11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/260 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiş, bu karar temyiz edilmemiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, şikâyetçi ... kimlik bilgilerini ve ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı ile kullanarak diğer şikayetçiler ... ve ...'ın çalıştıkları...İletişim adlı bayiden sahte abonelik sözleşmesi ve bu hatta bağlı internet hattı alması biçimindeki eylemi nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, özetle ...'ın bilgisi dahilinde işlem yaptığını, onun okuma yazması olmadığından sözleşmeleri imzaladığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, şikâyetçi ...'ın bilgisi olmadan hattın çıkarıldığını borç bilgisi geldiğinde öğrendiğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda yazı ve rakamların sanığa ait olduğu, imzanın kuvvetle muhtemel sanığa ait olduğu, imzanın şikâyetçi ...'a ait olmadığının, onun yerine taklit suretiyle atıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, şikâyetçi beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul ederek temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE Suç tarihinin suça konu sözleşme ve ekinin imzalandığı tarih olan 08.10.2012 olarak düzeltilmesi, suça konu belgeler olan abonelik sözleşmesi ve ekinde yer alan bireysel kontratlı Vınn 3G modem kampanya taahhütnamesi hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 2. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; sanığın eyleminin önödemeye tabi özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, 3. Hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile "Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir." hükmü gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/260 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap