DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1106 E. , 2023/1267 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Mimarlık Müşavirlik İnşaat Taahhüt Turizm Gıda ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, muhtelif yıllara ilişkin kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... , ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emirlerinin içeriği cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelere ait tebliğ zarfı, şirketin iş yeri adresi olan "... Mah. ... Sok. No:... Çankaya/Ankara" adresinde başka bir şirketin faaliyette bulunduğunun mahalle muhtarı nezdinde düzenlenen tutanak ile tespit edilmesi üzerine merciine iade edilmiştir. Anılan ihbarnameler şirket yetkililerinin yerleşim yeri adreslerine de tebliğe çıkarılmış ancak ilgililerin adreste bulunamaması üzerine yetkili kişiler nezdinde iade sebebini belirten tutanak tanzim edilmeksizin ihbarnamelere ait tebliğ zarfı iade edilmiş ve akabinde vergi/ceza ihbarnameleri ilanen tebliğ edilmiştir. Olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin dayanağı tarhiyatlara ilişkin ihbarnameler usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden, usulüne uygun bir şekilde tahakkuk etmeyen amme borcunun tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 24/02/2020 tarih ve E:2016/15, K:2020/914 sayılı kararı: Mahkemece incelenen söz konusu ihbarnameler yalnızca dava konusu ... sayılı ödeme emrine ilişkindir. İhbarnamelerin davacının adresinde tebliğinin mümkün olmadığı usulüne uygun şekilde tespit edildikten sonra yapılan ilanen tebligatta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu diğer ödeme emri içeriği borçlara ilişkin tebligatın ne şekilde yapıldığına ilişkin belge dosyaya sunulmamıştır (İhbarname sorguları bu kapsamda yeterli olmayıp tebliğe ilişkin belgenin de sunulması gerekmektedir). Bu nedenle anılan ödeme emirleri içeriği amme alacağının usulüne uygun bir biçimde tahakkuk ettiği davalı tarafından ortaya konulamamıştır. Bu durumda, temyize konu kararın, ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk; diğer ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle temyize konu kararın, ... takip numaralı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş, dava konusu diğer ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemini reddetmiştir. Ayrıca Daire davalının karar düzeltme istemini de reddetmiştir. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Mahkeme, ... tarih ve ...takip numaralı ödeme emrine ilişkin ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde, bilinen adresler sayılmış ve mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanın nazara alınacağı kurala bağlanmıştır.
Mükellefler bilinen adreslerini değiştirmesi halinde bu değişikliği vergi dairesine bildirmekle yükümlü olup vergi dairesi de vergilendirmeye ilişkin vesikaları bu adreste tebliğ etmelidir. Davalı idarece mükellefin bilinen adreslerinin değiştiğinin tespit edilmiş olması durumunda ise tebligatların yapılmasında tespit edilen adresin nazara alınması gerekmektedir.
Dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler, "... Mah. ... Sok. No:... Çankaya/Ankara" adresinde tebliğe çalışılmış ancak ilgili adreste davacının bulunmadığı tespit edildiğinden ihbarnameler tebliğ edilememiştir. Davacı iş yerini, 24/05/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana göre "... Mah. ... Cad. No:... Çankaya/Ankara" adresine nakletmiştir. İhbarnamelere konu vergi ve cezaların dayanağı vergi inceleme raporunda davacının yeni adresi tespit edilmiş, adres değişikliğinin ilanına ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ilgili nüshası vergi inceleme raporuna ek yapılmış ve anılan rapor ekleriyle birlikte 02/04/2013 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmiştir.
Davacının bilinen yeni adresi davalı idarece vergi inceleme raporuyla tespit edilmesine rağmen eski adresinde bulunamadığı hususuna dayanılarak vergi ve cezaların ilanen tebliğ edilmesi hukuka uygun düşmemiştir. Bu nedenle, usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz etmek mümkün olmadığından, ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : 24/05/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana göre davacı iş yerini, "... Mah. ... Sok. No:... Çankaya/Ankara" adresinden "... Mah. ... Cad. No:... Çankaya/Ankara" adresine nakletmiştir. İhbarnamelere konu vergi ve cezaların dayanağı vergi inceleme raporunda davacının iş yerini naklettiği yeni adresi tespit edilmiş, adres değişikliğine ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ilgili nüshası vergi inceleme raporuna ek yapılmış ve anılan rapor ekleriyle birlikte 02/04/2013 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmiştir. ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler "... Mah. ... Sok. No:... Çankaya/Ankara" adresinde tebliğe çalışılmış ancak davacının anılan adreste tanınmadığı şerhi düşülerek 30/05/2013 tarihinde memur ve mahalle muhtarının imzasıyla tebliğ alındısı tutanak haline getirilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1.Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2.Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3.İşi bırakmada bildirilen adresler;
4.Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5.Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
6.(Değişik: 23/6/1982 - 2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7.Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8.Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresleri. Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır."
Kanun'un 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde ise muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması nedeniyle gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlığın çözümü, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin vergi inceleme raporuyla tespit edilmiş ve davalının ıttılaına girmiş "adrese" tebliğe çalışılmasının gerekip gerekmediğine bağlıdır. 213 sayılı Kanun'a göre tebliğin ilan yoluyla yapılabilmesi ancak muhatabın adresinin hiç bilinmediği, bilinen adresinin yanlış olduğu, muhatabın bilinen adresten sürekli olarak ayrıldığı, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmadığının ilanen tebliğ tarihinden önce usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması durumunda mümkündür.
Mükellefler bilinen adreslerini değiştirmesi halinde bu değişikliği vergi dairesine bildirmekle yükümlü olup vergi dairesi de vergilendirmeye ilişkin vesikaları bu adreste tebliğ etmelidir. Davalı idarece mükellefin bilinen adreslerinin değiştiğinin tespit edilmiş olması durumunda ise tebligatların yapılmasında tespit edilen adresin nazara alınması gerekmektedir. Olayda, davalı idarece ilanen tebliğ tarihinden önceki bir tarihte davacının vergi inceleme raporuyla tespit edilen adresine ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği vergi ve cezaların tebligata çıkarıldığı hususuna yönelik herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır.
Bu durumda, davalı idarece bilinen adres olarak nazara alınması gereken vergi inceleme raporuyla tespit edilen adrese dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların tebligata çıkarıldığı ve davacının bu adreste (usulüne uygun bir biçimde yapılmış bir tespitle) bulunamadığı hususu ortaya konulamadığından, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin içeriği borçlara ilişkin ihbarnamelerin bilinen bir önceki adresinde bulunamadığı hususuna dayalı olarak ilanen tebliğ edilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dolayısıyla, ilanen tebliğ şartlarının oluştuğu ortaya konulmadan usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz etmek mümkün olmadığından, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali yönünde verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.