11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/8842 E. , 2010/200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2007/419-2008/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada kredili mevduat hesabının bulunduğunu, internet bankacılığı ile bu hesaptan tanımadığı bir kişiye 5 ayrı işlemle 2.250 YTL kredi kullanılmak suretiyle havale yapıldığını, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin bankanın bu hesaba uygulamış olduğu temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gerekli güvenlik önlemlerini uygulamadığını, bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacının kredili hesabından 02.02.2007 tarihinde internet bankacılığı yolu ile usulsüz olarak ...isimli kişinin hesabına havale yapılarak toplam 2.250 YTL kredi çekilmiş ve daha sonra davalı banka tarafından bu para davalıdan tahsil edilmiştir. Mahkemece, davacının hesabından çekilen paranın %54 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, bu faiz oranın nasıl tesbit edildiği hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde belirtilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının hesabından 2.2.2007 tarihinde çekilen paranın davalı banka tarafından hangi tarihte ve hangi faiz oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise avans faizi ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.