8. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanık, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; "yaralama suçundan verilen karar dışında" temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve basit yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, basit yaralama suçundan beraatine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet kararının ve eşe karşı kasten basit yaralama suçundan verilen beraat kararının kaldırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık hakkında katılana yönelik yaralama suçundan , hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... temyiz isteği, suçun işlendiğine dair şüpheden uzak, kesin inandırıcı delil bulunmadığını, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca indirim uygulanmadığına, seçenek yaptırımlara çevrilmediğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine ilişkindir. 2. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ve vekalet ücreti talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, mağdur ...'in çocuğunu okula götürmekte iken sanık ...'ın arkadaşının aracı ile birlikte gelerek mağdurun kolundan tutarak zorla aracın içine soktuğu ancak yoldan geçen birinin müdahalesi ile mağdurun araçtan çıktığı bu esnada mağdurun telefonunu aracın içinde kaldığı bu suretle sanığın birden fazla kişi ile cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın katılanı kolundan tutarak araca bindirmesi, yoldan geçen birinin olaya müdahalesi ile araçtan çıkan katılanın şikayeti olduğu olayda cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine, kasten yaralama suçundan ise olayda sanığa karşı uygulanan cebirin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeniyle yaralama suçu hakkında beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü ikinci fıkrası (a) bendi uyarında verilen beraat kararının yanlış olduğu kabulü ile sanık hakkında yaralama suçundan bu eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsuru olması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı, eşe karşı birden fazla kişi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Dava konusu olaya ilişkin olarak olayın intikali şekli ve zamanı, olayın sıcaklığı ile alınan mağdurun beyanları, sanığın tevil içeren beyanı ve çelişkili savunmaları, dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık tarafından ileri sürülen kesin ve inandırıcı delil olmadığı, yasal unsurların oluşmadığı ve takdiri indirim ve lehe hükümlerin uygulanmaması sebepleri ile katılan kurum vekilinin eksik ceza verildiğine ve ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, tebliğname görüşüne iştirak edilerek sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Katılan Bakanlık kurum vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. V. KARAR Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığı kararının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi kapsamında düzenlenen bir hüküm niteliğinde bulunmadığı temyiz edilemez olduğu anlaşılmakla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/1744 Esas, 2021/2105 Karar sayılı kararında sanık tarafından ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap