin Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 07/05/2021 tarih ve 31477 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2021 tarih ve E:2019/89, K:2021/10 sayılı kararında ve istikrar kazanmış birçok kararında da; "(...)Anayasa’nın 10. maddesinde ...belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı; aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişilere ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez(...)" değerlendirmesine yer verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, dava konusu Yönetmelikle ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelik'te yer alan "faaliyet puanı hesaplanırken, alt faaliyet oranlarının, akademik kadro unvanlarına göre farklı katsayılarla çarpılması" düzenlemesinin amacının; akademik teşvik ödeneği hesaplanırken, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı faaliyetlere katılımları teşvik edebilmek için alt faaliyet oranlarının, kadro unvanı en altta olanlar için daha yüksek katsayı oranı ile çarpılmak suretiyle, maaş ve özlük hakları bakımından daha kısıtlı imkanlara sahip ve daha çok bölümün işlerini yüklenen alt kadroda bulunan öğretim elamanları açısından dengenin sağlanması olduğu gözetildiğinde, dava konusu düzenlemede eksik düzenleme bulunduğu ve bu yönde tesis edilecek bir düzenlemenin de 2914 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine ve eşitlik ilkesine aykırı olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 14/06/2022 tarih ve E:2018/4831, K:2022/4095 sayılı kararının, dava konusu Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin 8. maddesinde eksik düzenleme bulunduğu gerekçesiyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.