T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/240 Esas - 2023/920
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.10.2018 tarihinde davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...’in asli kusurlu olduğunu, ayrıca araç sürücüsünün kaza sonrasında 1,13 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak Çaycuma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davacının zararının karşılanması talebi ile davalı sigorta şirketine 15.06.2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucu davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 26.137,50.-TL ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını, bu nedenle 02.11.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine yeniden başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.900,00.-TL sürekli işgöremezlik alacağı ve 100,00.-TL geçici işgöremezlik alacağı olmak üzere toplam 6.000,00.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 02.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaralanması nedeni ile doğan tazminat alacağına ilişkin 03.07.2020 tarihinde davacı tarafa 26.137,50.-TL ödeme yapıldığını, yapılan ibraname ile davacının hiçbir hak ve alacağı kalmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça zorunlu dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin ispatlanması gerektiğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini, kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur ve maluliyet oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacının kendi kusuru ile kazaya neden olduğunu, geçici işgöremezlik talebinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, daha önce yapılmış ödemelerin yasal faizi ile güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihine kadar herhangi bir ihbar olmadığından dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, sigorta poliçesi, Çaycuma CBS'nin 2019/474 Sor. Numaralı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Davanın, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik istemine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 06/10/2018 günü davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, konu ile ilgili olarak Çaycuma CBS'nin 2019/474 Sor. Numaralı dosyasının bulunduğu, sürücü ...'in kaza anında 1,13 promil alkollü olduğunun kayıtlarda yer aldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; oluşan trafik kazasında tarafların kusur durumu, davalı sigorta şirketinden sigortalı araç sürücüsünün alkollü olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının sürekli ve geçici iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, kaza ile yaralanma arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davalı sigorta şirketi tarafından 03/07/2020 tarihinde yapılan 26.137,50-TL ödemenin yeterli olup olmadığı, noktasında olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “ İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır.
Davalı taraf, trafik kazası nedeni ile oluşan gerçek zarar ile sorumludur.
Dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin 16.08.2018-16.08.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğu, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve sağlık giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 360.000,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından 13.07.2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan hasar dosyası içeriğinden; davacı tarafça zararın giderilmesi talebi ile davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 15.05.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi kayıtlarına girmiş olduğu, davacı tarafça imzalanmış bila tarihli yazı ile; kaza tarihinde çalışmadığı belirtilerek aktüerya hesabının asgari ücreti üzerinden yapılmasının talep edildiği, davacı vekili tarafından imzalanmış “İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu” başlıklı 26.06.2020 tarihli belge içeriğinden; davalı sigorta şirketi tarafından Yusuf ÖZİL adına kayıtlı ... plakalı aracın 06.10.2018 tarihinde sebep olduğu kaza nedeni ile doğan tazminat alacağı olarak tespit edilen 26.137,50.-TL’nin tamamen alınması ile bu hasar nedeni ile başka hiçbir talepte bulunulmayacağının, sigorta şirketinin tamamen ibra edildiğinin kabul, beyan ve taahhüt edildiğinin belirtildiği, bu ibranamenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile imzalanmış olduğu, ödemeye ilişkin dekontun mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Hacettepe Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporu ile; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; davacının özür oranının % 90 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 24 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 12 ay olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, davalı sigorta şirketi tarafından maluliyet raporuna itiraz edilmesü üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu düzenlenen 31.03.2023 Adli Tıp Kurumu Raporu ile; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının tüm vücut engellilik oranının % 30 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı ancak iyileşme süresi içinde 3 ay başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmış olup,
Mahkememizce İstanbul ATK tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmıştır.
Tarafların kusur durumlarının tespitine yönelik yapılan inceleme sonucu düzenlenen 10.07.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...’in % 25 oranında kusurlu olduğunun, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...’un % 75 oranında kusurlu olduğunun, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...’in almış olduğu alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/09/2023 tarihli rapor ile; geçici işgöremezlikten doğan alacağının 11.038,12.-TL, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncelleştirilerek mahsup edildikten sonra bakiye sürekli işgöremezlik alacağının 244.130,27.-TL olarak hesaplandığı, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 360.000,00.-TL olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti dahilinde olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu trafik kazasının 06/10/2018 tarihinde meydana geldiği, iş bu davanın 05/04/2021 tarihinde açılmış olduğu, davacının kaza sonucu yaralandığı anlaşılmakla, 2918 sayılı KTK.nun 109/2 maddesi gereğince söz konusu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'ya göre davanın 8 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik istemine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 06/10/2018 günü davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...’in % 25 oranında, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...’un % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, maluliyet raporu ile de; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının tüm vücut engellilik oranının % 30 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı ancak iyileşme süresi içinde 3 ay başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirlendiği, bu verilere göre aktüer bilirkişiden alınan rapor ile; davacının geçici işgöremezlikten doğan alacağının 11.038,12.-TL, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncelleştirilerek mahsup edildikten sonra bakiye sürekli işgöremezlik alacağının 244.130,27.-TL olarak hesaplandığı, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 360.000,00.-TL olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti dahilinde olduğunun belirlendiği; hesaplanan tazminattan davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesi ve 2918 sayılı Yasa'nın 91 ve 85.maddelerine göre sorumlu olduğu, talebin zaman aşımına uğramadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile; 11.038,12-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 244.130,27-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 255.168,39-TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2.Alınması gereken 17.430,55 -TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30-TL harç ve ıslah ile alınan 1.064,00-TL olmak üzere toplam 1.123,30 -TL harcın mahsubu ile bakiye 16.307,25-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.123,30 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafça yapılan 8.250,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.275,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
7.Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin davanın KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVALIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin E-duruşma da yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2023