11. Hukuk Dairesi

Davacı vekili; davacı banka ile dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi ve çek hesabı açılış sözleşmesi akdedildiğini, Davalı .... , ... , ... ve ... nun iş bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, şirkete .... bünyesinde ve diğer sözleşmeler uyarınca krediler kullandırıldığını, iş bu kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine dava dışı şirket ile müteselsil kefil olan davalılara Antalya 7. Noterliği'nin 04/10/2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek hesabın kat edildiğini, keşide edilen ihtara rağmen, borcun ödenmemesi üzerine Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile şirket ve kefiller aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçluların borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itiraz dilekçesinde borca, faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz edildiğini, şirket hakkında alınan konkordato kararının kefillere karşı takibe geçilmesini engellemediğini, kanun maddesinde açıkça konkordato talebinde bulunan borçlu aleyhine takip yasağı olduğunun belirtildiğini, kefiller için takip yasağının söz konusu olmadığını, davacı banka tarafından .... San.ve Tic.Ltd.Şti'nin sunmuş olduğu konkordato projesi incelenmiş olup teklif kabul edilmediğini, her ne kadar ... ,... ve .... tarafından da Antalya l.Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulmuş ise de; dosyada ön projenin sunulmaması nedeniyle tefrik kararı verilerek Antalya l.Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. sayılı dosyasına kaydı yapıldığını ve iş bu dosyada da davanın usulden reddine karar verildiğini beyanla, davalıların borca itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, faize ve ferilerine yönelik iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile Antalya 8. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçlular aleyhine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar vekili; Davalıların asıl borçlu .... San. ve Tic. Ltd Şti. firmasına müteselsilen kefil olduklarını, borçlu şirketin yaşanan ekonomik kriz sebebi ile ödeme güçlüğü içerisine düşerek borçlarını yapılandırabilmek ve ticari hayatını devam ettirebilmek adına 07/09/2018 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasından açtığı dava ile konkordato başvurusunda bulunduğunu ve kendilerine 1 yıllık kesin süre verildiğini, Ticaret Mahkemesince verilen karar gereğince aleyhinde takip başlatılmasının mümkün olmadığını, kredi borçlusu şirket hakkında alınan kararın, kredi kefilleri için de geçerli olduğunu, zira kredi borçlusu hakkında takip yapamayan alacaklının, kredinin kefilleri aleyhinde de takip başlatamayacağını, kredi sözleşmesi ve sözleşmelerdeki imza ve eksiklikler ile ilgili beyanda bulunacaklarını, davalıların kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte evli olmalarına rağmen eş rızalarının alınmadığını bu nedenle davalıların kefilliklerinin hukuken geçerli olmadığını, banka tarafından uygulanan faiz oranının da yüksek olup sözleşmeye aykırı olduğunu, davacı tarafın yasal düzenlemeye uymadığı ve davalılara yapılandırma teklifinde bulunmadığını beyanla davanın reddine, kötü niyetli takip sebebiyle davacı aleyhine en az %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; ".... Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 13/06/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, kredi sözleşmesinde bağlı kefalet sözleşmesini davalılar ... , ... , ... ve ... nun müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları görülmüştür. Davalılar tarafından müteselsil kefil ... , ... ve ... nun sözleşmenin imzalandığı tarihte evli olmalarına rağmen eş rızalarının alınmaması nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu iddia edilmiştir. Buna ilişkin olarak yapılan incelemede sözleşmenin 28/03/2013 tarihinde değiştirilen TBK 584/3. Maddesinden sonra düzenlendiği, buna göre 6455 sayılı Kanun ile 28.3.2013 tarihinde değişen TBK 584/3 madde uyarınca davalıların eş rızası koşulunun aranmasına gerek olmadığı anlaşılmıştır. Davalılardan ... nun kredi sözleşmesinde şirket yetkilisi olarak da imzasının bulunduğu, ... ve ... nun da şirket ortakları olduğu, ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmakla kefalete ilişkin yasal koşulların mevcut olduğu görülmüştür. Neticeten Davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinde davalıların kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunduğu alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin sorumluluklarının bulunduğu, davalıların bilirkişi raporunda hesaplanan kredi borcundan belirlenen miktar yönünden sorumluluklarının bulunduğu ve davacı bankanın takip yapmakta haklı olduğu anlaşılmakla davacının itirazın iptali isteminin kısmen kabul, kısmen reddine..." karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap