9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı -------- şirketi vekili Mahkememize sunduğu 14/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle:davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesi Ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, tramer kayıtlarına göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kazadan uzun bir süre sonra alanında uzman dahi olmayan kişilerce oluşturulmuş ekspertiz raporları ile dava açılmasında hukuki yararı olmadığını, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda yetkili merci tarafından kusur durumunun gerçek değerinin belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça iddia olunan araç hasar onarım bedeli ve değer kaybı tutarları son derece fahiş olup işbu taleplerin kabulünün imkansız olduğunu, müvekkili Şirket'in değer kaybı talebine yönelik herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş yeni Genel Şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili Şirket'in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyan ile, davacı tarafça tebliğ edilmeyen delillerin tebliğe çıkartılması için davacıya kesin süre verilmesini, davanın reddini, kusur durumu, değer kaybının tespitini, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarını, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------- vekili Mahkememize sunduğu 23/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, önündeki araca arkasından çarpan her sürücünün kusurlu olacağına dair yazılı bir kural olmadığını, orta şeritte seyir halinde olan davacı sinyal vermeden, geçtiği şeridin müsait olup olmadığını kontrol etmeden ani ve hızlı bir şekilde davalı müvekkilinin seyrettiği sol şeride geçtiğini, davacının bu hatalı davranışı sebebiyle müvekkilinin davacıyı fark eder etmez fren yapmasına rağmen, zeminin yağmur nedeniyle kaygan olmasının da etkisiyle davacıya çarpmak zorunda kaldığını, çarpma sırasında müvekkilinin hızının kazanın meydana geldiği yol kesiminde geçerli olan hız limitinin altında olduğunu, kazaya ilişkin kusur oranının tespiti bakımından müvekkili tarafından --------- itiraz edilmiş olup dosyanın ön inceleme aşamasında olduğunu, kusur durumunun belirlenmesi bakımından konunun uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, aracının onarımının müvekkili tarafından yapılmadığın, aracı davacının kendisinin tamir ettirdiğini, bu tamir işlemini yetkili serviste değil sanayide bulunan herhangi bir tamircide yaptırdığını, davacı eğer aracın orijinal parçalarını taktırmak isteseydi en başta yetkili servise gidip bu işlemi yaptırabileceğini, müvekkilinin orijinal parçalarını taktırmadığı halde bunun ücretini talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, yapılan tamirat işleminde (orijinal olmayan parçaların kullanılması vs gibi) hatalar varsa bunun sorumlusunun müvekkili değil tamiratı yapan kişi veya firma olduğunu, bu yönden husumet itirazında bulunduklarını, aracın tamiratı davacı tarafından yaptırıldığı için hasar farkı talep etmesinin mümkün olmadığını, değer kaybı ve hasar farkının birlikte istenmesinin mümkün olmadığını, kazaya müvekkili sebep olmadığı için araç mahrumiyet tazminatından da sorumlu olmadığını, aracın onarım süresinin uygun olup olmadığı, daha kısa sürede onarımının mümkün olup olmadığı uzman görüşünü gerektirdiğini, ayrıca kaskosu olan bir aracın bu gibi kaza olaylarında kasko yaptıran kişiye belirli süreliğine araç ikame etmesi söz konusuyken davacının böyle bir talepte bulunup bulunmadığı açık olmadığını, kasko şirketi tarafından ikame araç verildiyse davacının bir maddi kaybı bulunmadığını, eğer davacı kasko şirketinden hiç talep etmemiş ve kiralama şirketinden kiralamışsa keyfi olarak yapmış olduğu işlemin müvekkiline yükletilemeyeceğini, değer kaybı tazminatı miktarını belirlemek için rapor aldığını ve bu rapor için 330,40 TL harcama yaptığını beyan eden davacının bu meblağı müvekkilinden talep etmesinin mümkün olmadığını, söz konusu miktarın zorunlu bir harcama olmadığını, tamamen davacının arzusuna göre yapılmış keyfi bir harcama olduğunu, danışma ücreti niteliğindeki bu tür harcamaların yargı aracılığıyla tazmini mümkün olan zarar kalemlerine girmediğini, müvekkili bakımından olayın yasal faizin üzerinde bir faiz oranı uygulanmasını gerektirecek bir yönü bulunmadığını, müvekkilinin olaya karışan aracını diğer davalı --------Ş'ne sigortalattığını, davacının bir zararı varsa diğer davalı sigorta şirketinden talep etmesi gerektiğini, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını beyan ile, açılmış olan haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın