Esas No
E. 2008/9981
Karar No
K. 2010/1035
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2008/9981 E.  ,  2010/1035 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2006/532-2008/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,uzun yıllardan beri büfe işletmeciliği yapan müvekkilinin "...BÜFE" ibaresini kullandığını, bu ibarenin marka olarak tescil ettirildiğini, davalının "...BÜFE" ibaresini haksız ve izinsiz olarak kullanmak suretiyle tüketiciler arasında yanılmaya yol açtığını, aynı zamanda bu eylemin haksız rekabet ve marka hakkına aykırılık oluşturduğunu, müvekkilinin itibarını zedelediğini ileri sürerek, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini ve men’ini, davacının "...Büfe" unvan ve markasının davalının ticaret unvanından terkinini, bu ibarenin yer aldığı her türlü ürüne el konulmasını, 1,000 YTL maddi, 5,000 YTL manevi tazminatın tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin "MARMARİS" markasını bu markanın sahibi olan dava dışı ...Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yaptığı marka lisans sözleşmesi gereğince kullandığını, davacının markasının "MARMARİS" değil "... ...BÜFE" biçiminde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece,dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın salt hukuki niteliği gözetilerek bilirkişi incelemesine gerek görülmediği, davalının ticaret unvanında "...Büfe" ibaresinin yer almadığı gözetilerek, ticaret unvanında ...Büfe adının terkini talebinin yerinde görülmediği, davacıya ait "...BÜFE ..." ibareli markanın sağladığı korumanın yalnızca 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri sınıfına ilişkin olduğu, davacının büfe işletmeciliği alanında bir tescili bulunmadığı, bu nedenle davalının eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturduğundan ve haksız rekabet teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki davalı şirketin dava dışı ...Gıda San. ve Ltd. Şti ile yaptığı lisans sözleşmesi gereğince, "Marmaris" markasını yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, snack bar hizmetleri, ikram hizmetleri sınıflarını da kapsayacak şekilde kullanmaya yetkili olduğu, lisans veren şirketin markasının "MARMARİS" ibareli olduğu ve bu markanın 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri restoran hizmetleri kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, snack bar hizmetleri, ikram hizmetleri için tescilli olduğu, dolayısıyla davalı şirketin büfecilik faaliyetinde "Marmaris" markasını kullanmaya yetkili bulunduğu, bu nedenle dahi davalının eyleminin davacının markasına tecavüz yada haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespit ve önlenmesi, davacıya ait olduğu iddia edilen markanın ve unvanın davalının ticaret unvanından terkini, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, 35 ncü sınıfta "...BÜFE ..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, davalı şirketin ise dava dışı ...Gıda San ve Ltd. Şti ile yaptığı inhisari olmayan lisans sözleşmesi gereğince, 43 ncü sınıfta tescilli "MARMARİS" ibareli markayı kullanmaya yetkili olduğu, tarafların büfecilik işi ile uğraştığı uyuşmazlık konusu değildir.

Uyuşmazlık, davalının "...BÜFE" ibareli kullanımının davacı markasına tecavüz, bu bağlamda haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, davalının kullanımının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmiştir.

Oysa, davacı markasının asıl unsuru "...BÜFE" olup, davalının kullanımı eğer davacının bir şubesi yada onunla bağlantısını çağrıştıran bir kullanım olduğunun tereddütsüz saptanıp belirlenmesi halinde mahkemenin kabulünün aksine davalının bu kullanımının somut olay itibariyle iltibasa yol açacağı kuşkusuzdur.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ve 556 sayılı KHK.'nın 12 nci maddesi de nazara alınarak davalının dava konusu edilen markayı ne şekilde kullandığı kuşkuya yer bırakmaksızın belirlenmek, davalı kullanımının davacının markasının asıl unsurunu çağrıştıran bir kullanım olduğunun tespiti halinde davalının eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog