11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıclık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, temyiz dışı sanık ... yönünden resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, temyiz dışı sanıklar... ve...'in üzerlerine atılı suçlar yönünden ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ..., temyiz dışı sanıklar ...ve...'in suçu üzerine attıklarını, aracı hiç görmediğini, gereğini rica ettiğini bildirerek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 07.12.2013 tarihinde Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliğine gelen ihbarda temyiz dışı sanık ...'ın çalıp çenç (change) ettiği araçları ablası temyiz dışı sanık ...'in üzerinden sattığını, ... ve 34 FGK 88 plaka sayılı araçları da ablasının üzerinden çenç yapıp sattığını beyanı üzerine başlatılan soruşturmada; mağdur ...'nin ... plaka sayılı aracı sanık ...'den noterde yapılan satış sonucu devir aldığı, mağdurun rızası ile araç üzerinde yapılan incelemede; araç tescil belgesi ve plakaların orijinal olduğu, ... plaka sayılı aracın motor ve şasi numarasının sonradan vurulduğu kriminal raporlar ile, 11.12.2013 tarihli İTÜ Makina Fakültesi'nden alınan raporda; çalınan ... plaka sayılı aracın şasi numarası ve motor numarasının ... plaka sayılı araca aktarıldığı tespit edildiği somut olayda, sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunmuştur. 2.Mağdur ..., aracı almak için temyiz dışı sanık ...'ın oto galerisine gittiğini, kendisine kapora verdiğini, ertesi gün tekrar gidip elden 6.500,00 TL verdiğini, temyiz dışı sanık ...'in sanık ...'u çağırdığını, yolda temyiz dışı sanık ...'ı alıp Beşiktaş' gittiklerini, notere gittiklerinde temyiz dışı sanık ...'ın kız kardeşini aradığını, noterde satış verdiklerini, zararının ödendiğini, şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir. 3.Temyiz dışı sanık ... savunmasında, sanık ...'un arkadaşı olduğunu, ona borç para verdiğini, kendisinden bir araba aldığını, sanık ...'un bu arabayı daha sonra ...'a sattığını, aldığı paradan borcunu ödediğini, aracın tüm satışını ...'un yaptığını, kendi üstünde icra olduğu için ablası... adına aracı devraldığını, aracın hırsızlık malı olduğunu ve çenç araç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 4.Temyiz dışı sanık ... savunmasında, Ayhan'ın abisi olduğunu, borçları olduğu için 2 tane aracı kendisinin üzerine alıp daha sonrada satış yapmasını istediğini, abisine inandığını ve güvendiğini, ... plaka sayılı aracı noterde ...'a satışını yaptığını, aracın hırsızlık malı olduğunu motor ve şasi numaralarının değiştirildiğini de bilmediğini beyan etmiştir. 5.Temyiz dışı sanık ... savunmasında; oto alım satım işi yaptığını, ... plakalı aracı sanık ...'un kendisine getirdiğini, Ali'nin gelip araca bakıp beğendiğini, kendisinin de ...'u çağırdığını, notere gidip satışı yaptıklarını, Ali'nin borcunu ödediklerini beyan etmiştir. 6.Mahkemece temyiz sanıklar... ve...'in üzerlerine atılı suçlar yönünden ayrı ayrı beraatlerine, temyiz dışı sanık ...'ın sanık ... ile aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri kabulü ile mahkûmiyetlerine, sanık ...'ın hakkında her iki suçtan ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, araç satış sözleşmesinin "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" niteliği taşıdığı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 nci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap