11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/10637 E. , 2010/1378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2008 tarih ve 2007/190-2008/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "CAFFE VERONA" ibareli marka tescil başvurusunun dava dışı şirkete ait "VERONA V ŞEKİL" ibareli marka nedeni ile en son YİDK.tarafından 556 sayılı KHK’ nin 7/b maddesi hükmü dayanak alınarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaretin tanınmış bir marka olduğunu, redde mesnet markanın kötü niyetle tescil ettirildiğini ve kullanılmadığını, başvuru konusu işaretin gerçek ve önceye dayalı hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK. kararının iptalini ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekili kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markanın anlam, biçim, okunuş ve görselliği ile umumî intiba itibariyle bıraktığı etkinin aynı bulunduğunu, tescil kapsamına alınmak istenilen malların da aynı tür olması nedeni ile tüketiciler ve hizmetlerden yararlanıcılar nazarında karışıklığa yol açmasının muhakkak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, başvuru kapsamında bulunan 30. sınıftaki emtialar için 556 sayılı KHK’ nin 7/b maddesindeki hususun redde mesnet markanın sahibi yararına gerçekleştiği, davalının davacı başvurusunu anılan madde hükmünü nazara alarak reddetmesinin hukukun gereği olduğu, iş bu davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin bulunduğu, anılan kararın hukuka uygun olup olmadığının tesis edildiği tarihteki hukuki durum nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla redde mesnet markanın sonradan hükümsüz kılınmasının anılan kararın tesis edildiği tarihteki hukuki durumunu etkileyemeyeceği, bu nedenle redde mesnet markanın hükümsüzlüğü için açılan o davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı,başvuru konusu işaretin tanınmış bir marka olmasının yahut gerçek hak sahibinin davacı olmasının, şu andaki hukuki düzenlemeler itibariyle başvuru konusu işaretin, davacıya, mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tescil olanağını sağlayamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilinin temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.