8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve basit yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. İlgili kararın sanık ve müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a ) ve (c) bendleri uyarında beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; cezaların caydırıcılığı ilkesinin gözetilmesi re'sen dikkate alınacak hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, müşteki Şaziye'nin olay günü eşi sanık ... ile maddi sorunlar nedeniyle tartıştıkları, bunun üzerine sanığın evde bulunan küçük balta ile kendisini tehdit etmek suretiyle evin dış kapısını kilitlemesi ile müştekinin çocuğu yanına alarak kendini yatak odasına kilitlemesi ve polislerin gelmesi ile kilitli bulunduğu yatak odasından çıkması sonucu, sanığın silahla eşe karşı tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın eşi müştekiyi silah tehditi ile kapıyı kilitlemesi, müştekinin korkuyla kendini yatak odasına kitlemesi ve polislerin gelmesi ile odadan dışarı çıkmasının mahkemece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hakkında yapılan değerlendirmesi, sanığın suç işlediğini inkarı mağdurun kovuşturma aşamasında beyanlarında sarfınazar etmesi, sanığı suçtan kurtarmaya yönelik ve cezasını azaltmaya yönelik beyanlar olduğu, ileri sürülen beyanlar ve delillerin gerçeği yansıtmadığı hayatın olağan akışına uygun olmadığı kabulü ile mağdurun sonradan değişen beyanlarına itibar edilmeyerek sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "mağdurun mahkeme huzurunda verdiği ifadesinde, eşiyle tartışınca tartışmanın büyümemesi için yatak odasına gidip kapıyı kilitlediğini ve polis çağırdığını, evden ayrıldıktan sonra tekrar döndüğünü ve eşiyle barıştığını belirtmesi, 23.07.2020 tarihli dilekçesinde olay günü evde 3 tane anahtar olduğunu, ikisinin kendi çantasında bulunduğunu ve çantasının yatak odasında durması nedeniyle evden zorlanmadan çıkabileceğini, evin birinci katta olduğunu, eşinin kendisinin hürriyetini engellemediğini ve şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında sanığın eşine karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kastıyla hareket etmediği ve üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı halde beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna" karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın aşamalardaki savunmaları, katılan beyanları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın, sanığın eşine karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kastıyla hareket etmediği ve üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına dair, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiş, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2022/322 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap