4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/12376 E. , 2010/7804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğeri tarafından, davalı-karşı davacı ... aleyhine 09/01/2007 gününde verilen dilekçe ile karşılıklı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili ile davacı-karşı davalılar taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı-karşılık davalıların tüm, davalı-karşılık davacı ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalı-karşılık davacı ...’ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.
Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayda; 28.06.2006 günü gerçekleşen dava konusu ilk olayın gelişim biçimi, davacı-karşılık davalılardan ...’ın çöp döktüğü yerin davalı-karşılık davacı ...’ın evine yakınlığı nedeniyle uyarılmasına sövme ile karşılık vermiş olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde bu olay nedeniyle davalı-karşılık davacı ... yararına takdir edilen 2.000,00 TL manevi tazminat azdır. Yerel mahkemece adı geçen yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması; b-26.1.2007 günü gerçekleşen ikinci olayın davacı-karşılık davalılardan ...’ın yine aynı yere çöp dökmesi nedeniyle başlamış olması ve yukarıda gösterilen ilkeler gözetildiğinde bu olay nedeniyle davacı-karşı davalı ... yararına takdir edilen 2.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece, adı geçen yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması; c-Davacı-karşılık davalıların manevi tazminat istemine konu olan olay 26.01.2007 günü gerçekleşmiş olduğu halde bu olay nedeniyle kabul edilen manevi tazminatlara 26.08.2006 gününden itibaren faiz yürütülmüş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalı-karşılık davacı ... yararına 3.000,00 TL, davacı-karşı davalı ... yararına 1.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak ve faiz başlangıcındaki yanlışlık giderilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.