4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2012/63 E. , 2012/17836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
2-...
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 01/06/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalıların diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümünün kısmen kabulüne ve MK'nın 25/2 maddesi uyarınca gerekçeli kararın üçüncü kişilere bildirilmesi amacıyla Tokat'ta yerel bir gazetede yayınlanmasına karar verilmiş; karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların yaptıkları yayın nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek manevi tazminat ile birlikte karar özetinin de yayınlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, istem aynen kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde hakimin tazminatın ödenmesi yerine diğer bir yaptırıma veya ilave bir yaptırıma karar verebileceği gibi saldırıyı kınayan bir hüküm de kurabileceği öngörülmüştür. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde ise yasanın takdir hakkı tanıdığı durumlarda hakimin somut olaydaki olguları gözeterek hak ve adalete göre karar vereceği belirtilmektedir. Buna göre, hakimin davaya konu olan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak yaptırımları serbestçe takdir edebileceği ancak bu yaptırımın somut olay itibariyle hak ve adalete de uygun olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen olayda, mahkemece istenen tazminatın hüküm altına alınması ile, davalıların hukuka aykırı eylemlerinin sabit olduğu belirlenmiş, böylece hem hukuka aykırılığın saptanmış olması ve hem de yararına tazminata hükmedilmekle davacının tatmin duygusu sağlanmış bulunmaktadır. Somut olayın özelliğine, haberin verildiği tarih üzerinden uzun bir sürenin geçmiş bulunmasına ve Borçlar Kanunu’nun 49/2. maddesindeki ölçüler de esas alındığında ayrıca yayına da karar verilmiş olması yerinde değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın HUMK’nun 438. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. -/- -2- 2012/63-2012/17836