11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2013 tarihli ve 2012/927 Esas, 2013/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2013 tarihli ve 2012/927 Esas, 2013/376 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2015/3474 Esas, 2017/9077 Karar sayılı kararıyla; "Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2017/324 Esas, 2021/622 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ile sanığın daha önceden tanıştıkları, katılanın Antalyada bulunan ablasının yanına ziyarete geldiği, suç tarihinde sanığın kendisine ait 0530 262 41 85 nolu telefon ile katılanı arayarak kafede buluşmayı teklif ettiği, ayrıca dizüstü bilgisayarda işi olduğunu söyleyerek bilgisayarını da getirmesini istediği, kafede buluştuklarında sanığın banka havalesi yapacağını, bu nedenle bilgisayarla işi olduğunu söyleyerek katılanın yanından ayrıldığı ve tekrar bilgisayarı iade etmediği anlaşılmıştır. 2. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılanların aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır. 4. Mahkemece Hukukî Süreç altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereği Uzlaştırma Bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında mevcut Uzlaştırma Raporlarından anlaşılmıştır. 5. Yargılama konusu, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan güveni kötüye kullanma suçunun hükümden önce, 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği, Mahkemece bu hususun değerlendirildiği ve 26.11.2020 tarihli celsede yargılamanın, takdiren genel hükümlere göre yapılmasına karar verildiği belirlenmiştir. 6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2017/324 Esas, 2021/622 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın