Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/1841
Karar No
K. 2023/2746
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/1841 E.  ,  2023/2746 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2020/1841
Karar No: 2023/2746
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, verilen düzeltme beyannamesi ile geçmiş yıl zararlarının mahsubu reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; geçmiş yıl zararlarının tarh zamanaşımı süresi içerisinde düzeltilmesi mümkün olduğundan 2011 yılında oluşan zararların beş yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 2017 yılında düzeltme beyannamesine konu edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle mahsup talebinin reddine dair işlemin bu kısmında hukuka aykırılık, 2012, 2013,2014 ve 2015 yılı zararlarının mahsubu yönünden ise bu dönemler için davacının herhangi bir zararı oluşmadığına yönelik idare tarafından yapılmış bir tespit bulunmadığı görüldüğünden, bu kısma ilişkin mahsubun reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Gelir Vergisi Kanunu'nun 88. maddesinde arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesinin müteakip yıllara aktarılamayacağının hükme bağlandığı, dolayısıyla davacı tarafından bu kanun hükmüne aykırı olarak zarar bakiyesi arka arkaya beyan edilmediğinden bu aşamada düzeltme beyannamesi verilerek söz konusu zararların elde edilen kardan mahsubunun mümkün bulunmadığı belirtilerek, davanın kabulüne ilişkin karar kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 88. maddesinde, gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararların diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edileceği, bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmının, müteakip yılların gelirinden indirileceği, arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesinin müteakip yıllara naklolunamayacağı, hükmüne yer verilmiştir.

Söz konusu hükümlerin incelenmesinden görüleceği üzere, geçmiş yıl zararlarının kurum kazancından indirebilmesi için her yılın zararının beyannamede ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Aksi bir düşünce, mükellefleri, istedikleri yıl zararlarını indirmeye götürür ki, vergi kanunlarının bu şekilde yorumlanması mümkün değildir. Vergi kanunlarımızda yer alan hükümler, vergi matrahının isteğe bağlı değil, belli esaslara göre kesin bir şekilde belirlenmesi gerektiği yönündedir. Geçmiş yıl zararlarının beyannamelerde ayrı ayrı belirtilmesinden maksat, geçmiş yıl zararının üzerinden 5 yıl geçmesini önlemek ve kâr olduğu dönemde hangi dönemin veya dönemlerin mahsup edildiğinin takibini sağlamaktır.

Buna göre, kanunun ilgili hükmünde açıkça "arka arkaya" ifadesine yer verildiğinden mükelleflerce gelir vergisi beyannamelerinde indirim konusu yapabilecekleri geçmiş yıl zararları bulunmasına rağmen ilgili hesap dönemi için kâr beyan ederek geçmiş yıl zararlarının indirim konusu yapılmaması durumunda, bu dönemi izleyen yıllarda indirim konusu yapma hakkı bulunduğu halde kâr beyan edilmesi nedeniyle kullanılmayan geçmiş yıl zararlarının mahsup edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2011,2012,2013,2014 ve 2015 yılları hesap dönemlerine ilişkin zararının bulunduğu ve ilgili yıllara ait kurumlar vergisi beyannamelerinde bu zararların gösterildiği, 12/10/2017 tarihli düzeltme beyannamesi verilerek kâr elde edilen 2016 yılı beyannamesinde gösterildiği, söz konusu dönemlere ilişkin zararlarının, düzeltme beyannamesi dikkate alınarak kâr elde edilen 2016 yılı beyannamesinde ödenecek verginin terkini isteminin reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada ise geçmiş yıl zararlarının tarh zamanaşımı süresi içerisinde düzeltilmesi mümkün olduğundan 2011 yılında oluşan zarar kısmı yönünden davanın reddine, 2012 yılı ve sonrası zararlarının mahsubu yönünden ise davanın kabulüne karar verildiği, davalı istinaf istemi üzerine Vergi Dava Dairesince istinaf isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacıya ait 2012, 2013, 2014, ve 2015 yılları zararlarının 2016 yılı vergi matrahından indirilebilmesi için, o zararın ait olduğu her bir beyannamede arka arkaya zararların gösterilmesi gerekmekte olup, 2016 yılı gelir vergisi beyannamesinde kâr beyan edilmesi nedeniyle gösterilmeyen ilgili yıl zararlarının, 2016 yılı vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog