11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/10315 E. , 2010/1385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/76-2008/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara 2000 yılında satışı yapılan geminin %10 paydaşı olduğunu, bu geminin 1986 yılından beri deniz ticaretinde kullanıldığını, tüm kazançlarını ABD Doları üzerinden tahsil ettiğini, 1989-1994 yılları arası kazançtan müvekkili payına düşen kısmın tahsili için açılan davanın kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, 1996-2000 yılları arasındaki döneme ilişkin ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 145.240 ABD Dolarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların paydaş olduğu geminin taşınmaz hükümlerine tabi olduğu, davacının %10 pay sahibi bulunduğu, davacının payına düşen kazancın ödenmediğini ileri sürdüğü, önceki dönemle ilgili ait açtığı davanın kabulle sonuçlanarak kesinleştiği, BK.nun 126/4 ncü maddesi uyarınca bu tür davaların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 5 yıllık zamanaşımı süresine giren taleplerin kabul edilmeyeceği, ayrıca dava tarihine göre 21 günlük bir süre için talepte bulunabileceği ortaya çıkmış ise de geminin bu sürede davalılar tasarrufunda olmadığı, satış için icra müdürlüğünce bağlandığı, davacının alacak iddiasının varit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Ancak, davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre davalılar yararına 14.787.74 YTL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde 30.787.75 YTL hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.