3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma -------- ŞİRKETİ'nin------- Ticaret Sicilinde -------- ticaret sicil numarasıyla işlem gördüğünü, merkez adres ------- Mah. ------- Sk. ------- Sit. --------N:------ --------- olduğunu, şirketin kuruluşunun --------- Ticaret Sicili Memurluğu tarafından 08/02/2018 tarihinde tescil edilmiş olup, kuruluş --------- de ilan edildiğini, müvekkili firmanın Limited Şirket işletmesi olarak faaliyette olduğunu, davacı şirket yetkilisinin --------- olup sermaye tutarının 25.000.000,00 TL (yirmi beş milyon) olduğunu, payların tamamının -------- adına tescil edildiğini, müvekkili şirketin 2018 yılında faaliyetlerine resmi olarak başladığını, faaliyetlerine başladıktan kısa süre sonra yaptığı yatırım ile dünyanın en büyük klasik araba galerilerinden birini işlettiklerini, yaklaşık 200'e yakın aracın müvekkilinin --------- bulunan showroomunda sergilendiğini, bunların 63 tanesi satılık durumla olduğunu, müvekkili şirketin aynı zamanda yaptığı yatırım ile bir çok gayrimenkulün ve taşınırın alım ve satımına iştirak ettiğini ve bu sebeple de oldukça yüksek karlar elde ettiğini, müvekkili şirketin Mart 2023 tarihinde 5 Adet villa almak suretiyle -------- ilinin--------- ilçesinde yer alan -------- villalarına yatırım yaptığını, bu sebeple kendi satış stratejisi ile bu satışlardan oldukça yüksek kar marjıma ulaşım elde etme durumu söz konusu olduğunu, müvekkilinin aktif varlığında yer işbu taşınmazların işbu dava tarihi ile değeri enflasyon hesaplanmaksızın 20.000.000 TL olduğunu, (yirmi milyon). konkordato projesinin amaca ulaşması için yegane durum işbu taşınmazların satışının gerek satış vaadi ile gerek doğrudan satış ile yapılması olduğunu, buradan beklenen gelirin yüksek kısmı konkordatoya tabi borçların ödenmesinde kullanılacağını, bunun yanında -------- en büyük ------- araç sergisi ve------ araç satışının da müvekkili şirket ile sağlanacağını, -------- bulunan -------- araç sergisini bir müzeye dönüştürme planları olduğunu, müvekkilinin konkordato davası açmasının nedeninin ülkemizi, hatta ve dünya genelini içine alan pandemi salgını ve buna bağlı oluşan ekonomik kriz, döviz kurlarında yaşanan problemler, yüksek enflasyon ve --------- faiz oranları, mevcut piyasa koşullarını tüm tedarikçi firmaları önemli ölçüde etkilediğini bu durum firmanın piyasadan olan alacaklarını tahsil edememesine, müşteri kaybı gibi etkenler, nakit sıkışıklığı nedeniyle vadeli satış yoluna gidilmesiyle aktif ve pasif dengesini sağlayamadığını, ülkemizde her ne kadar salgının yayılım süreci kontrol altına alınmış ve zayıflatılmışsa da salgının ekonomi üzerindeki etkileri gün be gün daha da hissedildiğini, keza salgın nedeniyle birçok sektördeki talep ve tüketimin dramatik bir biçimde düşmesi ve yaşanan belirsizlik ortamı bu sektörlerde faaliyet gösteren işletmeleri nakit akışı yönünden büyük bir sıkıntıya soktuğunu, benzer bir şekilde bazı sektör temsilcileri salgın öncesi nakit akışı seviyelerine ancak bir yılda dönebilmeyi öngördüğünü, davacının borçlarının vadesi ile alacaklarının vadesi arasında uyumsuzluk mevcut olup davacının--------- yer taşınmaz satış vaadi ile satın aldığı 5 adet villanın inşaatının maliyetine peşin olarak katlandığını, aynı projede yer alan inşaatın -------- belediyesi tarafından mühürlenmesi ve bağımsız bölümlere ilişkin tapuların çıkmasının gecikmesi sebebiyle satıcı tarafından satışlar yapılamdığını ve gerçekleştirilen bu projelerin ödeme güçsüzlüğü içinde karşı karşıya kaldığını, levam eden süreçte------- kesin yapı kayıt belgesi alındığını ve belediye tarafından inşaat faaliyetine ilişkin mührün kaldırıldığını, bu mührün geç kaldırılmasından ve tapuların satışlarının gecikmesinden dolayı davacının ödeme güçlüğünde kalarak yüksek faiz maliyetine katlandığını, projede yer alan tapuların çıkmaması ile satışlarının gerçekleşmemesi firmamızın tedarikçilerine olan borçlarını ödemesine ilişkin olarakta sıkıntılara sebebiyet verdiğini, işbu sebeple satışların güvenli bir ortamda yapılıp müvekkilinin borçlarını ödemesi bakımından konkordato talebi arz ettiklerini, müvekkili firmaca satışı yapılan ürünlerin dövize bağlı olarak belirlenen bir kısım tedarik maliyetleri oldukça yükseldiğini, bu şekilde oluşan maliyet artışları satış fiyatlarına yansıtılamadığını ve bu şekilde önemli miktarda kar kaybı yaşandığını, firmanın satış faaliyetlerini finanse edebilmek için dış kaynak kullanımı nedeniyle katlandığı yüksek maliyetler ve vadeli satışlar nedeniyle ortaya çıkan finansman açığının karşılanması amacıyla kredi kullanılmış bu şekilde yüksek finansman maliyetine katlanıldığını, kısa vadeli borçlanma ihtiyacı, finansman planlamasında birtakım hatalar yapılmasını tetiklediğini, davacının ödemeler dengesi bozulunca bu açığı kapatmak için dış kaynak kullanımını artırdığını ve ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle yükselen borçlanma maliyetleri işletmemizi ekonomik çıkmaza sürüklediğini, yabancı kaynak maliyetinin yüksek olması neticesinde bir süre sonra işletme faaliyetlerinin finansmanı sağlanamaz duruma geldiğini, tüm bu nedenlerle, pandemi ile yurt dışı ülkelerin -------- seyahat edenlere uyguladığı sert tedbirlerle birlikte tahsilatlarını yapamayan, finans giderleri çok yüksek olan, satışları ve karlılığı azalan şirketimizin konkordato talep etmesi ihtiyacı uyandığını, mali durumun iyileştirilebilmesi ve faaliyetlerine devam edebilmesi için TTK m.377 uyarınca konkordato talebinde bulunulmasına karar verildiğini belirterek İİK. 285 vd. maddeleri uyarınca müvekkilleri hakkında tensiben 3 ay geçci mühlet kararı ile birlikte İcra İflas Kanunu'nun 287.294.307. ve 308. maddeleri çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ihtiyati tedbir kararının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet verilmesi ve yargılama neticesinde de konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava hukuki mahiyeti itibarı ile 7101 sayılı İİK 285 vd. md. uyarınca açılmış konkordato davasından ibarettir.30/11/2023 tarihli dava dilekçesi ve ekleri incelenmiş, 16/11/2018 tarihli İİK'nun 7101 sayılı kanunla değişik 286.maddesine göre istenen belgelerin dava dilekçesi ekinde mevcut olduğu anlaşılmakla davacı şirket lehine 04/12/2023 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, geçici mühlet süresi içerisinde İİK 294-295-296 ve 297.maddelerinin uygulanmasına, şirketler aleyhine ihtiyati haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılmasının tedbir yoluyla durdurulmasına, şirkete, şirketin mali yapısı göz önüne alınarak (mali müşavir-bağımsız denetçi ve icra iflas hukuku uzmanı olmak üzere) iki konkordato komiserinin atanmasına, atanan komiserlere şirketin defterlerini tutarak projenin incelenmesi, şirketin faaliyetlerine nezaret etmeleri ve kanundan kaynaklanan diğer görevleri yapmak suretiyle rapor düzenlemeleri görevi verilmiştir. Verilen geçici mühlet kararları, tedbirler ve atanan komiserler ile ilgili gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili kurumlara gerekli bilgiler verilmiştir. Davacılar tarafından gerekli iflas avansı ve konkordato gider avansı verilen süre içerisinde dosyaya yatırılmıştır. Rayiç öz varlığın tespiti için teknik bilirkişiler marifetiyle incelemeler yaptırılmıştır.Davacıların sunduğu proje ile davacıların faaliyet karı elde edeceği, toplamda 40.000.000 TL tutarında sermaye artıracağı, alacakları tahsil edeceği, gayrimenkul satış bedellerinin şirkete gelir olarak gireceği belirtilmiş, bu şekilde sağlanacak kaynaklarla borçların ilk 1 yıl ödemesiz, sonrakı iki yılda sekiz eşit taksitte borçların tamamının faiz ilavesiz ödeneceği vaad edilmiştir.Geçici mühletin sonunda komiserlerin sunduğu 12/02/2024 tarihli raporda, davacı şirket yönünden de projenin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığını, yazılı bir sözleşme olmaksızın defterlerde 159 sipariş kaleminin yüklüce fazla olduğu, sunulan mali tabloların güven vermediği, gerçekte borcunun geçicim mühlet tarihi itibariyle 120.214.629,24 TL olduğunu, nakit sermaye artışının nasıl yapılacağına dair somut bir kaynak olmadığını, rayiç özvarlığının -27.565.352,61 TL olarak borca batık durumda olduğunu; sergi alanı faaliyet karı ve taşınmaz satışından elde edileceği ileri sürülen karların mümkün ve muhtemel görünmediğini, taşınmaz satışlarına ilişkin noterde bir sözleşme yapılmadığı, çek verilen dava dışı -------- şirketinden alacaklı olması beklenen davacının bu şirkete 8 milyondan fazla borcunun gözüktüğü, sergi alanında bulunan klasik araçların da satışından komisyon alacağı varsayımına ilişkin somut bir sözleşme veya örnek olmadığını, özetle projenin ciddi ve inandırıcı olmadığını, şirketin rayiç özvarlığının borca batık durumda olduğunu mütalaa etmiştir. Geçici mühletin sonuna verilmiş ve ilan edilmiş duruşma günü için davacı şirketlerin yetkilisi -------- hazır bulunmuş, beyanları da alınmıştır. Davacının kaynak yaratma konusundaki vaadleri sermaye artırımı, taşınmaz satışı ve ticari işletmenin devamı ile oluşacak faaliyet karıdır. Komiserlerin, somut kaynak olmadığına dair tespitleri; rayiç tespitlere göre davacı şirketlerin borca batık durumda olduklarına dair tespitleri mahkememizce de benimsenmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap