Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12283 E. , 2023/2472 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Denetleme Kurumu Başkanlığı / …
2.… Birliği
Davacı tarafından,
1.Sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu işleminin;
2.19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin, 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "hakemliği yapmak" ibaresinin "hakemi olmak" ve "hakemi olmak" ibaresinin "Hakem olmak" şeklinde değiştirilmesi ile üçüncü fıkrasında yer alan "...adli yargı hâkim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısımlarının hukuka aykırı bulundukları;
3.18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. ve 5. maddelerinin ise adli yargı hakim emeklilerine yönelik sınav muafiyeti öngörmemek suretiyle eksik düzenleme içerdiği ileri sürülerek, iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Yargıtay'ın sigorta işlerine bakan dairesinde Yargıtay Üyesi olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından,
1.17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile adli yargı hakim emeklilerinin sigorta hakemliği sınavından muaf oldukları yönünde düzenleme yapıldığı, anılan düzenlemenin 19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, kendisinin sigorta hukuku konusunda uzman olduğu, sigorta tahkim komisyonunda sigorta hakemi olarak görev almasının sınav şartına bağlanamayacağı, sınavın bilgi birikimini ölçmeye yönelik olup deneyimi ölçmeye yeterli olmadığı, dava konusu düzenlemenin Sigortacılık Kanunu'nun amacına aykırı olduğu iddiasıyla,
2.18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. ve 5. maddelerinde, adli yargı hakim emeklilerinin sigorta hakemliği sınavından muaf oldukları yönünde bir düzenlemeye verilmemesi nedeniyle bu düzenlemelerin eksik olduğu iddiasıyla,
3.19/06/2019 tarihinde sınavsız şekilde sigorta hakemi olmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonunun 02/07/2019 tarih ve 972 sayılı kararının, kanuna aykırı düzenlemeye dayanılarak tesis edildiği iddiasıyla, hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI :
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı (Hazine ve Maliye Bakanlığı) tarafından, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan "Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır.” şeklindeki düzenlemesinin iptali istemiyle Danıştay Onuncu Dairesinin 2013/8255 sayılı esasına kayıtlı açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 29/06/2015 tarihinde YD İtiraz No:2015/342 sayılı karar ile dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu karar dikkate alınarak 19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı, idarelerince yargı kararı doğrultusunda işlem tesis edildiği, bu nedenle yapılan düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından, davacı tarafından sınavdan muaf tutularak sigorta hakemliği yapmak amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümleri çerçevesinde tesis edildiği, davacının hakkını dayandırdığı ve eksik düzenlendiğini iddia ettiği "adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin önce Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 29/06/2015 tarihli ve YD İtiraz No:2015/342 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulduğu, ardından Danıştay Onuncu Dairesinin 17/09/2019 tarihli ve E:2013/8255, K:2019/5775 sayılı kararıyla iptal edildiği, yargı kararının uygulanması amacıyla anılan kuralın yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava,19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin 1. fıkrasındaki," Aynı Yönetmeliğin 13. maddesinin 1.fıkrasındaki ,hakemliği yapmak ibaresi, hakem olmak şeklinde, hakemlik yapmak ibaresi, hakem olmak şeklinde" değiştirilmiş , 3.fıkrasında "adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır" ibarelerinin, 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle değişik 13. ve 5. maddesiyle eklenen "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesi, "Sınav kapsamı ve atanma usulü" başlıklı 13/B maddesinin tamamı ile davacının sigorta hakemi olma isteminin reddine ilişkin Sigorta Tahkim Kurulu'nun 02/07/2019 tarih ve 972 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta Tahkim" başlıklı 30. maddesinin 7. fıkrasında; uyuşmazlıkların, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözüleceği hükme bağlandıktan sonra, 8.fıkrasında sigorta hakemlerinin; mali güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olması ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyiminin olması gerektiği düzenlenmiştir. Söz konusu 8. fıkranın (c) bendine 13/06/2012 tarih ve 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile Müsteşarlığın bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkili olduğu hükmü eklenmiştir.
Görüldüğü üzere Kanun koyucu, sigorta hakemlerinde bulunması gereken niteliklerle ilgili asli düzenlemeyi yapmış, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla da sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirleme konusunda Hazine Müsteşarlığına yetki vermiştir.
Hazine Müsteşarlığı tarafından, Kanunla verilen bu yetkiye dayanılarak dava konusu Yönetmelikte 24/07/2013 tarihinde değişiklik yapılmış olup, sigorta hakemlerinde aranacak deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin objektif bir ölçüt olduğu tartışmasız olan sınav konusunda düzenleme yapılmıştır. Bilindiği üzere sınav, kişinin belirli bir konu hakkında edindiği bilgiyi ölçmek için kullanılan, kişinin yeterliliğinin değerlendirilebilmesi ve birden çok aday arasında seçim yapılabilmesi için tercih edilen objektif bir yöntemdir.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasında, 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile değişiklik yapılarak bu fıkrada yer alan "bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sınavdan muaf olanlar" ile "sınava tabi olanlar ise sınavı yapacak kuruluşa başvurur" ibareleri fıkra metninden ve Yönetmelikten çıkarılmıştır. Değişiklik Yönetmeliğinin 5. maddesi ile de Yönetmeliğin 13. maddesine "sigorta hakemliği sınavı" başlıklı A maddesi, "Sınav kapsamı ve atanma usulü" başlıklı 13/B maddesi eklenerek bu maddede sigorta hakemliği sınavı önceki düzenlemeye nazaran daha ayrıntılı olarak düzenlenmiş, hiç kimse ya da hiç bir akademik unvan sınavdan muaf tutulmamıştır.
Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesindeki "adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." düzenlemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle Türkiye Barolar Birliği tarafından açılan ve Danıştay 10. Dairesinin E:2013/8255 sayılı dosya ile görülmekte olan davada, 17/09/2019 tarih ve K: 2019/5775 sayılı kararla hukuka aykırı bulunan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
Ayrıca, bu düzenlemenin İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/06/2015 tarih ve YD İtiraz No:2015/342 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş olup, anılan yargı kararı uyarınca, 19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile düzenleme yapılarak yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Anılan Yönetmeliğe 5. madde ile eklenen "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesinin 1. fıkrasında," Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." düzenlemelerine yer verilmiş, devamı maddelerde adaylarda aranacak deneyimin nasıl tespit edileceği, sigorta hakemi sınav kapsamı ve alım yöntemleri belirlenmiştir,
Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir.
Hukuk devletinde kişiler, kendilerine uygulanacak hukuk kurallarının neler olduğunu önceden bilme ve davranışlarını ona göre ayarlayabilme imkanına sahip olmalıdır. Kişilerin, haklarını kullanırken belli kısıtlamalara tabi olacağını önceden bilmesi ve bu kısıtlamaların da somut, objektif ve öngörülebilir nitelikte ve netlikte olması gerekmektedir. Hukuk devletinin zorunlu koşullarından olan hukuki belirlilik ilkesi, hukuk kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini açık şekilde bertaraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektirir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 8. fıkrası ile Müsteşarlığın bu fıkra uyarınca sigorta hakemi olmak için aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkili olduğu, ancak anılan fıkrada Müsteşarlığa bu yetki dışında sınav yapıp yapmama hususunda bir yetki tanınmadığı, bilgi ve deneyimin objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından biri olan sınava ilişkin mecburiyetini hangi şartlarda kaldırılacağına ilişkin bir açıklık da getirilmediğinden 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile ilgili Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yer alan "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." düzenlemesinde hukuki belirlilik ilkesine uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7.maddesiyle 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 13/A maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinin değiştirildiği belirlenmiştir. Dava konusu yapılan Yönetmeliğin 5. maddesi ile ilgili Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi ve 2 fıkrasının h bendi dışında kalan kısımları ve 13/B maddesinin tamamı düzenlemelerde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Olayda, davacı tarafından sigorta hakemi olarak çalışmak amacıyla 19/06/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması üzerine, Komisyon tarafından Yönetmelikte yer alan "adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır" ibaresinin yürürlükten kaldırılması ile sınavsız sigorta hakem alımı yapılmaması nedeniyle reddedildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu işlemin gerekçesi olarak gösterilen sınava ilişkin Yönetmelik maddelerinde yukarıda açıklandığı üzere hukuka aykırılık görülmediği, hatta adli yargı hakim emeklilerini sınavdan muaf tutan düzenlemenin de Danıştay 10. Dairesince iptaline karar verildiği dikkate alındığında davacının sınav şartına tabi olmaksızın sigorta hakemi olarak atanma yönündeki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacı tarafından, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9.maddesiyle lehine düzenleme yapıldığı, Sigorta Tahkim Kurulu'nun 02/07/2019 tarih ve 972 sayılı kararının dayanağının ortadan kalktığı ileri sürülmekte ise de, bu değişiklik uyarınca davalı idareye yeniden başvurma hakkı bulunduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile ilgili Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yer alan "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." düzenlemesinin iptali, 13/A maddesinin 2. fıkrasının h bendi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, Yönetmeliğin iptali istenen diğer maddeleri ve Sigorta Tahkim Kurulu'nun 02/07/2019 tarih ve 972 sayılı kararının iptali istemi yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/05/2023 tarihinde, davacı vekili Av. Bahadır Köksal'ın, davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili Av. …'in ve davalı Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Yargıtay'ın sigorta işlerine bakan dairesinde Yargıtay Üyesi olarak görev yapmakta iken 22/07/2016 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından, 21/06/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığına sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilmesi istemiyle başvurulmuş, söz konusu talep Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, … tarih ve …sayılı karar ile adli yargı hakim emeklilerinin sınavdan muafiyetine ilişkin düzenlemenin 19/01/2016 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı, halihazırda sınavsız hakem alımı yapılmadığı belirtilerek reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin, 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "hakemliği yapmak" ibaresinin "hakemi olmak" ve "hakemi olmak" ibaresinin "Hakem olmak" şeklinde değiştirilmesi ile üçüncü fıkrasında yer alan "...adli yargı hâkim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısımlarının hukuka aykırı olduğu;
18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. ve 5. maddelerinin ise adli yargı hakim emeklilerinin sınavdan muaf olduklarına yönelik düzenleme içermemesi nedeniyle eksik düzenlendiği iddiasıyla iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği;
14.maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, idari yargı yerince dava dilekçelerinin "idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olup olmadığı" yönünden inceleneceği;
6.fıkrasında, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olup olmadığının ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı;
15.maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Hukuki Değerlendirme: 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin, 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "hakemliği yapmak" ibaresinin "hakemi olmak" ve "hakemi olmak" ibaresinin "Hakem olmak" şeklinde değiştirilmesi ile üçüncü fıkrasında yer alan "...adli yargı hâkim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısımlarının incelenmesi: 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin ilk halinde sigorta hakemi olmak için sınav mecburiyeti öngörülmemiş, söz konusu koşul ilk defa 24/07/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile getirilmiş, aynı değişiklik ile sınavdan muaf olacaklar arasında "adli yargı hakim emeklileri" sayılmış, ancak anılan muafiyet kuralının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/06/2015 tarihli ve YD İtiraz No: 2015/342 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulması üzerine yargı kararının uygulanmasını teminen 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile "...adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Yönetmelik değişikliği kapsamında, asıl Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrasındaki “hakemliği yapmak” ibaresi “hakemi olmak” şeklinde, “Hakemlik yapmak” ibaresi “Hakem olmak” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı tarafından anılan değişikliklerden "hakemliği yapmak" ibaresinin "hakemi olmak" ve "hakemi olmak" ibaresinin "Hakem olmak" şeklinde değiştirilmesi ile üçüncü fıkrasında yer alan "...adli yargı hâkim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısımlarının iptali istenilmektedir.
Bununla birlikte, bakılan davanın 02/09/2019 tarihinde açıldığı, bu tarih itibarıyla 17/08/2007 tarihli ve 2616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesi ile tümüyle yeniden düzenlenmiş olduğu, bu değişiklikten sonra da ilgili maddede 15/06/2019 tarihli ve 30802 sayılı, 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı, 22/04/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikler ile değişiklikler yapıldığı ve bu haliyle dava konusu edilen düzenlemenin (19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ve ilgaların) davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunmadığı, dolayısıyla ortada idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığı anlaşıldığından, bu istem yönünden davanın esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 14/06/2007 tarihli ve 26552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tabi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (o) bendinde, "sigorta hakemi", sigorta ettiren veya sigorta sözlşemesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözlşemesinden doğan uyuşmazlıkları çözen kişi olarak tanımlanmış; "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde, "(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. ... (7) Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözülür. (8) Sigorta hakemlerinin;
a)Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması,
b)En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması,
c)Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması, gerekir. Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir. (9) Komisyon nezdinde çalışacak olan sigorta raportörleri, Komisyon müdüründe aranan niteliklere sahip olmak zorundadır. (10) Sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerekir. Başvurusu uygun görülenler kabul için Müsteşarlığa bildirilir. Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin ismi, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunur ve bu listede değişiklik olması halinde de değişiklikler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirilir. ... (19) Sigorta hakemleri ve raportörler tarafsız olmak zorundadır. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerler sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerlidir. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesi sigorta hakemleri hakkında da uygulanır.
20.Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur.
21.Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayanılarak hazırlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmelikle, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim sistemine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Anılan Yönetmeliğin ilk halinde yer almayan sınav koşulu, 24/07/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile getirilmiş, bilahare 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile sınav mecburiyeti yeni eklenen 13/A maddesinde, sınavın kapsamı ve atanma usulü ise aynı değişiklikle eklenen 13/B maddesinde düzenlenmiştir. Hukuki Değerlendirme:
1.18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. ve 5. maddelerinin incelenmesi: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Güvence Hesabı arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı; komisyonun, bir Hazine Müsteşarlığı temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile teşekkül edeceği belirtilmiş;
3.fıkrasında, komisyonun görevleri sayılmış;
7.fıkrasında, uyuşmazlıkların hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözüleceği düzenlemesine yer verilmiş;
8.fıkrasında ise, sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerektiği belirtilmiş ve 13/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile de bu fıkraya "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.'' hükmü eklenmiştir. "Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinin 8.fıkrasında yer alan "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir." hükmünün Anayasa'nın 2, 36 ve 123. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 01/04/2015 tarih ve E:2014/139, K:2015/36 sayılı kararıyla, "Kanun'un gerekçesinde konuyla ilgili olarak, sigorta ettirenler veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasındaki uyuşmazlıkların adli yargı mekanizmalarıyla çözümlendiği ancak, sigortacılık alanında ihtisas mahkemelerinin olmaması, yargı sürecinin uzun zaman alması ve masraflı olması nedeniyle, sigortalıların bazı uyuşmazlıklarda riski üstlenen tarafların haksız da olsa önerdikleri tazminatı kabul etmek durumunda kaldıkları, bu durumun da sigortalıları mağdur ettiği ve sigortacılık sektörüne duyulan güveni sarstığı, getirilen tahkim sistemi ile sigorta sözleşmesinden doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünün amaçlandığı, tahkim sisteminin işleyişe kavuşması ve uygulama alanı bulabilmesi için de sigortalıların sistemin tarafsızlığına olan güveninin sağlanması gerektiği, bu amaçla sigorta hakemliği müessesesinin tasarlandığının ifade edildiği; öte yandan, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Hazine Müsteşarlığının, maddede belirtilen diğer görevler yanında, sigorta sektörüne ilişkin faaliyetleri düzenlemek, uygulamak, uygulamanın izlenmesi ve geliştirilmesine ilişkin esasları tespit etmek amacıyla kurulduğunun hüküm altına alındığı, bu bağlamda itiraz konusu kuralla, Hazine Müsteşarlığı'na sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla verilen yetkinin, işin özelliğinden kaynaklanan, uzmanlık gerektiren, teknik konuları içeren, objektif bir düzenleme yetkisi olduğu; kanun koyucunun, sigorta hakemlerinin; malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olması ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıllık deneyimi olması gerektiğini belirterek, bu kişilerde bulunması gereken niteliklerle ilgili asli düzenlemeyi yaptığı ve bu şekilde Hazine Müsteşarlığına verilen yetkinin çerçevesini belirlediği, buna göre, itiraz konusu kuralla sigorta hakemi olabilmek için sigorta hukukunda veya sigortacılıkta sahip olunması gereken deneyimin ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütlerin belirlenmesi yetkisinin sigorta sektörünü düzenlemekle görevli kılınan Hazine Müsteşarlığına verilmesinin, yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasanın 7. maddesine aykırı olmadığı" gerekçesiyle, kuralın Anayasa'nın 2, 36 ve 123. maddeleriyle ilgisi görülmediği de belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı idare tarafından, Kanunla verilen bu yetkiye dayanılarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinde, 24/07/2013 tarihinde yapılan değişiklik ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrası değiştirilmiş, aynı maddeye 3., 4. ve 5. fıkralar eklenmiştir.
Söz konusu değişiklik sonucu Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrası, “Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olan ve sigorta hakemliği yapmak isteyen kişilerden; bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sınavdan muaf olanlar gerekli şartları taşıdığını gösterir belgelerle birlikte Listeye kaydolmak için Komisyona, sınava tabi olanlar ise sınavı yapacak kuruluşa başvurur.” şeklinde değiştirilmiş; Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrası, "Müsteşarlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Ancak, itiraz hakem heyetinde yer alacaklar hariç olmak üzere, Müsteşarlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir. İtiraz hakem heyetinde yer alacaklarda aranacak deneyim süresi sigorta hukuku için en az on yıl sigortacılık için en az oniki yıl olarak uygulanır." halini almıştır.
Anılan Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesindeki "Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." düzenlemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesinin 26/02/2015 tarih ve E:2013/8255 sayılı kararına yapılan itiraz sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/06/2015 tarih ve YD İtiraz No:2015/342 sayılı kararı ile 5684 sayılı Kanunun 30. maddesinde yer alan hükümlerin ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla birlikte irdelenmesinden, davalı idarenin, sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine yönelik ölçütleri ancak 5684 sayılı Kanunun 8. fıkrasında sayılan 3 bent çerçevesinde belirlemeye yetkili olduğu; bu kriterlerden (c) bendinde "sigorta hukukunda en az 5 yıl veya sigortacılıkta en az 10 yıl deneyimi olması" kuralı yer aldığından, idarece yapılacak belirlemede (a) ve (b) bentlerinde yer alan şartlar yanında (c) bendinde ifade edilen "sigorta hukukunda" veya "sigortacılıkta" deneyim esas alınarak bir düzenleme yapılması gerektiği, buna karşın dava konusu düzenlemede yer verilen "hukuk alanında" ve "adli yargı hakim emeklileri" ibarelerinin, bu kişilerin sigorta hukuku ve sigortacılıkla ilgili davalarda görev yapmış olmaları yönünde açıkça bir belirleme içermediği gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bunun üzerine yargı kararının uygulanması amacıyla anılan düzenleme 19/01/2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca Danıştay Onuncu Dairesinin 17/09/2019 tarih ve E:2013/8255, K: 2019/5775 sayılı kararı ile aynı gerekçeyle hukuka aykırı bulunan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
Ardından, davalı idarece 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesi ile 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesi tamamen değiştirilmiş, 5. maddesi ile Yönetmeliğe 13/A ve 13/B maddeleri eklenmiştir. Yapılan değişiklik sonrası 13. madde, 13/A ve 13/B maddeleri aşağıdaki gibidir: “MADDE 13 – (1) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olan ve sigorta hakemi olmak isteyen kişiler, gerekli şartları taşıdıklarını gösterir belgelerle birlikte Listeye kaydolmak için Komisyona başvurur. Hakem olmak isteyen kişinin ikametgâhı bir büronun görev alanı içinde kalıyorsa Komisyona başvuru büro aracılığıyla olur. (2) Sigorta hakemliği başvuruları, sigortacılık alanındaki uzmanlıkları belirtilmek suretiyle yapılır. Bir kişi birden fazla uzmanlık alanı belirtebilir. (3) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sigorta hakemlerinde aranacak deneyim şartının belirlenmesinde aşağıdaki ölçütler esas alınır:
a)Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyim sahibi olunması ve bu deneyimin kesintisiz olması gerekir.
b)Sigortacılıkta en az on yıl kesintisiz deneyim şartının sağlanmasında;
1.Sigortacılığa ilişkin düzenleme, denetleme ve uygulama alanlarında görev yapan ve mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan memurların,
2.Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı olarak görev yapanlar ile bu şirketlerin hasar veya hukuk birimlerinde görev yapanların,
3.Birlikte veya sigortacılıkla ilgili özellikli kuruluşlarda genel müdür, genel müdür yardımcısı, genel sekreter, genel sekreter yardımcısı veya koordinatör olarak görev yapanlar ile başka unvanlarla anılsa da bunlara denk unvana sahip görev yapanların,
4.Özel kanunlarına göre sigortacılık faaliyetinde bulunan diğer kuruluşlarda genel müdür veya genel müdür yardımcısı olarak görev alanlar ile bu kurumların hasar veya hukuk birimlerinde görev yapanların, bu görevlerde geçirdikleri süreler değerlendirmeye alınır.
c)Sigorta hukukunda en az beş yıl deneyim sahibi kabul edilecekler, Türkiye Cumhuriyetinde eğitim veren hukuk fakültelerinden veya denkliği kabul edilen diğer ülkelerdeki hukuk fakültelerinden mezun olanlardan;
1.Sigortayla ilgili davalara bakan mahkemelerde hâkim olarak görev yapmış olanları,
2.Sigortacılığa ilişkin düzenleme ve denetleme kuruluşlarında mevzuatın hazırlanmasında, uygulanmasında görev alan ve mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan memurları,
3.Sigorta davalarında fiilen vekillik yapmış veya sigorta uyuşmazlıklarında sigorta hukuku alanında bilirkişilik yapmış olan avukatları, kapsar.
ç)Meslek öncesi eğitim ve staj, fiili süre hesabında dikkate alınmaz. Vekâlet ilişkisinde çoğunlukla rücu, acente takibi, icra ve ceza davalarıyla ilgilenenler ile sigorta hukuku dışında danışmanlık hizmeti verenlerin bu faaliyetleri deneyim şartının belirlenmesinde kabul edilmez.
d)Öğretim üyelerinin sigorta hakemliğine ilişkin yeterliliği; sigortacılıkla ilgili çalışmaları ve yayınları ile verdiği dersler göz önünde bulundurularak değerlendirilir.
e)Zorunlu haller nedeniyle (askerlik, doğum, hastalık ve benzeri sebeplerle ücretsiz izin, resmi görev, yurt dışı yüksek lisans) mesleki faaliyete ara verilmiş olması deneyime etki edecek şekilde ara verilmiş sürelerden sayılmaz. Zorunlu haller nedeniyle ara verme süresi her hâlükârda 2 yılı aşamaz.
f)Zorunlu haller dâhil sigorta hukukunda kesintisiz 3 yıl ve üzeri ara verme, sigortacılıkta ise kesintisiz 5 yıl ve üzeri ara verme, mesleki deneyime etki edecek süre olarak kabul edilir.
g)İtiraz hakem heyetinde yer alacaklarda aranacak deneyim süresi sigorta hukuku için en az on yıl sigortacılık için en az on iki yıl olarak uygulanır.” Sigorta hakemliği sınavı
MADDE 13/A – (1) Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir. (2) Sınava başvuru için sunulan belgelerin güncel olması gerekmekte olup daha önce başvurulan hakemlik sınavları için verilmiş olan belgeler dikkate alınmaz. Adaylar öncelikle başvuru için gerekli şartları taşıdıklarını gösterir aşağıda yer alan belgeleri Sigorta Tahkim Komisyonuna sunar:
a)Sigorta Tahkim Komisyonu internet sitesinden indirilen başvuru formu.
b)Özet olarak özgeçmişi belirtir imzalı beyan.
c)Deneyim şartının belirlenmesi için, ilgili kuruluşta çalıştığına ilişkin sosyal güvenlik kaydı yanında, kuruluşta çalıştığı dönemlerde hangi görevleri hangi süreler içinde yaptığını görev, yetki ve sorumluluğu gösterecek şekilde ilgili kuruluşun yetkili temsilcisinin imzasını taşıyan yazı.
ç)En son mezun olunan yüksekokula ait diplomanın noter tasdikli örneği.
d)Konkordato ilan ve iflas etmemiş olduklarına dair belge.
e)5684 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen durumu sağladığına dair imzalı beyanı.
f)5684 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendindeki suçlardan mahkûm olmadığına dair arşiv kaydını içeren adli sicil belgesi.
g)Nüfus cüzdanı örneği.
ğ)Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyim sahibi olduğunu gösteren belgeler.
h)Serbest çalışan avukatların, takip ettikleri davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaraları ile her yıla ait sigorta konulu en az beş davanın tensip zabıtları.
ı)Terör suçlarıyla ilgili hakkında soruşturma bulunmadığına dair savcılıktan alınacak belge. (3) Sınava girmek isteyen adayların; öncelikle, başvuru için gerekli olan ve ikinci fıkrada belirtilen evrakları Sigorta Tahkim Komisyonuna iletmeleri gerekmektedir. (4) Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları inceler ve sınava girebileceklere ilişkin nihai karar Aday Değerlendirme Komisyonu tarafından verilir. Aday Değerlendirme Komisyonu tarafından hazırlanan nihai başvuru listesi Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM)’ne bildirilir. (5) Aday Değerlendirme Komisyonu; Sigorta Tahkim Komisyonundan iki temsilci, SEGEM’den bir temsilci ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığından birer temsilci olmak üzere toplam beş temsilciden oluşur. (6) İtirazlar Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılır ve Aday Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. (7) Başvurusu kabul edilen adaylar, SEGEM’in internet sitesinde yer alan Sigorta Hakemliği Sınavı Başvuru ve Uygulama Kılavuzunda belirtilen usul ve esaslara göre sınav başvurusunu SEGEM’e yapar. Sınav kapsamı ve atanma usulü MADDE 13/B – (1) Sınav soruları çeşitli üniversitelerin ilgili bölümlerinden temin edilmek suretiyle SEGEM tarafından hazırlanır. Sınav 50 adet çoktan seçmeli (5 seçenekli) sorudan oluşacak olup konu başlıkları ve konu başına soru sayıları aşağıdaki gibidir: Konu başlıkları Soru sayısı Medeni Hukuk (Başlangıç hükümleri ve Kişiler Hukuku) 5 Borçlar Kanunu (Genel Hükümler) 5 Ticaret Hukuku (Başlangıç Hükümleri ve Ticari İşletme) 5 Medeni Usul Hukuku 10 Sigortacılık Uygulamaları ve Sigorta Mevzuatı (Türk Ticaret Kanunu 6. Kitap, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve İkincil Mevzuat) 25 (2) Sınav sonuçları SEGEM’in internet sayfasında açıklanır. Sınavda 4 yanlış 1 doğruyu götürecek ve adayın “net doğru” sayısı 2 ile çarpılarak puanı buna göre hesaplanacaktır. Sınav sonucunda 70 ve üzeri puan alan adaylardan puan sıralamasına göre o yıl için Bakanlıkça belirlenen kontenjan kadar aday sınavda başarılı olmuş sayılır. Sınavda başarılı sayılan son aday ile aynı puanı alan aday veya adaylar olması durumunda bu adaylar da sınavda başarılı olmuş sayılır. (3) Sınavda başarılı olanlar SEGEM tarafından ilan edilir ve başarılı olan adayların listesi Bakanlığa bildirilir. Bakanlığın kabul etmesi halinde, uygun görülenler sigorta hakemliği listesine kaydedilmek üzere Sigorta Tahkim Komisyonuna bildirilir. Burada yer alan usul ve esaslar dışındaki sınava ilişkin kurallar SEGEM’in internet sitesinde yayımlanacak Sigorta Hakemliği Başvuru ve Uygulama Kılavuzunda yer alır. (4) İtiraz hakem heyeti için başvuru yapılmaması ya da sınavı kazananın olmaması nedeniyle itiraz hakem heyetinin hiç ya da yeterli sayıda oluşturulamaması durumunda Komisyon tarafından itiraz hakem heyetinde yer alabilecek nitelikteki sigorta hakemleri arasından gönüllülük esasına göre Bakanlıkça yapılacak değerlendirme sonucunda yeterli sayıda atama yapılır. Bu şekilde geçici atanan itiraz hakem heyeti hakemlerinin görev süresi, asıl hakem atamasıyla son bulur. Atanan asıl hakemler nedeniyle hangi geçici hakemlerin görevinin biteceği Bakanlıkça yapılacak kura usulüyle belirlenir. (5) Hakemliğe devam edilebilmesi; Bakanlıkça belirlenecek kriterler çerçevesinde, atanma tarihinden itibaren her beş yılda bir Komisyon Başkanlığının görüşleri de dikkate alınmak suretiyle Bakanlıkça yapılacak değerlendirmeye bağlıdır. (6) Sigorta hakemleri başka işle iştigal edebilir.”
Davacı tarafından, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. ve 5. maddelerinde, adli yargı hakim emeklilerinin sınavda muaf oldukları yönünde bir düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle düzenlemenin eksik olduğu iddia edilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, davalı idarenin, sigorta hakemlerinin, malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımaları, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olmaları ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıllık deneyimlerinin bulunması şartıyla, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirleme konusunda yetkili olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bilindiği üzere sınav, kişinin belirli bir konu hakkında edindiği bilgiyi ölçmek için kullanılan, kişinin yeterliliğinin değerlendirilebilmesi ve birden çok aday arasında seçim yapılabilmesi için tercih edilen objektif bir yöntemdir.
Bu çerçevede, davalı idarenin sigorta hakemlerinin deneyiminin ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine yönelik olarak sınav şartı getirmesi, bir kısım kişilerin ise sınava girmeksizin sigorta hakem listesine kaydedilebilmelerine yönelik düzenleme yapması da bu yetkinin kapsamı içinde olup, davalı idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
Nitekim, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, "Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 5. maddesinde yer alan "Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesinin 17/09/2019 tarih ve E:2013/8255, K: 2019/5775 sayılı kararının gerekçesi de bu hususu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı sınırsız olmayıp hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmak zorundadır. Bu bağlamda, takdir yetkisinin kullanımında dayanılan olguların kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilip temellendirilemediği meselesinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarece "Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin, yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle dava konusu düzenlemede de bu yönde bir kurala yer verilmediği savunulmaktadır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemede adli yargı hakim emeklilerinin sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilmeleri yönünde bir düzenlemeye yer verilmemesinin, davalı idarece yargı kararının dikkate alınmasının bir sonucu olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede bu yönde bir muafiyete yer verilmemesinin eksik düzenleme olarak nitelendirilendirilemeyeceği, dolayısıyla dava konusu düzenlemede bu yönüyle de hukuka, mevzuata ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
2.Sigorta Tahkim Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararının incelenmesi:
Davacı tarafından hakem heyeti listesine kaydolmak için 19/06/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmuş, Komisyon tarafından adli yargı hakim emeklilerinin sınavdan muafiyetine ilişkin düzenlemenin 19/01/2016 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı, halihazırda sınavsız hakem alımı yapılmadığı gerekçesiyle söz konusu başvuru reddedilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve yukarıda hukuka uygunluğu tespit edilen Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13, 13/A ve 13/B maddeleri ile diğer hükümlerinde, adli yargı hakim emeklilerinin sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilebilecekleri yönünde bir düzenleme yer almadığı görüldüğüden, davacının sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde, dayanağı mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin, 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "hakemliği yapmak" ibaresinin "hakemi olmak" ve "hakemi olmak" ibaresinin "Hakem olmak" şeklinde değiştirilmesi ile üçüncü fıkrasında yer alan "...adli yargı hâkim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısımlarının iptali istemi yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2.18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. ve 5. maddelerinin ve Sigorta Tahkim Komisyonunun … tarih ve …sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.