3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde özetle; dosya tarafları arasında İzmir- Kınık arasındaki posta taşıma işine ilişkin 28.03.2017 tarihli, İzmir- Çeşme arasındaki posta taşıma işine ilişkin 28.03.2017 tarihli, İzmir- Karaburun arasındaki posta taşıma işine ilişkin olarak 28.03.2017 tarihli, İzmir—Yenifoça arasındaki posta taşıma işine ilişkin 28/03/2017 tarihli, İzmir-Yenişakran arasındaki posta taşıma işine ilişkin 27/04/2018 tarihli, İzmir-Ürkmez arasındaki posta taşıma işine ilişkin 28/01/2017 tarihli,İzmir-Ürkmez arasındaki posta taşıma işine ilişkin 25/12/2013 tarihli, İzmir-Kınık arasındaki posta taşıma işine ilişkin 23/12/2013 tarihli ve İzmir-Yenifoça arasındaki posta taşıma işine ilişkin 23/12/2013 tarihli Ana Posta Hattı üzerinde bulunan iş yerlerimiz arasında posta taşıma işlerinin yürütülmesi hizmet alımı işi 'konulu sözleşmeler akdedildiği, söz konusu sözleşmelerden kaynaklı yapılan ödemelerden KDV tutarının % 10'nun sorumlu sıfatı ile tevfik edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmesine rağmen tutarın tamamını davalı şirkete ödediği akabinde ise bahse konu KDV'nin vergi dairesine ödediği, bunun üzerine davalıya 25/02/2021 tarihli yazının gönderildiği, davalı tarafça katlanması gereken vergi yükünün tam olarak ödenmesi sebebi ile bunun davacı üzerinde kaldığı ve ancak bu durumun sebepsiz zenginleşme yarattığı ve vergi dairesine yatırılan 246.447,68 TL'nin davacıya iade edilmesi gerektiği belirtilerek bu hususa dair dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin yanı sıra söz konusu tutara yönelik davalının taşınır taşınmaz bankalardaki mevduat 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Cevap dilekçesinde özetle; davanın, rücuen tazminat talepli olduğu, davacının, tevkifat zorunluluğunu ileri sürerek vergi dairesine yaptığı ödemeyi davalıdan talep ettiği, dava konusuna dayanak yapılan tevfikat işleminin de dâhil olduğu bir kısım işlemin iptali talebi ile Ankara Vergi Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, Ankara ... Vergi Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi hâlinde eldeki davanın da konusuz kalacağı, bu hâliyle evvelâ, HMK ilgili hükmünce Vergi Mahkemesi kararının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesinin talep edildiği, konusu "işgücü temin hizmeti" olmayan, "taşımacılık hizmeti" konulu sözleşmelerin, bu sözleşmelerin düzenlendikleri tarihlerde yürürlükte bulunan KDV Genel Uygulama Tebliği hükümlerince, KDV tevkifatına tabi olacağına dair herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu edilen dönemler için doğan KDV’yi bağlı bulunduğu Vergi Dairesine beyan ederek, tahakkuk eden KDV’yi ödediği, dava konusu edilen KDV'nin müvekkili yedinde olmadığı, bu hâlde davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme tahtında ileri sürülen iddiaların da yasal dayanağının bu nedenle olmadığı, kaldı ki talebin zamanaşımına tabi olduğu, davacının, dava konusu ettiği KDV tevkifatını, Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde düzeltme yolu ile veya vergi mahkemeleri nezdinde dava yolu ile çözmek yerine, hatalı ve yersiz şekilde bir de pişmanlıkla ödeyerek, sebep olduğu zararı davalı müvekkiline yüklemesine yasal imkân bulunmadığı belirtilerek açıklanan nedenlerle, evvelâ, Ankara ... Vergi Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap