45. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Taraflar arasında 25.06.2009 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre müvekkil şirketin davacı şirketten ... adlı yazılım ürününü satın almış olup, verilen hizmete geliştirme, bakım ve destek hizmetleri de dahil edildiğini, cezai şart niteliğinde olan sözleşmenin 5.4. maddesinin uygulanma süresi geliştirme hizmeti tamamlanmasından 12 ay sonra bittiğini, davacı şirketin davaya konu çalışanının 23.05.2019 tarihinde işten ayrıldığını belirttiğini, ancak davacı şirketten yazılım ürününün satın alınma tarihi 2009 olup, sözleşmeye göre geliştirme hizmetinin tamamlanması yıllar önce gerçekleştiğini, bu bağlamda ilk olarak dayanak gösterilen sözleşme hükmü gereğince çalışanın işten çıkmasından önceki 12 ay içinde olmak üzere daha da öncesinde herhangi bir geliştirme hizmeti alınmamış olup, cezai şart hükmünün bu açıdan uygulanması mümkün olmadığını, “28.09.2018 tarihli TBB risk merkezi genelgesi değişiklik: risk raporu münferit sorgu ilave bilgi başlıkları altyapı değişikliği hizmeti ile 05.07.2018 tarihli YPK testi hizmeti” davacı şirket tarafından hizmet verdikleri şirketler için zaman zaman getirilen kanuni zorunluluklar çerçevesinde hazırlanan ve kendi bünyelerinde oluşturulmuş olan eklenti paketleri olup, bu paketler taraflar arasında yapılmış sözleşmeden bağımsız olarak müvekkiline teklif edildiğini ve ayrı bir ücret karşılığı satın alındığını, bu eklenti paketleri müvekkiline davacı tarafça önceden meydana getirilmiş bir ürün olarak ayrıca satılmış olup, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete münhasıran verilmiş bir hizmet ya da mevcut yazılım üzerinde çalışılmış bir hizmet olmadığını, “31.10.2018 tarihli Convertion Envanteri Ve Deta Tablo Exelleri Hizmeti” ise davacıdan satın alınmış ve geliştirme hizmet çoktan tamamlanmış olan yazılımda yer alan verilerin müvekkil şirket tarafından kullanılacak olan yeni sisteme aktarılması işleminin davacı şirketçe yapılması için müvekkiline verilecek fiyat teklifinin ön çalışmasına ait olduğunu, bu hizmette de mevcut yazılım üzerinde herhangi bir çalışma geliştirme yapılmamış olup, fiyat teklifi verilebilmesi için yapılan ön çalışma işleminden ibaret olduğunu, davacı tarafça bildirilen tüm bu hizmetlerin kendileri tarafından hazırlanmış paket halinde ek uygulamalar ya da eklentilerin diğer tüm müşterileri ile birlikte müvekkiline de teklif edilerek satılması ya da talep edilen bir iş için teklif verilmek üzere yapılan ön hazırlık hizmetleri olduğunu, bu bağlamda 2019 mayıs ayından geriye 12 aylık süreçte herhangi bir geliştirme hizmeti alınmadığı gibi davacı tarafça sunulan ve bildirilen bu işler geliştirme hizmetlerine ait işler olmadığını, huzurdaki davaya dayanak rekabet yasağı içeren cezai şart maddesinin Türk Borçlar Kanunu Rekabet Yasağı maddeleri ile çeliştiğini, üzerinden 10 yıl geçmiş bir sözleşmeye dayanarak işçinin ya da sözleşme tarafının bu derece kısıtlamaya uğramasının iyiniyet ve hakkaniyet ilkeleri ile çelişmediğini, dava konu işçi dava dışı ... şirketinde davacı şirkettekinden farklı bir pozisyonda çalıştığını, davacı şirkette yapmış olduğu işi yapmadığını, bu hususun ise tek başına huzurdaki davada talep edilen cezai şartın geçerliliğini çürüttüğünü, dava dışı ... San. ve Tic. A. Ş.nin müvekkil şirketten tamamen farklı ayrı tüzel kişiliğe haiz bir şirket olduğunu, müvekkil şirketin ilgili şirketin kararlarına bir etkisi bulunmadığını, müvekkil şirketin davaya konu işçinin dava dışı ... şirketinde çalışması hususunda arabuluculuk sürecine değin hiçbir bilgiye sahip olmadığı gibi, herhangi bir şekilde ... şirketinde çalışmasını sağlamış ya da aracılık etmiş de olmadığını, yine müvekkilinin sembolik bir hissesi bulunduğu ve tamamen farklı bir yönetime ve karar merciine sahip dava dışı şirketin eleman alımlarını sürekli ya da geçici olarak takip etmesi ya da hiçbir söz hakkı olmayan bir şirketin işleyişine müdahale etmesi hayatın olağan akışına aykırı olup, böyle bir hususun müvekkilden beklenilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek davanın dava dışı ... San Ve Tic A.Ş'ne ihbarını ve davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Şirket içi ve taraflar arasında gerçekleşen email yazışmaları, fatura içerikleri ve sair belgeler üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafın davalı tarafa yazılım geliştirme, bakım ve destek hizmetleri verdiği, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirketin eski çalışanı ...'ın 23.05.2019 tarihinde işten ayrılarak, 10.06.2019 tarihinde davalı şirketin hissedarı olan dava dışı ... San ve Tic A.Ş'de çalıştırılmaya başlanmasının taraflar arasındaki 25.06.2009 tarihli lisans ve bakım sözleşmesinin 5.4 maddesine aykırılık oluşturduğunu ve davalının söz konusu hükümde kararlaştırılan dava dışı işçinin brüt ücreti tutarındaki (14.553,34 TL aylık brüt ücret x 12 ay (1 yıl)=174.640,08 TL'yi davacıya ödemesi gerektiği " gerekçesiyle davanın kabulü ile 174.640,08 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde cevap dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, Lisans ve Bakım sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre; davacı tarafından sözleşme ekinde belirtilen yazılım ürününün lisansının davalıya sağlanması ile yazılımın davalının belirlediği lokasyona kurulumu, bakım, destek ve geliştirme hizmetlerinin verilmesi konusunda taraflar arasında 25.06.2009 tarihinde lisans ve bakım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5.4. maddesi; "Taraflar geliştirme hizmetlerinin tamamlanmasından 12 (on iki) ay sonrasına kadar, yazılı onay almadan diğer tarafın bordrosunda çalışan ve işbu sözleşme ilişkisi dolayısıyla diğer tarafın elemanı olduğunu açıkça bildiği elemanları kendi bünyesinde ya da herhangi bir iştirakinde veya hissedarı olan herhangi bir kurumda işe almayacağını, bu hükmü ihlal ederse, diğer tarafa ilgili elemanın 1 (bir) yıllık brüt ücreti tutarında bir bedel ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap