11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/1242 E. , 2010/1946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2009 tarih ve 2009/245 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, dava dışı firmaya kredi kullandırıldığını, karşı taraftakilerin bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili bulunduklarını, borcun ödenmediğini, hesabın kat edildiğini ileri sürerek, 118.372.65 YTL alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, sunulan kredi sözleşmesi ile ihtarname örneğinin alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı, yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İhtiyati haciz, bir para alacağının zamanında ödenmesini teminat altına almak için, geçici olarak mahkeme kararı ile borçlunun mallarına el konulmasıdır. Bu anlamda, HUMK.da düzenlenen ihtiyati tedbirin özel bir türü olarak nitelendirilebilir. İhtiyati haciz talep edilmesinin koşulları, verilmesi ve diğer usule ilişkin hususlar,
İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlemiştir. Bir alacaklının ihtiyati haciz talebinde bulunabilmesi için en önemli koşul, alacaklı sıfatına sahip olmasıdır. Alacaklının, alacağı ve özellikle vadesi gelmemiş alacaklarda ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemenin yeterli kanaat oluşturacak deliller sunması gerekir. Bu anlamdaki ispat, davadaki gibi tam bir ispat değildir.
Somut olayda yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, alacaklı olduğunu iddia eden ve ihtiyati haciz isteminde bulunan banka borçlu olarak gösterdiği karşı taraftakilerin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesini ibraz etmiş, ayrıca bu sözleşme uyarınca tebliğ edilen hesap kat ihtarını da sunmuştur. O halde, istemde bulunan alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmek için yeterli kanıt sunduğu dikkate alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.