4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/11683 E. , 2010/7452 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/12/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalı kuruma ait elektrik hatlarındaki elektrik tellerinden kıvılcım sıçraması sonucu başlayan yangında, hasat aşamasına gelmiş olan buğday ürününün yanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin birer bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan nesnel (objektif) eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (Medeni Yasa 24), isme saldırı (Medeni Yasa 26), nişan bozulması (Medeni Yasa 121), evlenmenin feshi (Medeni Yasa 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (Borçlar Yasası 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (Borçlar Yasası 49). Bunlardan Medeni Yasa'nın 24. maddesi ile Borçlar Yasası'nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. Medeni Yasa'nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir olgunun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; Medeni Yasa'nın 26, 174, 287); bunların dışında Borçlar Yasası'nın 49. maddesi uygulanır.
Medeni Yasa'nın 24. ve Borçlar Yasası'nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olay bu çerçeve dışında kaldığından davacının manevi tazminat istemi reddedilmelidir. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalı yanın manevi tazminat ile de sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3/a-Davacı tarafından ekilmiş olan buğday ürünü, hasat edilmeden önce elektrik hattından kaynaklanan yangın nedeniyle zarara uğradığına göre, zararın gerçekleştiği günden sonra yapılacak olan hasat ve taşıma giderlerinin, yarar ve zararın denkleştirilmesi kuralı uyarınca hesaplanan tazminat tutarından indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece, hasat edilemeyen ürünün hasat ve taşıma giderlerinden de davalının sorumlu tutulmuş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. b-)Benzer olayların genellikle hasat mevsimi olan yaz aylarının en sıcak günlerinde, şiddetli rüzgarın da etkili olduğu olağanüstü hava koşullarında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Elektrik hatlarının bakım ve onarımının düzenli olarak yapılmaması yanında kaçak elektrik kullanımının sürekli artması nedeniyle elektrik hatlarının fazla yüklenmesi, ürün sahibi kişilerin de olası yangın olaylarına karşı gerekli önlemleri almamaları sonucu yaz aylarında bu biçimde çıkan çok sayıda yangına engel olunamadığı, davalının da kamu hizmeti gören bir kurum olduğu göz önüne alınarak, Borçlar Yasası'nın 43/1 maddesi gereğince, hesaplanan maddi tazminat tutarından, durum ve koşulların özelliklerine göre uygun bir indirim yapılmalıdır. Yerel mahkemece, yangının sıcak bir ay olan mayıs ayı içinde ve rüzgarlı bir günde gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, belirlenen zararlardan, davalı yararına uygun bir indirim yapılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.