8. Ceza Dairesi 2023/4565 E. , 2024/763 K.
"İçtihat Metni"BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2008 tarihli iddianamesi ile sanığın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2.Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2009 tarihli, 2008/207 Esas ve 2009/83 Karar sayılı kararında sanık hakkında atılı suçtan 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 8.320 TL adli para cezası ve adli para cezası yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Sanığın hapis cezasına yönelik olan kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.09.2012 tarih, 2011/3784 Esas ve 2012/28211 Karar sayılı ilamı ile hapis cezası açısından hükmün düzeltilerek onamasına karar verilmiştir.
4.Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2013 tarihli, 2013/26 Değişik İş sayılı kararı ile Hakkari 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/207 Esas ve 2009/83 Karar sayılı kararındaki, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve bu karar sonrasında Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/187 Esas ve 2013/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 8.320 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.04.2014 tarih ve KD-2013/369953 sayılı itirazı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.09.2012 tarih, 2011/3784 Esas ve 2012/28211 Karar sayılı düzelterek onamasına ilişkin kararının kaldırılması ve Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/207 Esas ve 2009/83 Karar sayılı kararının bozulması talep edilmiştir.
6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2019 tarih, 2015/8-73 Esas ve 2019/116 Karar sayılı ilamı ile: ''....6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suç için hapis cezası ile birlikte adli para cezası öngörülmüştür. Hapis cezası ile birlikte adli para cezasına hükmolunduğu durumlarda ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesinde hapis cezasının esas alınması gerekmekte olup somut olayda sanık hakkında adli para cezası ile birlikte 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmesi karşısında karar tarihi itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için aranan ve CMK’nın 231. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen “yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası” olması şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu anlamda hapis cezası ile birlikte verilen adli para cezasına ilişkin hükmün bir bütün olarak temyiz kanun yoluna tabi olduğu ve bölünemeyeceği gözetildiğinde, Yerel Mahkemece hükmün bölünerek adli para cezasına ilişkin kısmının açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal olmadığı, sanık hakkında kurulan hükmün adli para cezasına ilişkin kısmını inceleme dışı bırakarak hapis cezasına ilişkin kısmını inceleyen Özel Dairenin verdiği düzeltilerek onama kararında isabet bulunmadığı ve bu karardan sonra yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilmelidir.Bu itibarla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Özel Daire düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına ve Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2009 tarihli ve 207-83 sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.'' şeklindeki gerekçe ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 3784-28211 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
7.Hakkari 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/150 Esasına kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 20.10.2020 tarihli, 2019/150 Esas, 2020/170 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 8.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, davanın zamanaşımına uğradığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, somut delil bulunmadığına, adli para cezasının ertelenmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın ihbar üzerine evinde yapılan aramada ele geçen silahlar nedeniyle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun'a muhalefet ettiği iddiasına ilişkindir.
2.Hakkari Sulh Ceza Mahkemesinin 22.04.2008 tarihli, 2008/240 Değişik İş sayılı kararına istinaden sanığın evinde yapılan aramada, Glock marka tabanca ile kaleşnikof marka tüfeğin ve eklerinin evinde yakalandığı ve el konulduğu tespit edilmiştir.
3.Jandarma Van Bölge Kriminal Laboratuvarlığı'ndan alınan rapora göre; tabanca ve tüfeğin 6136 sayılı Kanun kapsamında atışa salih ve vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
4.Sanık savunmasında, tabancayı tanımadığı sahıstan 1500 TL'ye satın aldığını, tüfeğin ise babasından kaldığını ve bekçilik yaptığı balık çiftliğinde kendisini korumak için bulundurduğunu beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahsup işlemi, infaz aşamasında gözetilebileceğinden, Mahkemece bu hususta verilen karar, sonuca etkili görülmemiştir. Sanığa verilen cezanın infaz aşamasında tamamlanması halinde '' ceza verilmesine yer olmadığına '' karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığından Tebliğname'deki bu hususa ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.