Esas No
E. 2024/234
Karar No
K. 2024/442
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2024/234 E.  ,  2024/442 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil ve tazminat istemli davada verilen ret kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olup, Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten, noksan temyiz harcının ikmali sağlandıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflarca ...

2.Noterliğinde akdedilen 11.06.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkilinin üstlendiği inşaatı tamamlayıp, davalıya teslim ettiğini ve genel iskân ruhsatını da aldığını ancak arsa sahibince devri gereken 7 no.lu bağımsız bölümün devredilmediğini ileri sürerek, 7 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptâli ile davacı adına tescilini ve tapunun zamanında devredilmemesi nedeniyle uğradığı zarara karşılık 1.000,00 TL'nin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu dairenin yükleniciye devredilecek son bölüm olduğunu, inşaatta eksik ve kusurlu işler bulunduğunu, iskân ruhsatı verilmişse de ruhsatın sonradan iptâl edildiğini, eksiklikler konusunda ayrıca dava açtıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 08.09.2009 tarihli ve 2007/20 Esas, 2009/357 Karar sayılı kararı ile sözleşmenin 4. maddesinde genel iskân alınınca son tapunun yükleniciye verileceğinin kararlaştırıldığı, davacı vekiline verilen yeterli süreye rağmen projeye aykırılıkların ve eksikliklerin giderilmediği, belediye yazısında da genel iskânın halen verilmediğinin bildirilmesi ve davacı vekilince de genel iskânın ihtilaf sebebiyle alınamadığını belirtmesi karşısında yüklenicinin 7 nolu bağımsız bölümü hak etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 06.05.2011 tarihli, 2010/1297 Esas ve 2011/2768 Karar sayılı kararında; davacıların sair temyiz itirazlarının reddi ile arsa sahibince inşaattaki eksikliklerin bedelinin talep edildiği dikkate alınarak ...

8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/71 esas sayılı dava dosyasının eldeki davayla birleştirilmesi, iskân ruhsatının alınması için gerekli marsaflar 2006/71 esas sayılı davada talep edilmemiş ise bunun için gerekli masraflar belediyeden sorulup tespit edildikten sonra dava ve birleşen davalar hakkında karar verilmesi, 2006/71 esas sayılı dosya kesinleşmişse ve o davada hükmolunan bedellerin ve iskân için masrafa hükmolunmamışsa bu masrafların da ilavesi ile arsa sahibinin alacaklarının ödenmesi -birlikte ifa- suretiyle tapu iptâl tescile ilişkin davanın sonuçlandırılması her halükârda davanın açılmasında davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığından mahkeme masraflarının ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiği belirtilerek hükmün davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 04.12.2020 tarihli ve 2011/319 Esas, 2020/642 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak keşif yapıldığı, ek raporda belirlenen 15.033,39 TL eksik ve ayıplı işler bedelinin birlikte ifa kuralı gereğince davacıya depo ettirildiği, belediye yazısında ... kullanma izin belgesinin alındığının bildirildiği, davacının dava konusu 7 no'lu bağımsız bölümün tapusunu almaya hak kazandığı, davacı yargılama aşamasında tapuya hak kazanmışsa da davalı tarafından inşaatın tamamlanması ve eksikliklerin giderilmesi için davacıya imkan tanınmaması ve davanın açılmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılarak davanın kabulüne 7 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline, depo edilen 15.033,39 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya fer'ileri ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı arsa sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli, 2021/3880 Esas, 2021/2609 Karar sayılı kararında; davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile bozmaya uyulmakla bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak teşkil edeceğinden bozma uyarınca inceleme yapılması gerektiği, belediye yazısında iptal gerekçesi ortadan kalktığından genel iskân belgesinin 23.01.2006 tarihi itibariyle tekrar yürürlük kazandığı, güncel mevzuata göre binalara ... kullanma izin belgesi düzenlenmesi gerektiği ancak ... kullanma izin belgesinin düzenlenmediği, belediyeye yatırılması gereken ... kullanma izin belgesi harcı 6.335,81 TL olup diğer kurum ve kuruluşlara ödenecek harç miktarlarının bilinmediğinin bildirildiği, bu sebeple yükleniciye ... kullanma izin belgesi alması yönünde süre verilmesi ya da alınması için gerekli güncel masraf belirlenerek birlikte ifa suretiyle davacıya depo ettirilerek hüküm kurulması gerektiği, ayrıca arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerdeki eksik ve ayıplı işler bedeli depo ettirilmişse de ortak alandaki eksik ve ayıplı işler bedeli hesaplanmasına rağmen bu tutarın depo edilen miktara eklenmemesinin doğru olmadığı, bozma ilamında davanın açılmasında davalıya atfı kabil kusur bulunmadığından mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece davanın açılmasına davalının sebep olduğu gerekçesiyle mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, davacının tapu iptal tescil talebi yanında kazanç kaybı talebiyle ilgili olarak, mahkemece kurulan ilk hükümde davanın ret edilmiş olması ve bozma ilamında davacının sair temyiz itirazlarının reddedilmesi ile kesinleştiği anlaşıldığından, davacının bu talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3.Davalı arsa sahibi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuşsa da Dairemizin 09.06.2021 tarihli, 2021/5394 Esas ve 2021/1463 Karar sayılı ilamı ile istemin reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin 02.11.2022 tarihli ve 2021/765 Esas, 2022/768 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak hali hazırda ... kullanma izin belgesi düzenlenmediğinden, belgenin alınabilmesi için gerekli güncel masraflar belirlenip davacılara depo ettirildiği, davalının ortak alanlar bakımından talep edebileceği miktarın depo edilen tutara eklendiği, davacıların 7 no'lu bağımsız bölümün tapusunu almaya hak kazandığı, davanın açılmasında davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığından mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline, depo edilen 130.112,55 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ferileri ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalının temerrüde düştüğünü, müvekkiline kalan bağımsız bölümü kiraya vermek suretiyle yararlandığını, zarar hesabının temerrüt tarihi itibariyle belirlenmesi ve kazanımların düşülmesi gerektiğini, ölen mirasçıların taraf sıfatı kalmayacağından lehlerine karar verilemeyeceğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine hatalı hükmedildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: dava tarihi itibariyle iskân ruhsatı alınmadığını, davacının ağır kusurlu olduğunu, yüklenici kendi borcunu yerine getirmeden tapu devrini talep edemeyeceğini, iskân alınmamış olduğundan hukuken teslim şartının gerçekleşmediği, eksik ve ayıplı işler bedelinin hatalı belirlendiğini, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yeniden keşif ve inceleme yapılması gerektiğini, binanın yürürlükteki imar mevzuatına uygun olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile bağımsız bölümün zamanında teslim edilmemesinden dolayı kazanç kaybı istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 495 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı arsa sahibi vekilinin tüm, davacı yüklenici mirasçıları vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasındaki yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7 no.lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline, depo edilen 130.112,55 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ferileri ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

Her ne kadar gerekçeli karar başlığında davacılar olarak "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." yazılmışsa da muris ...'ın mirasçılarından bir kısmının dava sırasında vefat ettiği, eşinin mirası hükmen reddettiği gözetilmeden bu kişilerin de karar başlığında taraf gösterildiği ve hüküm fıkrasında da açıkça isim, hisse bilgisine yahut veraset ilamı bilgisine yer verilmediğinden, kurulan tescil hükmünün infazında tereddüte sebebiyet verilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi, belgelere, nüfus kaydı ve veraset ilâmlarına göre davacı yüklenici ... davalı aleyhine 19/01/2007 tarihinde dava açtıktan sonra 14/10/2007 tarihinde vefat etmiş olup, geriye mirasçıları olarak oğulları ... ve kızları ... ve ... ile 05/09/2007 tarihinde evlendiği eşi ... kaldığı, yargılama sırasında oğlu Kenan'ın 31/05/2012 ve kızı ...'ın 15/05/2013 tarihinde bekar ve alt soy mirasçısı (1. zümre mirasçı) bulunmaksızın vefat ettikleri, ayrıca eşi ... talebi üzerine 03/01/2008 tarihli kararla mirasın hükmen reddine karar verildiği ve böylelikle karar başlığında adı geçen bu 3 mirasçının (..., ..., ... ...) mirasçılık sıfatı ve adına tescil edilebilecek hissesi kalmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan davacı yüklenicinin 12/03/2007 tarihinde boşandığı (eski) eşi ...'nin boşanma nedeniyle eski eşine mirasçı olmadığı anlaşılmaktaysa da mirasçılardan ...’ın velisi olması sebebiyle velayeten ve mirasçı iken yargılama sırasında vefat eden müşterek çocukları ... ile ...'ın annesi (2. zümre mirasçısı) olmasından dolayı da mirasçı sıfatıyla asaleten taraf olduğu gözetilmelidir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, gerekçeli karar başlığında davacı olarak ... bu sayılan davacılara yer verilmek, hüküm fıkrasında mirasçıların isim bilgisine ve hisse oranlarına açıkça yer verilerek yahut varsa hisseleri gösteren veraset ilamının kararın eki olduğu belirtilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratır şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438 nci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.

Davacılar vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “davacıların adına hisseleri oranında TESCİLİNE,” ibaresinin çıkartılarak yerine “iptal edilen tapunun 4/15 hissesinin davacılardan ..., 4/15 hissesinin ..., 4/15 hissesinin ... ve 3/15 hissesinin ... adına KAYIT VE TESCİLİNE" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.