8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında eksik araştırma ile karar verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, yeterli araştırma yapılmadığına, kredi kartının rıza dahilinde kullanıldığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, dosyada somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın, mağdura ait camı ve kapısı açık vaziyetteki araç içerisinde bulunan cüzdanı çaldıktan sonra, cüzdanın içerisindeki kredi kartı ile birden fazla kez harcama yapmak suretiyle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. Sanığın, mağdura ait kredi kartı ile aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla kez harcama yapmak suretiyle, atılı suçu zincirleme şekilde gerçekleştirdiği nazara alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbik edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın savunmaları, tanık ifadeleri, banka cevabi yazısı, iletişimin tespitine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu, konaklama belgesi ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin sübuta yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden; Hırsızlık suçu ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun birlikte işlenmediği belirlenerek yapılan incelemede, Atılı hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR A. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2020/430 Esas sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2020/430 Esas sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap