4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/11948
- Karar No
- 2010/7821
- Karar Tarihi
- 28.06.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2009/11948 E. , 2010/7821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/11/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu yayında; "Yavaş ol ... aile var" başlığı altında; "...Türkiye'nin ilk ve tek 'bekaret raporlu mankeni' ... ..., önceki gece gittiği bir gösteride ortalığı birbirine kattı. İddialara göre; ... sevgilisiyle İstanbul Gösteri Merkezi'ndeki ünlü müzikal Mamma Mia'yı izlemeye gitti. Daha çok ailelerin bulunduğu salonda iki sevgili, bir hayli samimi hareketler sergileyince olanlar oldu... Arkasındaki ve yanındaki izleyiciler tarafından sözlü olarak uyarılan ... ..., tepkileri hiç umursamadı. Sevgilisiyle uluorta öpüşmeye devam eden ...'e olan tepkiler artınca ünlü manken öfkelendi. Bunun üzerine ... ... ile sevgilisi gösteriden ayrıldı. İzleyiciler de rahat bir nefes almış oldu!" biçiminde açıklamalara yer verilmiştir. Davacı, haberin gerçek olmadığını; gösteriyi bir arkadaşı ile birlikte sonuna kadar izlediğini belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Yerel mahkemece, magazin haberi niteliğindeki yayının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı yan, haberin gerçekliği yönünde hiç bir kanıt sunmamış; davacı tanıkları ise, olayın haberde yer aldığı biçimde gerçekleşmediğini belirtmişlerdir. Bu durumda, gerçeklik olgusundan söz edilemez. Diğer yandan, gerçek olmayan haberde yer alan olaylar; salt bu anlatım biçimi nedeniyle de davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.