43. Hukuk Dairesi
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... AŞ'de 22/07/2005 tarihinde müşteri ilişkileri temsilcisi olarak işe başladığını, müvekkilinin 30/09/2006 tarihinde işinden ayrıldığını, kendisine gelen talepler üzerine müvekkilinin yeniden 06/08/2008 tarihinden itibaren ... A.Ş.'de çalışmaya başladığını, satış temsilcisi olarak çalışan müvekkilinin işten çıkışının 22/05/2010 tarihinde şirket tarafından yapıldığını, ... sektördeki rakip firma olan ... AŞ'nin satın aldığını bu gelişmeden sonra müvekkilinin ... AŞ de %1 oranında hissedar olarak Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaptığını, görevinden ... tutarsız davranışları ve uyguladığı psikolojik baskı nedeniyle 04/01/2012 tarihinde ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davacı şirketin bilgisayarlarına müdahalede bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin medya taraması sonucu bir araya getirdiği haberlerin müvekkili tarafından rakip firmaya verdiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin hukuka aykırı davranışının olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir, Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... AŞ ile müvekkili arasında dava dilekçesinde kabul edildiği üzere iş ilişkisinin mevcut olmadığını, bu nedenle öncelikle ... AŞ tarafından açılan dava hakkında ki davanın müvekkili açısından husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiği, davacıların talep ettiği alacakların başka bir dava ile talep edilmiş olduğunu, taleplerinin mükerrer olduğunu, müvekkilinin sadakat borcuna aykırı olarak iş sırlarını paylaştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Haksız rekabetin tanımı ve haksız rekabetin sonuçlarına ilişkin bu teorik açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; her ne kadar davacı tarafa davalılar aleyhine haksız rekabet hukuksal nedene dayalı manevi tazminat taleple dava açmış ise de; tüm dosya kapsamı, bilirkişi asıl ve ek raporları bir bütün olarak incelendiğinde; davalılar ... ve ... isimli davalıların e-mail adreslerinin sistem üzerinde kayıtlı olduğu ve dava konusu verilerin otomatik e-mail bildirimleriyle davalılara iletildiği, ancak davalıların e-mail adreslerinin sisteme davalılar tarafından eklenip eklenmediğinin kesin delillerle ispatlanamadığı, davalıların sistemden veri çektiği, bu verileri rakip firmalara ve/veya rakip firmaların müşterilerine sattığı iddialarının ("..." isimli firmadan gönderilen yazılı belge hariç) kesin delillerle kanıtlanmadığı, davalılara işten ayrıldıktan uzun zaman sonra bile 04/10/2016 otomatik e-mail bildirimlerinin devam etmesi davacı firmanın sistem üzerindeki bilgi güncelleme ve bilgi yönetimindeki ihmalinden kaynaklandığı, Antalya Konyaaltı Belediyesinin log kayıtlarında bu bağlantıların hangi kaynak ...'den yapıldığı bilgisine ulaşılamadığı, bu bilgilerin dışında kesin yargıya varabilecek bir bilgiye ulaşılamadığı ayrıca ... Hizmetine ilişkin davalılar tarafından usul ve yasaya uygun olmayan davranışta bulunup bulunmadıkları ispatlanamadığı, davacı vekili tarafından "sisteme şirkette çalışanlar tarafından e-posta tanımlaması yapılabildiği'' hususunun yaşamın doğal akışına aykırı olduğu, dolayısıyla TTK 54 ve. 55. Maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edecek eylemlerinin tespit edilemediği, mahkememizce düzenlenmesi istenen bilirkişi asıl ve ek raporun gerekçeli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle esas alındığı, ayrıntısı yukarıya aktarılan bilirkişi asıl ve ek raporunda da haksız rekabet oluşturacak bir somut eylemin tespit edilmediğinin bildirildiği görüldüğü ve davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme nezdinde tesis edilen gerekçeli kararda her ne kadar sistemden davalılar tarafından veri çekildiği, bu verileri rakip firmalara ve/veya rakip firmaların müşterilerine sattığına ilişkin iddiaların "..." isimli firmadan gelen yazı haricinde haksız rekabetin kesin delille ispatlanmadığı izah edilmiş ise de işbu değerlendirmenin kabulünün mümkün olamayacağını, zira bu belgenin 2012/326 Esas sayılı dosyasına dava dışı ... firması tarafından sunulduğunu, yazılı ve kesin delil mahiyetinde olduğunu, bahse konu dava dışı ... firmasının müşterisine ait fesih iradesini içeren belgenin davalı ...'in, müvekkili şirketin rakip firması ... firmasında çalıştığını açıkça ortaya koymakta iken işbu hususa yönelik ispata yarar hangi hususlara haiz başka hangi kesin bir delilin mahkeme tarafından arandığı, ne amaçla böyle bir tespite yer verildiğinin kendilerince anlaşılamadığını, davalıların şahsi e-mail adreslerinin sistem üzerinde kayıtlı olduğu ancak verilerin otomatik olarak e-mail yoluyla davalılara iletilmek üzere sistem kaydı oluşturularak izinsiz veri alındığı hususunun yargılama kapsamında tanzim olunan daha önceki bilirkişi raporları ile tespit edilmiş ise de yargılama kapsamında son olarak tanzim olunan 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda e-posta adresleri üzerinden elde edilen bilgilerin nasıl ve ne şekilde aktarıldığının teknik açıdan tespit edilemediğinin belirtildiğini, yerel mahkemece mezkur bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden afaki şekilde davalıların e-mail adreslerinin sisteme davalılar tarafından eklenip eklenmediğinin kesin delillerle ispatlanamadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, ancak ne var ki yerel mahkemece dosya yeterince incelenmiş olsa idi bizzat davalı tanıkları tarafından sisteme şirkette çalışanlar tarafından mail tanımlaması yapılabildiği hususunun açıkça ifade edildiğinin görüleceğini. her iki davalının da kendi istekleri ve istifa suretiyle işten ayrılmış olduklarını, davalıların işten ayrılacakları tarihleri kendilerinin belirledikleri ve işten çıkış tarihleri ve sistem kaydının oluşturulması tarihi gözetildiğinde bu durumu tasarlayarak sistemde kayıt oluşturduklarının açık olduğunu, davalıların iddia ettiğinin aksine kurumsal e-mail adresleri bakımından herhangi bir aksama olduğu ve şirketin onayıyla şahsi maillerin sisteme kaydedildiği iddiası mesnetsiz olduğunu, tespit olunacağı üzere dosya kapsamında tanzim olunan 06/06/2018 tarihli bilirkişi raporu ile davalı ...'in dava dışı ... firmasında çalışmış olduğu tespit edilmiş iken 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda işbu hususa yer verilmeyerek yalnızca davalı ...'in SGK dökümünde yer alan iş yerleri ile davacı aynı sektörde faaliyet gösteriyor ise 12 brüt ücret cezai tazminatın uygulanabileceğinin hatalı şekilde tespit olunduğunu, yerel mahkemece işbu çelişkiler dahi giderilmeden ve dahi gerekli araştırma yapılmadan hüküm tesis edilmiş ve hakkaniyete aykırı şekilde davanın reddi yönünde hüküm tesis edildiğini, yerel mahkemece her ne kadar Antalya Konyaaltı Belediyesi üzerinden elde edilen IP adresinin tek başına delil sayılamayacağı ve log kayıtlarında yer alan bağlantıların hangi kaynak İP adresinden yapıldığı bilgisine ulaşılmadığı tespit olunmuş ise de müvekkiline ait internet sitesinde, 212.174.463.3 ve 212.174.46.3 IP adresli ağ geçidi üzerinden sisteme giriş yapılarak veri çekildiği, bu IP adreslerinin ... firmasına ait olduğu ilgili sızma işlemini ... firmasının gerçekleştirdiği 14/11/2017 tarihli bilirkişi raporu ile sübuta ermiş olduğunu, ancak yerel mahkemece işbu tespitlerin dahi hükme esas alınmadan davanın reddi yönünde hüküm tesis edildiğini, bu noktada önemle belirtmek isteriz ki müvekkilinin oluşturduğu ve davaya konu olayda erişimi gerçekleştirilen, otomatik olarak mail yoluyla usulsüz gönderimi sağlanan “veriler” ile ilgili eser niteliğinde olup olmadığı gerekçeli kararda değerlendirilmemiş ise de dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporları ile işbu verilerin "derleme eser" niteliğinde olduğunun tespiti ile korumadan yaralanacağı sabit hale geldiğini, yine yargılama kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporlarında her ne kadar ... hakkında inceleme yapılmış ise de davalı ...'ın rakip firmada çalışmaya başladığına dair inceleme yapılmamış olmasının ne denli özensiz hüküm tesis edildiğini bir kez daha gözler önüne serdiğini, zira kendilerince dinletilen tanık beyanları ile aksi durumun ortaya konulduğunu, yerel mahkemece tesis edilen gerekçeli karar ile salt haksız rekabet koşullarının afaki ve taraflı şekilde değerlendirildiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu, eksik incelemenin söz konusu olmadığını, davalı ...'in MTM firmasında çalıştığına yönelik kesin bir delilin bulunmadığını, dosyadaki bilirkişi raporları ile davacı iddialarının ispat edilmediğinin sabit olduğunu, davacının iddialarının kanıtlanmadığını belirterek davacı tarafın istinaf taleplerinin reddini talep ve beyan etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın