8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.03.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine ve hükmolunan cezaanın Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesince ertelenmesine karar verilmiştir. Hüküm Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin 13.05.2022 tarihli kararı ile hüküm kaldırılarak sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesinde uygulamaya hükmolunan cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlere ise kararda yer verilmemiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz istemi, hükmolunan cezanın caydırıcı bulunmadığına, fiil beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlendiğinden hükmolunan cezanın arttırılması gerektiğine ilişkindir. B. Sanığın temyiz istemi, katılanın iddialarının asılsız olduğuna ve atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Ankara ilinde 16.09.2017 tarihinde gerçekleşen olayda, arkadaşlarıyla eğlendikten ve alış veriş yaptıktan sonra poşetleriyle eve dönen 32 yaşındaki sağır ve dilsiz katılanın anlatımlarına göre sanığın aracıyla katılana yaklaştığı ve onu evine bırakabileceğini ifade ettiği, arabada başka bir kadında bulunduğu ve sanığı güvenlikçi zannettiği için güvenerek sanığın arabasına bindiği, araçtaki kadının sonradan indiği, sanığın bira alıp gezelim şeklindeki isteğini önce kabul ettiğini, sanığın aracını katılanın evine doğru sürmediği, sanıktan kendisini ısrarla evine götürmesini istediği, sanığın ise katılana "seni kaçırdım" dediği, aralarında boğuşma yaşandığı, katılanın elindeki bira şişesiyle sanığın başına vurduğunu ve sanığın afallamasından yararlanarak durdurduğu araçtan indiği, katılanın olay nedeniyle alınan raporunda el ve yüzde cilt kesisi, ödem ve ekimoz bulunduğu ve ayrıca 0.73 promil alkollü olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 2. Katılan sanıkla boğuşması sırasında aracın torpido gözünden bir banka dekontu almış, sanığın ismini sosyal medyadan araştırarak teşhis etmiş ve kolluğu bildirmi, sanık ... yakalama sonucu alınan beyanlarında katılanı el kaldırması sonucu araca aldığını, "kızım var, 50 TL" şeklinde fuhuşa yönelik konuşmalar yaptığını, bira almak istediğini, geç saat olduğundan bira alamadığını, aracından inmediğini, kendisini arabadan atmak istemesi üzerine aralarında boğuşma yaşandığını, bira şişesiyle kafasına vurduğunu, 1500 TL parasını aldığını, alkollü olduğundan polise şikayette bulunmadığını ifade etmiştir. 3. Sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 109/2 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar veren Ankara 25.Asliye Ceza Mahkemesi'nin hükmü, Cumhuriyet savcısınca sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmadığından, katılan vekili tarafından ise aleyhe temyiz edilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesince Ankara 25.Asliye Ceza Mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.16.09.2017 tarihli tutanak, adli raporlar, mağdurenin aşamalardaki beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mağdurenin olayı tüm aşamalarda istikrarlı şekilde anlatmış olması, mağdure beyanlarının hayatın olağan akışına uygun bulunmasına göre sanığın inkara dönük savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik mahkemenin suçun sûbutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin 13.05.2022 tarihli kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 25.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın