İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
29.02.2024
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ticaret Hukuku
492 sayılı Harçlar Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
2004 sayılı İİK'nın 177.maddesinde, "..." üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas, Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen 4 bent ise sırasıyla; 1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Mahkemece, iflas avansı ikmal edilerek, iflas talebi İİK'nın 166. maddesi uyarınca ilan edilmiş, yargılama sonucunda, davalının dava tarihi öncesi pek çok icra takibine maruz kaldığı, bu icra takiplerinin dava tarihi sonrası giderek yüksek boyutlara ulaştığı, bu durumun davalının ödemelerini tatil ettiğini gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ile davalı şirketin ödemelerini tatil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 06/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacının ciro yoluyla kendisine intikal eden senetlerden dolayı davalıdan alacaklı bulunduğu, dosyaya sunulan 14 adet icra dosyasından sadece biri için ödeme yapıldığı, diğerleri için ödeme yapıldığına dair bilgi bulunmadığı, bunun dışında müdahillerin birçok icra dosyası bulunduğundan bahsettiği, sunulan evraklardan davalıya ait araçlar üzerinde 60'tan fazla haciz bulunduğu, borçluya karşı yapılan icra takiplerinin çoğalmasının, ödemelerin tatil edildiğinin göstergesi olduğu, kesin kanaate ulaşılabilmesi için davalı aleyhine yapılan takiplerin ve malları üzerindeki takyidatların dökümünün çıkartılması gerektiği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinde ayrı bir heyetten alınan 13.02.2020 raporda ise; davalı şirket adına 2018 yılı sonu itibariyle yoğunlaşan bir takip sürecinin başladığı, bu takiplerin dosya mevcudu belgeleri incelendiğinde bir kısmının kapanmış, bir kısmının ise halen açık olduğu, şirketin 2018 yılı sonu 2019 yılı başı itibariyle ödeme kabiliyetini yitirdiği, bununla birlikte özellikle dava tarihinden sonraki dönem takip sayılarının arttığı ve bu takiplerinin açık olduğu bu bağlamda dava tarihi öncesinde de ödemelerin tatil edildiği sonucuna varılmasının heyetimize göre mümkün olduğu, zira dava tarihinden sonra icra takiplerinin artması ile ödeme yapılmamasının öncesinde dava tarihi öncesindeki tutumun da önem arz ettiği,2019 son çeyreği itibariyle şirketin faaliyetsiz döneminin başladığı ve son durumuna bakıldığında satışlarında ve mağazalarındaki azalış soncunda şirketin gayri faal olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinden alacağı bulunmayan davacının müvekkilinin iflasını isteyemeyeceğini savunmuşsa da, davacının davalı aleyhine başlattığı takipler ve takip dayanağın senetler dikkate alındığında, davacının alacağı bulunduğunun gerçeğe yakın ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının, davacının alacağı bulunmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Ayrıca davalı vekili, yeterli inceleme yapılmadan, müvekkili şirketin ödemelerini tatil ettiği kanaatine varıldığını savunmuştur. İcra ve İflâs Kanunu
HMK md.353/1
K2004 md.177
İİK md.177/2
K6100 md.353
İİK md.177
İİK md.164
İİK md.166
İİK md.293
K6100 md.164