Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/159 E. , 2023/3966 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Giyim San. Dış Tic. AŞ'nin 2002 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, yargı harcı ile 2002 ila 2013 yıllarına havi damga vergisi ile özel usulsüzlük cezasının ferileri ile tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl amme borçlusu ... Giyim San. Dış. Tic. AŞ'nin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin … esas sayılı dosyasında 30/11/2006 tarihinde iflasına karar verildiği, ödeme emri muhteviyatı iflas kararının açıklanmasından önceki dönemleri kapsayanlar dönemlere ilişkin borçların; vade tarihlerinin 2013 yılı olduğu, iflasın açıldığı tarihten sonra şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği ancak iflasın açıldığı tarihten sonra şirketin kanuni temsilcisinin iflas idaresi olduğu ve iflas idaresine tebliğ edilmesi gerektiğinden buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ödeme emri muhteviyatı iflas kararının açıklanmasından sonraki dönemleri kapsayanlar dönemlere ilişkin borçların ise iflas kararı alınmasıyla şirketin iflas masası tarafından temsil edeceği, iflas ile davacının temsil yetkisi sona erdiği, bu dönemlere ait borçların tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden tüzel kişiden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı;
62.maddesinde ise borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde, "tahsil edilemeyen amme alacağı" teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı" teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Diğer taraftan, İcra İflas Kanunu'nun 184. maddesinde, iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edileceği ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağı, iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların masaya gireceği;
191.maddesinde, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz kaldığı, 208. maddesinde; iflasın açılması kararı tebliğ olunan iflas dairesinin, müflisin mallarının defterini tutacağı ve muhafaza tedbirlerini alacağı, iflas kararının tebliğinden itibaren en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorunda olduğu, 218. maddesinde; iflas dairesince defteri tutulan malların bedelinin tasfiye masraflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunacağı, basit tasfiyede iflas dairesinin alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirerek başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtacağı ve tasfiyenin kapandığının ilan olunacağı düzenlenmiş, 219 ve devamı maddelerinde ise, adi tasfiyeye ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, iflas idaresinin oluşturulmasından sonra tasfiye işlemlerinin iflas dairesince murakabesi altında olan iflas idaresine havale olunacağı, "İflas idaresinin vazifesi" başlıklı 226. maddesinde de, masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu, idarenin masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükellef bulunduğu düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin birlikte incelenmesinden, davacının ... Giyim San. Dış Tic. AŞ'nin Beyoğlu ... Noterliğinin … tarih ve … sayı onaylı 19/09/1997 tarihli Olağan Genel Kurul Kararı ile şirketi temsil ve ilzamına yetkili kılındığı, anılan şirketin ... Ticaret Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iflasının açıldığı, ilgili hususun 07/12/2006 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, İstanbul ... İflas Müdürlüğünün E:… sayılı dosyasında tasfiye işlemine başlanıldığı, ... Ticaret Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… kararı ile iflasın kapatıldığı, hususun 11/08/2016 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davalı idare tarafından münferit tarihlerde İstanbul ... İflas Müdürlüğünün E:… sayılı dosyasına alacak kaydı yapıldığı, iflas masasına alacak kaydı yapılan tutarın bir kısmının 2002/1 ila 12 dönemlerine ilişkin, … tarih ve …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ihbarnamelere bağlanan 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ve 2007 yılına ilişkin olarak kesilip aynı tarih ve … sayılı ihbarnameye bağlanan özel usulsüzlük cezasına ilişkin olduğu, şirketin kanuni temsilcileri tarafından anılan tarhiyatın dava konusu edildiği, görülen davada ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verdiği ve iflas masasına mezkur kararın gereği … Nolu ihbarnamelerin bildirildiği; dava konusu ödeme emri içeriği borçlara havi iflas masasına alacak kaydı yapılan tutarın diğer kısımlarının ise beyan üzerine tahakkuk eden vergilerden ve ilanen tebliğ olunan(aynı zamanda iflas masasına alacak kaydı yapılan) vergi borcundan müteşekkil olduğu anlaşıldığından davaya konu olup mahkeme hükmü uyarınca alacak kaydı yapılan ve alacak kaydı yapılıp davaya konu edilmeksizin kesinleşen amme alacağının, iflasın kapatılması ile mezkur şirketten tahsil edilemediği anlaşıldığından amme borçlarının davacı nezdinde kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte iflas masasına alacak kaydı yapılan amme alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve sair hususların araştırılması suretiyle yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.