8. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyet kararı verilmiştir. 3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.02.2023 tarihli kararı ile iftira suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında iftira suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın iftira suçunu işlediğinin sabit olduğuna, istinaf mahkemesince gerçeğe aykırı ve eksik araştırma ile hukuka aykırı karar verildiğine, sanığın suç kastı bulunduğuna, asılsız ihbarların anayasal hak kapsamını aştığına, iftira suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna, re'sen tespit edilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden hatalı olduğuna, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 03.09.2022 tarihinde güncellenmiş olduğuna, sanık lehine 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, husumet beslediği müşteki hakkında sigortasız ve yaşı küçük işçi çalıştırdığı iddiasıyla CİMER üzerinden ihbarlarda bulunmak suretiyle müştekiye yönelik asılsız suç isnadıyla iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, "...taraflar arasındaki önceye dayalı anlaşmazlık ve husumet durumu dikkate alındığında sanığın katılana husumet besleyerek hakkında idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla işlenmediğini bildiği suç isnadında bulunarak iftira suçunu işlediği..." gerekçesi ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; ".. ihbar tarihleri ile denetim tarihleri arasında geçen uzun süre de dikkate alındığında ...'ın bahse konu işyerinde sigortasız işçi çalıştırmadığı hususunun sabit olmadığı, sanık ...'ın iddialarının Anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, sanık hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesinin lazım geldiği.." gerekçesiyle sanığın, iftira suçundan mahkûmiyetine dair karar kaldırılarak beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu ve hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilmesi gereken maktu vekalet ücretinin 5.100,00 TL olduğu, 3 Eylül 2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayım tarihinde yürürlüğe giren tarifenin uygulanamayacağı da gözetilerek, sanık müdafiinin, vekalet ücreti miktarına yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, Sosyal Güvenlik Kurumu Antalya İl Müdürlüğünün inceleme ve durum tespit raporları, katılan beyanları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin, sanığın iftira suçunu işlediğinin sabit olduğuna, istinaf mahkemesince gerçeğe aykırı ve eksik araştırma ile hukuka aykırı karar verildiğine, sanığın suç kastı bulunduğuna, asılsız ihbarların anayasal hak kapsamını aştığına, iftira suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna, re'sen tespit edilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.02.2023 tarihli kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın