2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme olarak bahsettiği evrak, bir ajanda sayfasına yazılmış ve satışa konu malın cinsine, türüne ilişkin herhangi bir bilgi içermeyen sadece hurda terimi ile birim fiyat ve teslim yerinin yer aldığı bir yazı parçası olduğunu, satışa konu edilen malın nevini ve hurda türünü içermemesi bu hali ile geçerlilik şartlarına haiz olmayan bir yazışmanın sözleşme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında yer alan bu evraklardan anlaşıldığı üzere bu yazının 28.11.2019 tarihinde imza altına alındığını, gönderilecek hurdanın cinsi ve nevi hakkında taraflar arasında daha sonra devam eden görüşmelerde, gönderilecek hurdanın cinsi değiştiğinden fiyat yeniden değerlendirildiğini birim fiyat 100Euro/Ton olarak belirlendiğini, zira her ne kadar genel terim olarak hurda malzeme olarak anılsa da söz konusu ticari mal kendi içerisinde malın türüne göre farklı değerlere sahip olduğunu, bu görüşmelerin ardından ithalata konu tüm resmi işlemler mahkemeye sunulan olan ... nolu fatura ve bu faturaya konu mallar üzerinden gerçekleştiğini, Gümrük beyannameleri ve sair tüm evrakların bu fatura esas alınarak yapıldığını ve bu faturanın bedelinin de ... firmasına ödendiğini, Müvekkilinin ... firmasına ve temlik alan davacı tarafa başkaca bir borcu bulunmadığını, bu hususta Mersin Liman İşletmesinin gümrük kayıtlarının celbini talep ettiklerini, zira tüm resmi işlemlerin ... firması tarafından düzenlenen 09.12.2019 tarih, ... numaralı 9.253,00 Euro bedelli fatura üzerinden yürütüldüğünü ve sonuçlandığını, davacının iddia ettiği gibi bir alacak söz konusu olsa idi, bu faturanın bedelinin toplam miktar üzerinden kesilmesi gerektiğini, bu nedenle sonradan tanzim edildiği sabit olan 09.01.2020 tarih, ... nolu fiyat farkı faturasının herhangi bir dayanağının olmadığı ve kötüniyetle düzenlendiğinin aşikar olduğunu, dava dışı ... Firmasının düzenlemiş olduğu ... nolu faturadan dolayı müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, Bu nedenle mahkemeye sunulan 09.01.2020 tarih, ... nolu faturayı kabul etmediklerini, ayrıca davacının ödenmediğini iddia ettiği ... nolu fatura taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarına tebliğ edilmemiş bir faturanın ödenmediği konu edilerek açılan davanın hukuki bir dayanağının olmadığını, Müvekkil şirketin böyle bir faturanın tanzim edildiğinden icra takibi ile haberdar olduğunu ve itirazda bulunduğunu, bahsi geçen faturanın müvekkiline tebliğ edilmiş olduğunun ispatı ve ilgili gümrük müdürlüğünün resmi kayıtlarının aksine bir ticaretin söz konusu olduğunun ispatının da davacıya ait olduğunu, Türk Ticaret Kanunun "Defter Tutma Yükümlülüğü" başlıklı 64. Kanun maddesi gereğince faturaların ticari defterlere işlenmesi zorunlu olduğunu, fakat davacı taraf bahsi geçen faturaları ticari defterlerine işlemediğini, davacının delil olarak göstermiş olduğu faturanın, davacının ticari defterlerine işlenmemiş olması nedeniyle delil niteliği bulunmadığını, ayrıca söz konusu faturanın müvekkilinin ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığını ve müvekkilinin ticari defterlerinin kanuna ve usule uygun olarak tutuğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/4864 Esas 2017/3395 Karar sayılı ilamında "6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinde ticari defterlerin delil olmasının koşulları düzenlenmiş olup, anılan madde hükmü gereğince; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ve bunun yanında diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Maddeden de anlaşılacağı üzere hükümde belirtilen tüm koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği ve dolayısıyla hükme dayanak teşkil etme gücünü kazanması mümkün değildir. Taraflar ticari defterlerini, yasaya uygun tutmuş olsalar bile iki tarafın defterleri birbirine aykırı ise ticari defterler yine delil vasfı kazanmayacaktır." ifadelerine yer verildiğini, dolayısıyla defter kayıtlarında yer almayan bir faturadan dolayı alacak iddiasında bulunmanın mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Ticaret Bakanlığına Mersin Gümrük Müdürlüğüne, Ticaret Sİcil Müdürlüğüne, Erciyes Vergi Dairelerine, Mimirsinan Vergi Dairelerine, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip sayılı dosyasının incelenmesinde, Alacaklının olduğu, borçluların Şirketi olduğu, takibin 64.410,49-TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın