DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1246 E. , 2023/1275 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılına ait özel usulsüzlük cezası, aynı yılın Nisan ve Haziran dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizine ilişkin borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnamelerin davacının bilinen adreslerinde tebliğ edilememesi üzerine 13/11/2015 tarihli adres tespit tutanağı düzenlenmiş, akabinde ihbarnameler ilanen tebliğ edilmiştir. Davacının adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği yolundaki tespitleri içeren anılan adres tespit tutanağının ihbarnamelerin tebliğine ilişkin olup olmadığı davalı idarece ortaya konulamamıştır. Bu nedenle, ihbarnamelerin ilanen tebliğinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/01/2022 tarih ve E:2018/360, K:2022/216 sayılı kararı:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına düzenlenen 11/11/2015 tarihli ihbarnameler ile dayanağı vergi inceleme raporunun, davacı şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle tasfiye memuru olan ... 'a tebliğ edilmek istendiği, ancak adresin terk edilmiş olması nedeniyle tebligatın yapılamaması üzerine 13/11/2015 tarihinde mahalle muhtarı ile birlikte adres tespit tutanağı düzenlendiği, tespit edilen yeni bir adresin bulunmaması nedeniyle vergi/ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, ihbarnamelerin 11/11/2015 tarihinde, adres tespit tutanağının ise 13/11/2015 tarihinde düzenlenmiş olması, ihbarnameler ile adres tespit tutanağı arasındaki ilişkilendirmeyi ortaya koymaktadır. Ayrıca, ihbarnamelerin adres tespit tutanağı ile ilişkilendirilip ilişkilendirilmemesi fiili durumu ortadan kaldırmayacak olup tutanakta ilişkilendirme emaresi bulunsa dahi adresin terk edilmesi nedeniyle tebliğin fiili imkansızlık sebebiyle yapılamayacağı açıktır.
Bu itibarla, uyuşmazlıkta 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun öngördüğü anlamda ilanen tebliğ şartları sağlandığından, ilanen tebliğin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise vergi ceza ihbarnamelerine karşı dava açılıp açılmadığı, dava açılmamış ise kesinleşen amme alacakları için tahsil zamanaşımı süresi içinde ödeme emri düzenlenip düzenlemediği, düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususlarının araştırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY: 15/10/2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanından, davacı şirketin 08/10/2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla tasfiyeye girdiği ve "... Mah. ... Sitesi ... Cadde No:... Zeytinburnu/İstanbul" adresinde ikamet eden ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı hususunun 11/10/2010 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır. Sözü edilen adreste 13/11/2015 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla adresin terk edildiği hususu memur ve mahalle muhtarı imzası ile tespit edilmiştir.
Bunun üzerine dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler ilanen tebliğ edilmiştir. Dava konusu ödeme emri ise ihbarnamelerin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda davacı şirketin adresi olarak belirtilen "... Sitesi ... Yol ... Kat No:... Zeytinburnu/İstanbul" adresinde tasfiye memuru olan ...'a 17/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Kanun'un "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1.Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2.Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3.İşi bırakmada bildirilen adresler;
4.Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5.Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
6.Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7.Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8.Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresler. Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır."
Aynı Kanun'un "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde ise, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden gönderilen mektubun geri gelmesi ve başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkân bulunmaması hallerinde tebliğin ilân yoluyla yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Vergi Usul Kanunu'nun yukarıda belirtilen tebligata ilişkin düzenlemelerinin değerlendirilmesinden, bilinen adreste tebliğin esas olduğu, ilan yoluyla tebliğin mükellefin adresinde bulunamaması veya adresinin bilinmemesi halinde başvurulacak bir tebliğ şekli olarak düzenlendiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler, ihbarnamelerin dayanağı vergi inceleme raporunda davacı şirketin adresi olarak belirtilen ve dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği "... Sitesi ... Yol ... Kat No:... Zeytinburnu/İstanbul" adresine tebliğe çıkarılmaksızın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanından şirketin tasfiye memuru olan ...'ın ikametgah adresi olduğu anlaşılan adreste düzenlenen adres tespit tutanağı üzerine ilanen tebliğ edilmiştir.
İhbarnamelerin, davalı idarece ilanen tebliğ tarihinden önce tespit edildiği anlaşılan ve dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği şirket adresine tebliğe çıkarılmaması nedeniyle davacının bilinen adresinde bulunamadığı usulüne uygun olarak tespit edilmediğinden olayda ihbarnamelerin ilanen tebliği için aranan şartların gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, usulüne uygun olarak tebliğ edilerek tahakkuk etmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinin iptali yönünde verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.