4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/12081 E. , 2010/11161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... vdl aleyhine 15/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... ve ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... ile ... tarafından temyiz olunmuştur.
Yayın gününde yürürlükte bulunan 5187 sayılı Basın Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince, basılmış eserler yolu ile gerçekleştirilen eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlardan dolayı, süreli yayınlarda eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu olup hukuki sorumlular arasında sorumlu yazı işleri müdürü bulunmamaktadır. 5187 sayılı Basın Yasası'nın 2/c maddesi gereğince süreli yayın niteliğindeki dava konusu haberin yayımlandığı gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olan davalılardan ...'na, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince, husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek, hakkında istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 275. maddesi uyarınca: “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.”
Somut olay, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir. Bilirkişi düşüncesine başvurulması, maddeye açık aykırılık oluşturmaktadır. Yerel mahkemece, usule aykırı biçimde bilirkişi görüşü alınarak ücretinin de davalı tarafa yükletilmesi doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.