4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/14761
- Karar No
- 2012/17805
- Karar Tarihi
- 26.11.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2011/14761 E. , 2012/17805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ...Ş. Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı aleyhine 07/08/2009 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, indirimli tarifeden faydalanan dava dışı 3. kişi tarafından açılan davada kabul edilip ödenen paranın rücu yolu ile geri alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, teşvik belgesi sahibi olan dava dışı bir şirkete, davalının yazısı üzerine indirimli tarife yerine normal tarife uygulanması nedeniyle dava dışı şirketin açtığı dava sonunda, normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkı ödemek zorunda kaldığını belirterek, ödediği tutarın, ödemeye yol açan davalıdan rücu yolu ile alınmasını istemiştir. Davalı ise, zamanaşımı savunmasında bulunarak istemin reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Dosya içeriğinden, icra dosyasına 22.08.2006 ve 25.08.2006 tarihlerinde ödeme yapan davacının, eldeki davayı 07.08.2009 gününde açtığı anlaşılmaktadır. Rücu davalarında zamanaşımı süresi ödeme tarihinden itibaren bir yıldır.
Dava dilekçesi davalıya 18/08/2009 tarihinde tebliğ olunmuş, davalı 07/09/2009 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmamış ise de ilk duruşma günü olan 22/10/2009 tarihinde sunmuş olduğu ek cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. Her ne kadar süresi geçtikten sonra zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, davacı taraf süresinden sonra verdiği 09/11/2009 havale tarihli replik dilekçesi ile sonraki aşamalarda sunduğu dilekçe ve duruşmadaki beyanlarında zamanaşımı defini içeren savunmaya açıkça karşı çıkmamıştır. Bu nedenle davalının zamanaşımı defi süresinde kabul edilmelidir.
Mahkemece, davanın açıldığı günde, ödeme tarihlerinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gözetilerek, istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.