4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/111
- Karar No
- 2023/6779
- Karar Tarihi
- 22.05.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/111 E. , 2023/6779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nce mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.04.2007 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... nezdinde İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta (...) poliçesi olan davalı ... Belediyesine ait aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ... Başkanlığından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 15.04.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 59.829,92 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı belediyeye ait aracın müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe limitinin 15.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, söz konusu tutarın 27.08.2007 tarihinde davacıya ait aracın sigortacısı davadışı Ray Sigorta'ya ödendiğini, bu sebeple teminatın tükendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davadışı sürücü ...'ün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müvekkillinin zarardan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.10.2015 tarihli 2009/172 E., 2015/354 K. sayılı kararıyla; dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davalı Belediyeye ait aracın sürücüsü dava dışı ...'ün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin % 18 oranında ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, davalı belediyeye ait aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik sigortası) bulunmaması nedeniyle davadışı Güvence Hesabı tarafından davacıya 26.06.2010 tarihinde 29.108,00 TL ve 08.06.2012 tarihinde 30.892,00 TL ödeme yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan maddi zarar ile Güvence hesabı tarafından yapılan ödemelerin uyuştuğu, davacı tarafın da yapılan ödemeleri kabul ettiği, bu nedenle maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 19.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, yargılama giderleri ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine hükmedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.03.2019 tarihli 2016/3171 Esas-2019/2926 Karar sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu Trafik Sigortacısı ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Somut olayda, davalı ...Ş. kazaya neden olan aracın İhtiyari Mali Mesuliyet (İMSS) Sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle bu davalının, ... limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. Kazaya sebebiyet veren aracın ...'si olmadığı için Güvence Hesabı tarafından davacı ...'e 26.06.2010 tarihinde 29.108,00 TL ve 08.06.2012 tarihinde 30.892,00 TL ödeme yapılmış olup, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde hesaplanan maddi zarar ile Güvence hesabı tarafından yapılan ödemeler uyuştuğundan ve davacı tarafça da yapılan ödemeler kabul edildiğinden konusuz kalan maddi tazminat bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda, Güvence hesabının sorumlu olduğu limitin üzerinde zarar bulunmadığından, İMS'nin maddi tazminattan sorumlu olmadığı ve davacının İMS yönünden dava açmakta haklı olmadığı gözetilerek mahkemece davalı İMS aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir..." şeklinde gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı belediyeye ait aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik sigortası) bulunmaması nedeniyle dava dışı Güvence Hesabı tarafından davacıya 26.06.2010 tarihinde 29.108,00 TL ve 08.06.2012 tarihinde 30.892,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL ödeme yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan maddi zarar ile Güvence hesabı tarafından yapılan ödemelerin uyuştuğu, davacı tarafın da yapılan ödemeleri kabul ettiği, bu nedenle maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığı, davacının, Güvence Hesabının sorumlu olduğu limitin üzerinde maddi zararı bulunmadığından, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı ...Ş.'nin maddi tazminat ile sorumlu olmadığı ve davacının, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı yönünden dava açmakta haklı olmadığı anlaşıldığından davalı ...Ş. aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmeyeceği, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi gibi ilkeler göz önünde tututularak davacı lehine 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, yargılama giderleri ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı Belediyeden alınarak davacı tarafa ödenmesine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın Güvence Hesabının yaptığı ödemeden önce 1.100,00 TL üzerinden açıldığını, yargılama sürecinde Güvence Hesabı tarafından ödeme alındığı halde bu ödemeler alınmamış gibi maddi tazminat tutarının ıslah yolu ile arttırılmasının kötü niyetli bir hareket olduğunu, ıslahın dava içerisinde dava miktarını arttırmak ve böylelikle davacıyı ek dava açma külfetinden kurtaran bir usuli imkân olduğunu, hakkın kullanımında iyi niyet asıl olup, davacı tarafça ödeme alındığı bilindiği halde yapılan ıslahın kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu, bu nedenle maddi tazminata ilişkin davanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, ıslah ile arttırılan bedel üzerinden belirlenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan davalı Belediyeye ait aracın karıştığı 19.04.2007 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesine göre ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra davanın konusuz kalması halinde davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, maddi tazminat yönünden davalı lehine karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu, takdir edilen manevi tazminatın olay tarihi, olayın oluş şekli, davacının maluliyet oranına göre isabetli olduğu anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.