8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.04.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf itirazları yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ...'nin temyiz isteği; tanığın beyanının mahkemece alınmaması, maddi gerçeğin araştırılmaması, eksik inceleme yapılması ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olaya ilişkin mağdur 15.07.2017 tarihinde kolluğa giderek, yaklaşık 8 ay önce kaçırıldığından bahisle şikayetçi olmuştur. Olay günü katılanın ikametine gelerek tehdit etmesi ile katılanı zorla araca bindirmesi ve ıssız bir yere götürerek, silahla tehdit ederek ve katılanı darb etmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Olayın şikayet tarihinden 8 ay sonra olması nedeniyle adli rapor alınamamıştır. 3. Katılanın beyanlarından sanık ile devam eden bir ilişkisinin olduğu anlaşılmaktadır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesi'nce sanığın olay günü gecesi katılanın ikametine geldiği, katılanı aracına bindirerek ıssız bir yere götürdüğü, ele geçirilemeyen silahı katılanın kafasına dayayıp ''Abdest al seni öldüreceğim'' diyerek tehditte bulunduğu, tekme ve yumruk ile vurarak katılanı darp ettiği, katılanı yeniden araca bindirerek ikametine bıraktığı, sanığın eyleminin tanık....nın beyanı ve sanığın tanığa gönderdiği ''Akşam onun beynine sıkacaktım senin adını andı'' şeklindeki mesaj içeriği ile de sabit olduğu görülmekle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "her ne kadar tanık .... tarafların müşterek çocuğu olup olay günü sanık ile annesinin evden ayrılıp gittiğini, annesine ulaşamayınca babasına mesaj yazdığını, babasının "eğer annen senin ismini vererek yalvarmasaydı onu öldürecektim" şeklinde cevap verdiğini, ancak bu mesajı daha sonradan sildiğini, annesinin eve döndüğünde dayak yediğini gördüğünü beyan etmiş ise de bu tanığın annesiyle birlikte kalmış olması sebebiyle, taraflı beyanda bulunmuş olabileceği değerlendirilmesi ile sanık ile mağdurun boşandıktan sonra zaman zaman bir araya geldikleri, görüşmelerin devam ettiği, hatta en son imam nikahı kıydıkları, bu durumun çocuklar tarafından öğrenilmesi üzerine çocukların bu duruma karşı çıktıkları, bunun üzerine mağdurun sanığa ilişkiye sahip çıkmasını söylediği, ancak sanığın ilgilenmediği, mağdurun bunun üzerine şikayetçi olduğu, anlatımlarını doğrulayacak herhangi bir delil olmadığı, yukarıda söylendiği üzere tanık ....'nin taraflı olmasının mümkün olduğu, olaydan 8 ay sonra şikayetçi olmasının hayatın olağan akışına uymadığı değerlendirilerek sanığın delil yetersizliğinden beraati ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine dair karar kaldırılarak sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tebliğnamedeki görüş ve katılanın karar hakkında temyiz itirazı yönünden; tanık ....'nın katılanın kızı olup katılan ile birlikte yaşadığı, olaya doğrudan tanıklık yapmadığı, bilgisinin katılanın anlatımına dayalı olduğu, whatsapp yazışmaları ile ilgili olarak ilgili Amerikan firmasının bilinen uygulamalarına göre yazışmalara cevap vermediği, bu nedenle dosyaya ibraz edilen fotoğrafların bilirkişi incelemesinin kesin ve inandırıcı sonuç vermeyeceği ciheti ile, Tebliğnamadeki bozma düşüncesi yerinde görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre,olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın dosya kapsamıyla desteklenmeyen soyut iddiaları, sanığın aşamalardaki savunmaları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve mahkûmiyetine yeterli delil bulunmaması nedenleri ile beraat hükmü kurmasında bir isabetsizlik bulunmadığından Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle, katılanın eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2020/810 Esas, 2021/1295 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın