T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/13 Esas

KARAR NO: 2024/422

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/09/2020

NUMARASI: 2018/1284 E.-2020/594 K.

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkilleri .... Ltd. Şti., ... ve ... aleyhinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden 300.000,00 TL tutarında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili .... Ltd. Şti.'nin haksız takibi başlatan davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkillerinin aleyhine takip başlatan davalı ... Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili firma arasında davalı firma emrine senet düzenlenmesini gerektirecek hiçbir sebep mevcut olmadığını, zira senet alacağının konusunu taraflar arasındaki mal alımı, para alımı veya teminat ilişkisi oluşturabildiğini, söz konusu senedin teminat için zorla verildiğini, icra takibine konu edilen senedin müvekkili firmadan zorla alındığını, müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilleri aleyhine takip başlatan davalı ... Ltd. Şti. ile müvekkili firma arasında davalı firma emrine senet düzenlenmesini gerektirecek hiçbir sebep mevcut olmadığını, zira senet alacağının konusunu taraflar arasındaki mal alımı, para alımı veya teminat ilişkisi oluşturabildiğini, söz konusu senedin teminat için zorla verildiğini, icra takibine konu edilen senedin müvekkil firmadan zorla alındığını, ... ve ...'nun kefil olarak imzalamak zorunda kaldıkları senedin hiçbir şekilde taraflar arasında geçerli bir borcu temsil etmediğini, yasal olarak müvekkillerinden ... ve ...'nun kefil olmasını gerektirecek bir durumun da söz konusu olmadığını, takip dayanağı olan senedin geçerli bir borcu temsil etmediğini, müvekkillerin davalılara karşı hiçbir borcunun bulunmadığını beyanla, takibin ve satışın İİK 72 doğrultusunda durdurulmasına, bu doğrultuda müvekkillerinin zarara uğramasını engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkillerin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve başlatılmış olan icra takibinin iptaline (asıl alacak, faiz ve tüm ferileri açısından iptaline), davalıların %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;davacılardan ...'nun bizzat kendisinin doldurarak müvekkiline vereceği ya da verdiği çeklerin karşılıksız kalması halinde kullanılmak üzere teminat amaçlı olarak 03/03/2018 vadeli senedi imzalayarak kendi iradeleri ile müvekkiliyle ticaret yapabilmek ve çeklerinin teminatı olarak müvekkiline teslim ettiklerini, akabinde davacı tarafın müvekkili şirkete verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, bu durumun müvekkilini maddi olarak zor durumda bıraktığını, bunun üzerine senedin icra takibine konu edildiğini, senetteki yazıya bakıldığından davacı tarafından hiçbir zorlama emaresi olmadan senet ... tarafından yazıldığını, müvekkilinin davacılara verdiği çekleri ticaretinde kullandığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı .... Ltd. Şti.'den olan alacağı nedeniyle bu şirket tarafından davacılar aleyhine başlatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takipte alacağın müvekkiline devir ve temlik edildiğini, müvekkili tarafından temlik alınan dosya mucibince dosya borçluları davacıların 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için müzekkerelerinin tebliğ edildiğini, davacı şirkete ait araçların kayıtlarına haciz koyulduğunu ve yakalama şerhi işlendiğini, araçlardan bir kısmının da bu nedenle muhafaza altına alındığını, davacılardan .... Ltd. Şti.'nin adresine 11/06/2018 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal sayılı dosyasından fizili hacze gidildiğini, davacı ... tarafından "Dosya borcunu biliyorum fakat şu an ödeme yapacak durumda değiliz." şeklinde beyanda bulunulduğunu, davacıların senedin zorla ellerinden alınmış olduğu iddiasının hayatın olağan akışına ters düştüğünü, açılan davanın da işleri sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle yada yazılı bir belge ile senedin teminat senedi olduğuna dayanan ve bu sebeple borçlu olmadığının tespitini talep eden davacı tarafından ispatlanması gerekir. Bu sebeple Mahkememizce davacı tarafa dava konusu edilen senedin teminat senedi olduğuna dair yazılı delillerini sunmak, sunulmaması halinde dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olması sebebiyle davalı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı yönünde beyanda bulunmak ve yemin metnini sunmak üzere süre verildiği, bunun üzerine davacının yemin teklifinde bulunacağını beyan ederek yemin metnini sunduğu, davalı ...'ün duruşmada senedin teminat olarak değil, para karşılığında verilmiş bir senet olduğunu, icra takibini temlik almış olması sebebiyle senede ilişkin bir bilgisinin olmadığını, diğer davalı şirket yetkilisi ise duruşmada senedin teminat amaçlı değil alacak ve borç ilişkisi karşılığında verildiğini, davacı tarafa yapılan işler karşılığında alınan çeklerin ödenmemesi üzerine dava konusu senedin verildiğini, davacı tarafından verilen çeklerin faktoring ve bankalara ciro edildiğini, ancak çek bedellerini kendilerinin ödediğini, dava konusu senedi de zaten bunun karşılığında aldıklarını beyan ederek kendilerine teklif edilen yemini eda ettikleri, davalı şirket vekili davacı tarafın verdiği yada vereceği çeklerin karşılıksız kalması halinde kullanılmak üzere teminat amaçlı olarak dava ve takip konusu senedi davacı ...'nun doldurarak kendileri ile ticaret yapabilmek ve çeklerinin teminatı olarak müvekkiline teslim ettiğini, davacı tarafın müvekkiline vermiş olduğu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine ise senedin takibe konulduğunu belirtmiş olup daha sonra davalı şirket yetkilisi tarafından sunulan 12/02/2019 havale tarihli beyan dilekçesinde davaya konu senedin teminat senedi olmadığının ve davalı şirketin asıl alacağı olduğunun ifade edildiği, buraya kadar yapılan tüm açıklamalar dikkate alındığında davacı taraf, davalı tarafa çek düzenlenip verilmediğini iddia etmemiş olup aksine çeklerin dava konusu senedin tanziminden önce davalı tarafa verildiğinin kendilerinin de kabulünde olduğu, davacı tarafça verilen çeklerin ödenmemesi üzerine dava konusu senedin verildiğinin davalı tarafın yeminli beyanıyla da sabit olduğu, buna göre dava ve takip konusu senedin teminat amaçlı değil, ifa uğruna düzenlenip verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafın dava ve takip konusu senedin teminat amacıyla verildiği iddiasının usulüne uygun delilerle kanıtlanamadığı, davacı tarafından davalıya teklif olunan yeminin davalı yanca usulüne uygun şekilde eda edildiği, dava konusu senedin baskı altında verildiği iddia edilse de bu iddiaların da dosya kapsamı ve delil durumu dikkate alındığında davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyasından davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ve İİK m.72.’ye göre dava açıldığını, dava konusu değerin 300.000,00 TL'den fazla olması sebebi ile "300.000,00 TL (İcra takibi nedeniyle işlemiz faiz alacağı yönünden dava değeri bilirkişi incelemesi ve mahkeme takdirini gerektirdiğinden, ileride dava değerini ve harcını tamamlamak üzere şimdilik 300.000,00 TL)" şeklinde beyan edildiğini, davanın açılış tarihi 19.12.2018 olduğunu, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyasından yapılan takibi binaen İcra Müdürlüğü'nce davanın açılış tarihinden 7 ay önce hazırlanan 16.05.2020 tarihli haciz ihbarnamesi ile birlikte borç tutarı 348.000,00 TL, 24.04.2020 tarihinde 352.987,98 TL olduğunu, dava harç değeri 300.000,00 TL'nin çok üzerinde olmasına rağmen Yerel Mahkemece eksik harcın tamamlatılması için süre verilmediğini, davanın heyet halinde görülmesi gerekirken tek hakim ile görüldüğünü, -delil listesinde açık bir şekilde "Ticari Defterler" deliline ve bilirkişi incelemesi deliline dayandıklarını ancak 04/10/2019 tarihli celsesinin 3 no'lu ara kararı ile birlikte reddedildiğini,-Davalı ... TİC. LTD. ŞTİ yetkilisi ...'ın takibe konu senedin "teminat senedi " ve "mükerrer" olduğunu bir kez daha ikrar ettiğini, yemin metni tebliğ edilen ...'ın 13.12.2019 tarihli duruşmada Yerel Mahkeme'ye vermiş olduğu beyanında " yukarıdaki beyanlarımı tekrar ediyorum. Beyanlarım doğrudur. Bize verilen çekleri biz de faktoring ve bankalara ciro etmiştik. Söz konusu çek bedellerini biz ödedik. Dava konusu senedi de zaten bunun karşılığında aldık." şeklindeki beyanı ile birlikte senedin teminat senedi olmasının yanı sıra mükerrer olarak alındığını açık bir şekilde ikrar ettiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından Yerel Mahkeme'ye yapılan ikrarlar ile birlikte vakıaların çekişmeli olmaktan çıktığını, davalı şirket yetkilisinin, müvekkillerinden iş bu icra takibine konu teminat senedinden önce almış olduğu çekleri müvekkillerine haber vermeksizin ve kötü niyetli olarak bankalara ve faktoring firmalara ciro ederek müvekkillerinin maddi kayıp yaşamasına ve aleyhlerine haciz işlemleri tatbik edilmesine sebebiyet verdiğini, -davalı şirket yetkilisinin de hazır bulunduğu 04.10.2019 tarihli duruşmasında yemin edasına karar verilmiş olduğunu ancak 06.12.2019 tarihli duruşmasında iş bu duruşmada da hazır bulunan davalı şirket yetkilisinin yemin metninin kendisine tebliğ ettirilmediğinden bahisle tebligat talepli olarak yemin edasından açık bir şekilde kaçındığını, kanun koyucunun, tarafa yemin metninin tebliği için duruşmada hazır olmama şartını belirlediğini, her iki duruşmada hazır olan davalı şirket yetkilisi ...'ın ise kendisine yemin metninin tebliğ edilmesine gerek olmadığı halde yemin edası yapmaktan kaçındığını, yemin edasından kaçındığı sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, -davalı şirketin yapmış olduğu ikrarların göz önünde bulundurulması gerektiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından yapılan tüm istinaf itirazlarının reddi gerektiğini, tüm delil ve belgelerin irdelendiğini, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık senedin teminat olarak alınıp alınmadığı, senedin kötü niyetli olarak icra işlemine konu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip alacaklısı ... Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı takip borçlularına karşı 300.000,00 toplam alacağa ilişkin takip talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Dava konu senedin 03/03/2018 vade tarihli olduğu, davalı takip alacaklısı ... Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı takip borçlularına verildiği anlaşılmıştır. Davanın kısmi dava olarak açıldığı, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılabileceği, ıslah yapılmadığı sürece belirtilen bedel üzerinden dava değerinin geçerli olacağı, kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle re'sen harç tamamlatılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki ıslah yapılması halinde de ıslah tarihindeki sınıra göre dosyanın heyet veya tek hakim tarafından görülmeye devam edeceği, bu nedenle davacının re'sen harç tamamlatılarak dosyanın heyete gönderilmesi gerektiğine ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı ... Tic. Ltd.Şti vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;" ...müvekkili olduğu davalı şirketin yıllardır süren ticari faaliyetleri sebebi ile davacılardan ... şirketinin işbu davalı şirkete değişik tarihlerde ve miktarlarda çok sayıda çek verdiğini, davacılardan ...'nun bizzat kendisinin vereceği ya da verdiği çeklerin karışılıksız çıkması halinde kullanılmak üzere , teminat amaçlı olarak 03 Mart 2018 vadeli senedi imzalayarak müvekili ile ticaret yapabilmek ve çeklerin teminatı olarak müvekkiline teslim ettiğini" beyanının bulunduğu anlaşılmıştır.Somut davada, davacı- borçlu senedin teminat senedi olduğunu ve öncesinde verilen çekler ile davalı- alacaklıya ödediğini iddia ile davalı- alacaklıya takibe konu senet sebebiyle borçlu olmadığını ispat etmek durumundadır. Davacı istinaf ile, senedin teminat senedi olduğunu ve davalıya çek ile ödemeler yaptığını, ticari defter ve kayıtların esas alınması gerektiğini ve cevap dilekçesindeki beyanlarının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüş olup, HMK m. 200 gereği senetle ve kesin delillerle ispat zorunlu olup, davalının cevap dilekçesindeki beyan ve kabullerinin kendilerini bağlayacağı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.Dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, verilen çeklerin teminat olarak verildiğinin kabul edilerek, çek bedelinin ödenmediğinin davalının ispatlaması gerekeceğinden, davalının çeklere dayalı alacağını ve ödenmediğini ispat etmesi için, cevap dilekçesi ekinde çeklere ilişkin delillerin toplanarak, davalının alacaklı olup olmadığı ve miktarının belirlenmesi ve iddiasının incelenmesi gerektiği, tüm deliller toplandıktan sonra davacılar ... kefil oldukları ve sadece şekle ilişkin ileri sürebilecekleri gözetilerek ayrı ayrı inceleme yapılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olup anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, uyuşmazlığın çözümünde önemli delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği dikkate alınarak davanın yeniden görülmesi amacıyla dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2020 tarih, 2018/1284 E. 2020/594 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024

Karar Etiketleri
29.02.2024 KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.6 İİK md.72 K6100 md.355