8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında, atılı suçtan verilen hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin kasten yaralama ve tehdit suçlarından vermiş olduğu mahkumiyet hükmünü kaldırarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Gaziosmanpaşa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında yaralama suçundan 6 ay, tehdit suçundan 2 yıl hapis cezası, hak mahrumiyetleri ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Karara karşı sanık ... katılan kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi 21.04.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak ve sanığın ek savunmasını almak sureti ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 35 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince sanığın 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar vermiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan kurum vekilinin temyiz isteği, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmamış olması, suç vasfı değişikliğinin eksik değerlendirilmesi, yeterli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulması ayrıca katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, evli olup boşanma aşamasında ve ayrı yaşamakta bulunan sanık ile mağdurun, sanığın yanında bulunan müşterek çocuğu görmek için anlaştıkları, buluşmak için gittikleri parkta sanığın yanında çocuğun olmadığını gören mağdurun uzaklaşmak istediği, sanığın kendisi ile konuşmak istediği, mağduru yere yatırarak elinde bulunan bıçağı boğazına dayadığı, çevrede bulunanların ve güvenlik görevlilerinin yaklaşmasını engellediği, mağduru parkın dışına kadar götürdüğü, kafa atarak yaraladıktan sonra kaçtığı iddiasına ilişkindir. 2. 21.06.2017 tarihli adli raporda mağdurun sağ kaş bölgesinde şişlik, morluk, sol el ikinci parmakta laserasyon bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir. 3. Mağdur kollukta ve aşamalardaki beyanında, çocuğunu görmek üzere arkadaşı E. ile birlikte parka gittiğini, eşinin yalnız geldiğini görünce dönüp gitmek isterken sanığın koşarak yanına geldiğini, saçını tutup yere yatırdığını, kalabalık toplanınca boğazına bıçak dayayarak "karışmayın, polisi aramayın" diyerek insanları yaklaştırmadığını, özel güvenlik görevlilerinden kurtulmak için kendisini kolundan tutarak koşturduğunu, bu esnada bıçağın elinde olduğunu, sonrasında bıçak boğazına dayalı olarak kendisini parkın çıkış kapısına kadar götürdüğünü, mağdurun, sanıktan kurtulmak için özel güvenlik görevlilerinden kilitlemiş oldukları parkın kapısını açmalarını istediğini, kapının açılması üzerine sanığın mağdura kafa attıktan sonra koşarak uzaklaştığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 4. Tanık E.B.'nin aşamalarda mağdur ile aynı doğrultuda beyanda bulunduğu görülmüştür. 5. Sanığın kollukta suçlamaları reddettiği, ilk derece mahkemesinde parkın diğer tarafına götürerek korkutmak için eşinin boğazına bıçak dayadığını ikrar ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinde ise yalnızca bıçak dayadığını kabul ettiği anlaşılmıştır. 6. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince sanığın mağdura kafa atarak yaralama ve boğazına bıçak dayamak sureti ile tehdit suçunu işlediği kabul edilmiştir. 7. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge adliye mahkemesince, sanığın, mağdurun boğazına bıçak dayaması ve parkta bulunanların müdahale etmeye çalışması üzerine boğazına bıçak dayalı halde bir süre parkın dışına doğru sürüklemesi, yüzüne kafa atması ve parkın dışına çıktığında mağduru bırakıp kaçması eyleminin bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, ancak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE A. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. B. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin sanığın eyleminin bir bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu yönündeki değerlendirmesi isabetli olmakla birlikte, mağdurun boğazına bıçak dayamak, bir süre beklemek, yakalanmaktan kurtulmak amacı ile yanında götürmek, kafa atmak sureti ile yaralamak ve kaçmak için uygun zaman bulduğunda bırakmak şeklindeki eylemi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlamış hali olduğu göz ardı edilerek, teşebbüs hükümleri uygulanmak sureti ile eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin vekalet ücreti ile ilgili temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın