8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında, ilk derece mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan vermiş olduğu mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında inceleme dışı sanıklar ile birlikte mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gerekçesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 37, 53, 54 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun vasıf ve mahiyetinin tespitinde yanılgıya düşüldüğü, mağdurun çelişkili beyanlarının hükme esas alındığı, müvekkilinin suç kastının bulunmadığı, taraflar arasında kasten yaralama suçunun olabileceği, ilk eylemin de mağdurdan geldiği, müvekkilinin meşru müdafaada bulunduğu, suçun yasal unsurunun oluşmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, suç kastı bulunmayan ve ilk kez suç işleyen müvekkili hakkında iyi hal indiriminin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Davaya konu olay, mağdurun inceleme dışı sanıklardan ... ile aralarındaki para alacak verecek meselesini konuşmak için sözleştikleri, müşteki buluşma yerine gittiğinde araç ile gelen ...'ın yanı sıra inceleme dışı sanıklar ..., ... ve sanık ...'nın bulunduğu araca müştekinin konuşmak üzere bindiği, kolluk görevlilerinin üç dört kişilik bir grubun bir şahsı darp ederek, zorla araca bindirerek olay yerinden uzaklaştıklarına dair ihbar üzerine bu aracı araştırdıkları, aracın köy yolunun girişinde ağaçlık alanda park etmiş şekilde durduğu, aracın yanında mağdurun yaralı olarak bulunduğu, sanık ile inceleme dışı sanıkların da burada yakalandığı, sanıkların mağdur araca bindikten sonra zorla tuttukları, darp ettikleri, inmek istediğinde izin vermedikleri iddiasına ilişkindir. 2. Mağdur kollukta, sanıklardan ... isimli şahsı tanıdığını, kendisinden 500 TL alacağının bulunduğunu, olay günü sabahında ...'in kendisini arayıp borcunu ödeyeceği beyanı üzerine saat 14:30 sıralarında çalışmış olduğu Kovancılar Meslek Yüksek Okulunda buluşma kararı aldıklarını, saat 14:30 sıralarında ...'ın, yanında ...,ve ... isimli şahıslarla birlikte yanına geldiğini, alacağını tahsil etmek maksadıyla rızaen bindiği araçta seyir halinde iken kısa bir süre sonra aracın arka koltuğunda bulunan ... tarafından sopa ile darp edildiğini, aracın yavaşladığı bir esnada araçtan atlayıp kaçmaya çalıştığını, ancak kaçarken ayağının takıldığını ve yere düştüğünü, Onur, ... ve Muhammed'in kovalayarak kendisini yakaladığını, ...'ın sopa ile, ...'ın bıçak ile, Muhammed Mumcu'nun ise muşta ile kendisini darp ettiğini, sanık ...'nın, az ötede bulunan 23 ABR 922 plaka sayılı aracı olay yerine getirdiğini ve kendisini yeniden araca bindirip bir köy yoluna götürdüklerini, köye yaklaşık 2 km uzaklıkta boş araziye arabayı park edip araçtan indirip hep birlikte kendisini darp ettiklerini, olay yerine gelen polisler tarafından kurtarıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3. Kolluk görevlileri tarafından olay yerinde yapılan incelemede; inceleme dışı sanık ...'nın üzerinde 22 cm uzunluğunda siyah saplı çakı, Muhammed Mumcu'nun üzerinde 20 cm uzunluğunda yeşil saplı muştalı çakı, ...'ın yakınında bir adet 30-35 cm uzunluğunda ahşap sopa tespit edildiği ve bu aletlerin sanıkların rızası ile muhafaza altına alındığı rapor edilmiştir. 4. Dosyada bulunan adli rapora göre mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının tespit edilmiştir. 5. Tanık C.G. kollukta verdiği beyanda köy korucusu olduğunu, olay günü Bal Beton isimli işletme önünde dört kişinin, bir kişiyi yere yatırıp darp ettiğini gördüğünü, şahıslara eylemlerini sonlandırmaları hususunda ikazda bulunmasına rağmen şahısların ''sen karışma bu bizim aile sorunumuz, bu esrar satıyor'' dedikten sonra yerde yatan kişiyi zorla arabaya bindirerek olay yerinden uzaklaştıklarını, durumu kolluğa ihbar ettiğini beyan ettiği, bu şahsın sanıkları fotoğaf üzerinden teşhis ettiği, mahkemedeki beyanında ise kolluktaki beyanını kısmen doğruladığı, sanığın araca zorla bindirildiğini görmediğini, sanıkların ceza alması için bu şekilde beyanda bulunduğunu bildirdiği anlaşılmıştır. 6. Sanıkların kollukta, mağduru yolda yaralı olarak bulduklarını yardım etmek amacı ile kendi rızası ile araca aldıklarını beyan ettikleri, mahkemede ise önceki savunmalarından farklı olacak şekilde sanıklardan ... ve mağdur arasında olay tarihinde mağdurun borç olarak verdiği 500,00 TL parayı geri istemesi sebebiyle tartışma çıktığı ve birbirlerini yaraladıkları, diğer sanıkların yalnız kavgayı ayırmaya çalıştıkları, buna karşılık bu yaralama eyleminden sonra müştekinin üstünün kan içinde kalması nedeniyle kendisini çeşmeye götürdükleri yönünde beyanda bulundukları, mahkemedeki beyanlar arasında da çelişki bulunduğu anlaşılmıştır. 7. Sanık ve inceleme dışı sanıkların 18.02.2022 tarihinde tutuklandıkları, mağdurun 15.03.2022 tarihli ek ifadesinde olay esnasında sanık ...'nın araç içerisinde bulunduğunu, kendisine vurmadığını beyan ettiği, sanığın 18.03.2022 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmıştır. 8. Dosyada; olay yerinde ele geçen sopa, muşta ve çakıya ilişkin olay, rızaen teslim ve tesellüm tutanağı, ile aynı tarihli tarihli rızaen muhafaza altına alma tutanağı bulunmaktadır. 10. Tanık C. G.'nin sanıkları teşhisine dair tutanak dosyada mevcuttur. 11. Hükmen tutuklu bulunan inceleme dışı sanıkların istinaf aşamasında verdikleri dilekçeler ile haklarında verilen hükmün kesinleştirilmesini istedikleri anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Olay günü mağdurun, sanık ve inceleme dışı sanıklar ile kendi rızası ile borç para mevzuunu konuşmak maksatlı buluştuğunu, sonrasında aralarında tartışma çıktığını, sanıkların ellerinde bulunan sopa, çakı ve muşta ile mağduru darp ettiklerini, olay yerinden geçen tanığın, mağdurun bir yolunu bulup kaçtığını ancak sanıkların mağduru yakalayıp zorla araca bindirdiklerini gördüğünü, araç içinde de direncini kırmak için vurmaya devam ettiklerini, sanıkların silahla ve birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerini, mağdur, sanığın olaya herhangi bir dahlinin olmadığını, yalnızca aracı kullandığını beyan etmiş ise de sanığın aracı kullanması ve diğer sanıkların alıkoymasına herhangi bir itirazının bulunmaması karşısında sanığın diğerleri ile birlikte müşterek fail olduğunu değerlendirmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen müşteki ve tanığın kolluktaki ve mahkeme aşamasındaki beyanları, kolluk birimlerince tutulan tutanak ile sanık ile inceleme dışı sanıkların olay yerinde yakalanmaları, olayda kullanıldığı değerlendirilen sopa, muşta ve çakının ele geçirilmesi, sanıkların çelişkili savunmaları, tanık olarak beyanı alınan C.G.'nin beyanları, adli muayene raporu ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından inceleme dışı sanıklar ile birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin 28.06.2022 tarihli kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın