Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5460 E. , 2023/2792 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
2.… Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : Türk vatandaşıyken mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca 16/01/1996 tarih ve 1996/7802 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilen, ardından aynı Kanun'un 8. maddesi uyarınca tesis edilen 19/03/1998 tarih ve 1998/10849 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınan davacı tarafından, herhangi bir talebi olmaksızın Türk vatandaşlığına yeniden alındığı ileri sürülerek Türk vatandaşlığından çıktığının tespiti ile nüfus kayıt bilgilerinin bu doğrultuda düzeltilmesi istemiyle 14/06/2022 tarihinde İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine Bakanlar Kurulunun 19/03/1998 tarih ve 1998/10849 sayılı kararının kendisine yönelik kısmının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETLERİ :
Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından, davacının Bakanlar Kurulunun 16/01/1996 tarih ve 96/7802 sayılı kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verildiği; ancak 04/12/1996 tarihli Viyana Başkonsolosluğuna hitaben yazdığı dilekçesi ile Türk vatandaşlığına geri dönme isteminde bulunduğu, bunun üzerine Bakanlar Kurulunun 19/03/1998 tarih ve 98/10849 sayılı kararı ile yeniden Türk vatandaşlığını kazandığı, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından da benzer ifadelere yer verilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Ayrıca davacıya ait Mernis kapsamlı geri izleme raporu dosyaya sunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: Davacının başvurusu üzerine, mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 16/01/1996 tarih ve 96/7802 sayılı kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilmiş ve çıkma belgesini teslim aldığı 04/12/1996 tarihinde Türk vatandaşlığını kaybetmiştir. Sonrasında ise 04/12/1996 tarihli başvurusu üzerine Bakanlar Kurulunun 19/03/1998 tarih ve 1998/10849 sayılı kararı ile yeniden Türk vatandaşlığını kazanmıştır.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 11/06/1998 tarih ve 33170 sayılı, Viyana Büyükelçiliğine hitaplı yazısı ile Bakanlar Kurulunun 19/03/1998 tarih ve 1998/10849 sayılı kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınan kişilere bu hususun duyurulması gerektiği bildirilmiştir.
Davacı tarafından, herhangi bir talebi olmaksızın Türk vatandaşlığına yeniden alındığı ileri sürülerek Türk vatandaşlığından çıktığının tespiti ile nüfus kayıt bilgilerinin bu doğrultuda düzeltilmesi istemiyle 14/06/2022 tarihinde İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne başvurulmuş, bu başvuruya bir cevap verilmemiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına yönelik Bakanlar Kurulunun 19/03/1998 tarih ve 1998/10849 sayılı kararının kendisine yönelik kısmının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USÛL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da altmış gün olduğu;
14.maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği;
15.maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, Türk vatandaşlığından çıkmasının ardından, talebi olmaksızın yeniden Türk vatandaşlığına alındığı, bu durumun öğrenilmesi üzerine de 14/06/2022 tarihinde idareye başvurulduğu ileri sürülmüşse de İçişleri Bakanlığı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınması istemiyle 04/12/1996 tarihinde başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Başvuru sonrasında yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına yönelik Bakanlar Kurulunun 19/03/1998 tarih ve 1998/10849 sayılı kararının davacıya duyurulmasına yönelik iç yazışmalar yapılmışsa da davacıya bu kararın tebliğ edilip edilmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılamamaktadır.
Öte yandan, bu husus açıklığa kavuşturulmamışsa da yine İçişleri Bakanlığı tarafından dosyaya sunulan davacıya ait Mernis Kapsamlı Geri İzleme Raporu incelendiğinde; davacının Mernis üzerindeki kayıtlarında, 13/08/2008 tarihinden günümüze kadar geçen süreçte nüfus kayıt örneği, yerleşim yeri belgesi, evlenme, doğum ve benzeri nüfus işlemlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının yeniden Türk vatandaşlığına alındığını dava tarihinden çok önceki bir tarihte bildiği ve günümüze kadar geçen süreçte Türk vatandaşı olduğunun farkında olarak birçok kapsamlı nüfus işlemi gerçekleştirdiği dikkate alındığında; davacının bu işlemden haberdar olmadığına yönelik iddialarının iyi niyetten ve ciddiyetten uzak olduğu, sonuç olarak, dava konusu Bakanlar Kurulu kararına karşı açılan davanın süresinde olmadığı anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca Bakanlar Kurulunun 19/03/1998 tarih ve 1998/10849 sayılı kararının davacıya yönelik kısmının iptali istemi bakımından süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın ve kullanılmayan … TL yürütmeyi durduruma harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.