11. Hukuk Dairesi 2008/10788 E. , 2010/1628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2007/35 - 2008/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinin hırsızlık sigorta poliçesi ile davalı nezdinde sigortalı olduğu dönemde yapılan hırsızlık sonucu 14.500,00 YTL tutarında emtiasının çalındığını, davalının hasarın muafiyet altında kaldığı gerekçesi ile ödeme yapmadığını, oysa muafiyet klozunun diğer bir işyeri ile ilgili poliçe için konulduğunun dava konusu poliçede açıkça belirtildiğini ileri sürerek bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muafiyet koşulunun dava konusu poliçe ile ilgili olduğunun kabulü gerektiğini, farklı bir işyeri için yapılan poliçe numarasına atıf yapılmasının sigorta tekniğine uymadığını, kaldı ki gerçek zararın sigortalının defter ve kayıtları ile ispatlanması gerektiğini, dava konusu miktarın muafiyet altında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, muafiyet klozunun diğer poliçe için konulduğunun dava konusu poliçede açıkça belirtildiği, dava konusu poliçe için bu klozun uygulanamayacağı gerçek zararın 14.573.00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu poliçede yer alan muafiyet klozunun davacının dava dışı diğer işyeri ile ilgili poliçe için konulduğunun 10 rakamdan oluşan poliçe numarası da belirtilmek suretiyle yapılan atıftan açıkça anlaşılmakta olmasına, bunun maddi hataya dayalı olmadığının belirgin bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda atıf yapılan ekspertiz raporunda, işyerinde bir sayım yapılmadığı, davacının beyanına ve eklediği faturalara itibar edildiği, davacının hazırlık soruşturmasında alınan ifadesinde bildirdiği gerçek zarar miktarının aksinin belgelenmediği, davalının hasar miktarına itirazının bulunmadığı bildirilmiştir. Oysa, yanıt dilekçesinde, davalı zarar miktarına karşı çıktığı gibi, davacının gerçek zararın miktarını kanıt yükü sigorta ettiren davacı üzerinde olup, olay günü öncesine kadar işletmeye giren mal mevcudu ile satılan mal mevcudunun farkının belirlenmesi, diğer anlatımla olay günü öncesinde işletmede kalan mal mevcudunun saptanması gerekmektedir. Bu hususlar öncelikle ticari defter ve belgeler üzerinde yaptırılacak uzman bilirkişi nicelemesi ile ortaya konmalıdır. Ayrıca, çalınan emtiaların değeri de dosyada bulunan hırsızlık sigorta poliçe genel şartlarının B.4-2 maddesi uyarınca olaydan bir önceki iş günü piyasa alım fiyatı esas alınarak belirlenmelidir. Tüm bu araştırma ve incelemeler sonrasında, gerçek zararın miktarı kesin olarak saptanamaz ise BK.’nun 42 nci maddesi uyarınca hakiminin kendisinin değerlendirme yapması, somut olayın özelliklerini tartışması, hakkaniyete uygun tazminat miktarına hükmetmesi gerekir.
Somut olayda, davalı vekili rapora itirazında, avukat olan bilirkişi yanına mali müşavir olan bir bilirkişi dahil edilerek gerçek zarar miktarının tespiti için işyerine giriş-çıkışı yapılan emtiaların ticari defterler, fatauralar ve sevk irsaliyeleri ile saptanması gerektiğini, avukat olan bilirkişinin bu konuda uzman sayılamayacağı bildirmiştir. Mahkemece, bu itiraz üzerinde durulmamış, rapora itibar edilmesinin gerekçeleri de açıklanmamış olup, yetersiz ve hukuki olmayan yazılı gerekçelere dayalı bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.